Wembley

Kullanan Takım: İngiltere Milli Takımı

Yapım Tarihi: 1923

Kapasite:  90.000

Boyutları: 105 x 68

Wembley Stadı futbolun beşiği İngiltere’de futbolseverlerin gözbebeğidir. Londra’nın kuzeybatısında yer alan bir banliyö semti olan Wembley dünya çapında ününü futbola, daha doğrusu büyük bir futbol stadına sahip olmasına borçludur. Futbolun beşiği olan İngiltere’nin adeta maskotu haline gelen bu stat Londra’daki ilk futbol stadı değildi. 1920’lere gelinceye kadar Londralılar futbol karşılaşmalarını, Oval, Lillie Bridge, Crystal Palace, Stamford Bridge gibi statlarda seyretmişti. Bunlar 1888 den beri bir lig çerçevesi içinde şampiyonluk için yarışan futbol kulüplerinin henüz yeni bir oyun olan futbola büyük bir ilginin olmadığı dönemde gereksinimi karşılaşacak nitelikteydiler. Ancak geçen zaman içinde futbolun bir oyun ve kulüplerarası bir yarış olarak giderek gelişmesine koşut olarak meraklı sayısının da artması, “taraftar” olgusunun doğması ve hızla yayılması, futbolun amatör bir spor olmaktan çıkıp profesyonelleşmesi gibi etkenler seyirci sayısında çok büyük artışlara yol açtı. Bir ikisi dışında final karşılaşmaları hep Londra da yapılmıştı ve 1912’den beri final maçının rövanşı olmayan tek maça indirilmesi seyirci sayısının daha da yükselmesine neden olmuştu. Öyle ki 1912 yılındaki finali 100.000 in üstünde seyirci izlemiş, 1913 yılındaki finalde 120.028 kişiyle rekor kırılmıştı. Oysa stadın alabileceği seyirci sayısı normalde daha düşüktü. Yeni ve büyük bir stadın gerekliliği kendini şiddetle dayatmıştı. Bunun üzerine Wembley de yeni bir stat yapılmasına karar verildi. Wembley de ilk final 1923 yılında oynandı. 100.000 seyirci öngörülmüştü ama Bolton Wanderers ile West Ham United arasındaki şampiyonluk maçının meraklıları bu rakamın çok çok üstüne çıkmıştı. Biletli seyirci sayısı 150.000’i bulmuştu. Stada giremeyip, maçı dışarıdan izlemeye çalışanlar da pek çoktu. Dönemin polisleri sayesinde bu stadyumdaki ilk final 45 dakikalık gecikme ile oynanmıştır. O gün bunu sağlayan polislerden bir tanesi ise büyük dikkat çekmiştir. O da polis memuru George Scorey ve beyaz atı Billy’dir. Polis memuru atının yardımıyla seyircileri oyun alanı çizgileri dışına almaya çalışmıştır. Bu kargaşada, polis memuru George’nin kale direği kadar beyaz olan atı Billy o güne damgasını vurmuş ve FA Cup final maçı o günden sonra Beyaz At Finali (White Horse Final) olarak anılmıştır. Futbola böylesine büyük bir ilgi duyuluyor olması salt İngiltere’ye özgü bir durum değildi. Gerçi bu spor ilk kez İngiltere’de doğmuştu. 1820’lerde daha çok bugünkü “Amerikan futbolu” olarak da anılan “rugby”ye benzeyen ve esas olarak elle oynanan bir oyunun, sonradan esas olarak ayakla oynanan bir oyun haline dönüşüyle ayırt edici özelliğini kazanmıştı.

Ülkenin ulusal stadyumu olarak 1923 yılında inşa edilen, daha ziyade sadece fonksiyonel bir arenada daha modern bir şekilde tasarlandı. Mimari olarak birçok okul ziyafet salonu art deco ile birleştiğinde dış kemerli ve revaklı Roma’daki Colloseum tarzında yapıldı. Bu İkiz Kuleler için yaratıcı tasarım görünümünde desteklenen kubbenin tepesinde küçük bir kraliyet tacı gibi süs armatürleri, yan yana açılı pencere ve parapet yapılandırmaları ile muhteşem bir yenilik katıyordu. Yapılan çalışmalardan sonra gerçekten dünyanın en güzel stadyumlarından biri haline geldi. Mimar Sir John Simpson ve Maxwell Ayerton tarafından tasarlanan stat sadece 300 günde inşa edildi.  İnşaat bittikten rekor bir sürede yani dört gün sonra FA Cup finali oynandı. Yapımından bu yana 73 tane FA Cup maçına ev sahipliği yapmıştır.

İkinci Dünya Savaşı’nın önde gelen ülkelerinden İngiltere’de futbol çok büyük bir güç haline gelmişti. İngitere Milli Takımı’na ev sahipliği yapan Wembley’de İngilizlerin bileğini bükmek kolay değildi. Bu stat da altı maç üst üste kazanan İngiltere’ye efsanevi oyuncu Puskas önderliğinde Macaristan dur demeyi başarmıştı. 1953 senesinde oynanan ve 3-6 Macaristan zaferiyle sonuçlanan maç İngilizlere tarih boyunca verilebilecek en büyük dersti.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde, Wembley Stadyumu Dünya festivalleri için önemli bir mekân oldu. 1924 yılında İmparatorluk Sergisi bu stat da düzenlendi. 1948 Yaz Olimpiyatları’nda futbol maçlarına ev sahipliği yapan Wembley Stadyumu atmosferi ve ambiyansıyla İngiltere dışından gelen tüm futbol severlere unutulmaz bir seyir zevki yaşattı.

Wembley Stadyumu’na 1955 yılında spotlar eklenerek aydınlatma sistemine geçiş yapıldı ve 1963 yılında eklenen bir alüminyum çatı ile stadın yüksekliğine ivme kazandırılmış oldu.

Tarihi Wembley Stadı en büyük sınavını 1966 Dünya Kupası’nda vermiştir. O sene İngiltere Milli Takımı tüm maçlarını bu stat da oynamıştır. Tarih boyunca hiçbir İngiliz’in unutamadığı bu şampiyonluk da Wembley Stadı İngiltere’ye uğurlu gelmiştir. İngiltere grup maçlarında (0-0) sonuçlanan Uruguay maçı ile açılışı yapsa da sırasıyla önce Meksika’yı sonra da Fransa’yı (2-0)’lık sonuçlarla geçerek adını çeyrek finale yazdırmayı başarır. Çeyrek finalde Arjantin’i (1-0) yarı finalde Portekiz’i (2-1) ile geçerek finale yükselir. Günümüzde hala İngiltere’nin attığı golde topun çizgiyi geçip geçmediği konuşulan unutulmaz finalde, İngiltere Almanya’yı uzatmalarda (4-2) yenerek tarihinde ilk ve son Dünya Kupası Şampiyonluğu’nu kazanmayı başarır. Dolayısıyla Wembley Stadyumu’nun İngiliz futbol severlerde yeri her zaman ayrıdır. Aynı zamanda üçüncülük maçı olan Portekiz (2-1) Sovyet Rusya maçına da ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca bu ünlü stadyumda konserler de düzenlenmiştir. Bugüne kadar en yüksek seyirci rekoru ABD’li efsane pop şarkıcısı Michael Jackson’a aittir. Kendisi 1988 yılında Bad World Tour kapsamında verdiği 7 konserde 504.000 seyirciye ulaşmıştır.

1966 yılında zafere ulaşan İngilizler 1996 Avrupa Şampiyonası’nda Wembley’in verdiği huzurla aynı başarıyı yakalayacaklarından emindiler. Grup maçlarına 1966’da olduğu gibi beraberlikle başlayan (İsviçre 1-1) İngilizler, ikinci maçlarında İskoçya’yı (2-0), üçüncü maçta ise güçlü Hollanda’yı (4-1) gibi farklı bir skorla mağlup ederek çeyrek finale yükseliyorlardı. Çeyrek finalde İspanya’yı penaltılarla geçen İngiltere yarı finalde Almanya’ya penaltılarla boyun eğiyordu. Böylece Almanya 1966 yılının rövanşını 30 sene sonra almanın sevincini doyasıya yaşamış oluyordu. EURO 1996 finali Wembley’de oynanmış, şoka uğrayan İngilizlerin yerine finalde yer alan Almanya tarihte ilk kez uygulanan altın gol uygulamasıyla Çek Cum. (2-1)’ni mağlup ederek kupaya uzanıyorlardı.

İngiltere Federasyonu’nun aldığı karar ile ünlü Wembley Stadı 2003 yıllında yıkılmıştır. İkiz kuleler 2003’te yıkılmadan önce, İngiltere ve Wembley için bir sembol olmuş; yıkım halkın birçok kesiminde üzüntüyle karşılanmıştı. 2005 yılında açılması planlanan Yeni Wembley Stadı iki senelik rötarın ardından 2007 yılında muhteşem ambiyansıyla futbol severlerin hizmetine sunuldu.

Yeni stadyum mimarlık firmaları Foster and Partners ve Populous şirketleri tarafından tasarlanmış ve 757.000.000 euro maliyete bedel olmuştur. Stadyumun en ikonik özelliği 315 metrelik uzunluğu ile, dünyadaki en uzun çatı yapısına sahip olmasıdır. Çatının hemen üzerinde 133 metre yüksekliğinde kemer bulunur. Ayrıca Wembley Stadyumu’nun 52 metre uzunluğunda bir açılır tavanı vardır. Çatı tamamen kapanır özellikte olup, dünyanın en büyük tam kapalı stadyumu konumundadır. 2010 yılında Barclaycard stadyumun yeni isim sponsoru seçilmiştir.

Wembley Stadı yapımından bu yana 7 kez Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yaptı. Bu statta ki ilk final maçı 1962 – 63 sezonunda AC Milan (2 – 1) Benfica arasında oynanmıştır. 1967 – 68 yılında Benfica yine finaldeydi. Bu sefer rakip Manchester United’tı. Normal süresi 1 – 1 sonuçlanan mücadeleyi penaltı atışları sonucunda Manchester United kazanırken, kupayı ilk defa müzesine götürmeyi başarıyordu. 1970 – 71 sezonunda Ajak (2 – 0) Panathinaikos maçında Johann Cruyff ve arkadaşları kupayı kazanmayı başarmışlardır. 1977 – 78 sezonunda Liverpool Club Brugge’yi 1 – 0 geçerek kupayı kazanırken, 1992 – 93 sezonunda oynanılan finalde ise FC Barcelona Sampdoria’yı saf dışı bırakarak şampiyon olmuştur: 1 – 0… 2010 – 2011 sezonunda ise FC Barcelona (3 – 1) Manchester United arasında oynanılan maça ev sahipliği yapmıştır.

UEFA yetkilileri bununla yetinmeyerek, UEFA’nın 150’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle 2013 yılında oynanacak Şampiyonlar Ligi finalini Wembley Stadı’na vermiştir. 25 Mayıs 2013 günü oynanan finalde iki Alman devi Borussia Dortmund ile Bayern Münih karşı karşıya geldi. İlk yarısı 0 – 0 sona eren karşılaşmanın ikinci yarısı gollere sahne olmuştur. 60’ncı dakikada Robben’in asistiyle Mandzukic topu boş kaleye göndermiş ve takımını 1-0 öne geçirmiştir. Ancak Bayern’in sevinci sadece 8 dakika sürmüş, Dante’nin ceza sahası içinde sert hareket sonrası kazanılan penaltıyı Türk asıllı İlkay Gündoğan gole çevirerek maça dengeyi getirir. Son sözü Bayern’in yıldız ismi Robben söyledi. İlk golün asistini yapan yıldız oyuncu 89’uncu dakikada golü atarak kupayı Bayern Münih’e getiriyordu. 2010 ve 2012′de final oynayıp, önce Inter’e sonra da Chelsea’ye kupayı kaptıran Bayern Münih bu defa şampiyonluğa uzanarak yakalamış olduğu başarının bir tesadüf olmadığını tüm dünyaya kanıtlamayı başarmıştır.

Wembley Stadyumu 90.000’lik kapasitesiyle Camp Nou’dan sonra Avrupanın en büyük ikinci stadyumudur.

Yazımızı futbolun gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu Pele’nin sözleri ile noktalayalım:

“Wembley futbolun katedralidir. Futbolun başkenti ve kalbidir.”

Wembley 1 Wembley 2 Wembley 6 Wembley 7 Soccer - FA Cup - Final - West Ham United v Bolton Wanderers - 1923 Wembley

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s