Tehelné Pole

Kullanan Takım: Slovan Bratislava

Yapım Yılı: 27 Eylül 1940

Yıkım Yılı: 2009

Kapasite: 31.605

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Yıllar boyunca Orta Avrupa’da sıkışıp kalan ve uzun bir süre savaşların içerisinde kalan Slovakya Çeklerden ayrılarak bağımsız bir devlet kurduktan sonra kendi kaderlerini çizmek için mücadele etmeye başlamışlardır. 2000’li yıllardan itibaren futbol dünyasına klâs futbolcular sunan bu şirin ülke bünyesinde tarihi statları da bulundurmaktadır. Bunlar arasında en göze çarpanı tarihi dokularıyla isim yapmış Tehelne Pole Stadyumu ilk sırada gelmektedir.

Tehelne Pole, 1938 yılında Petržalka ve Bratislava şehirlerinin Hitler’in Nazi Almanya’sı tarafından işgal edildiği sırada inşa edilmiştir. 25.000 kişi kapasiteli stadyum, 27 Eylül 1940 tarihinde Slovan Bratislava (2 – 2) Hertha Berlin arasında oynanan mücadele ile açılışını yapmıştır. İlerleyen yıllarda stadyuma, aydınlatma direkleri ve skor levhası eklenmiş ve kapasitesi 45.000’e çıkartılarak modern bir görünüme kavuşması sağlanmıştır. 1961 yılında ise yenileme çalışmaları devam etmiştir. Yeni haliyle dönemin Çekoslovakya’sında en büyük stadyum olma özelliğine erişmiştir. Ayrıca, Çekoslovakya Milli Takımı’nın maçlarına da ev sahipliği yapmıştır. 90’lı yıllarda yıkılıp yeniden inşa edilen stadyum 31.605 kişilik kapasitesiyle yeniden hizmete açılmıştır.

Yapılışından itibaren Slovan Bratislava takımının iç saha maçlarına ev sahipliği yapan stadyum, 2005 – 06 sezonunda FC Petrzalka 1898 (o dönem ki ismi Artmedia Petrzalka olan kulüp) takımının kendi sahası UEFA standartlarına uygun olmadığından Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası maçlarına da ev sahipliği yapmıştır. Tehelne Pole Stadı, Slovakya Milli Takımı’nın maçlarına 44 kez ev sahipliği yaparak bu alanda önemli bir rekora imza atmıştır.

Ayrıca, stadyum kendisiyle aynı adı taşıyan yüzme havuzunun yakınında inşa edilmiştir. 1939 yılından itibaren günümüze kadar değişmeden gelen spor kompleksi, şu anda ek hizmetler binasıyla ve üç yüzme havuzu ile sporseverlere hizmet vermektedir.

2008 yılında Slovakya Hükümeti aldığı karar gereği tarihi ve yıpranmış Tehelne Pole Stadı’nın yerine maksimum 30 bin kapasiteli yeni bir stadyum inşa edileceğini açıklamıştır. Bu stadyum modern ve UEFA kriterlerine uygun olacak şekilde inşa edilmesi planlanmış ve yapımına yaklaşık 70 milyon Euro harcama planlanmıştır. Böylece 2009 yılında yıkılan stadın yerine çalışmalar 2010 yılında başlanmış ve 2012 yılının Mayıs ayında stadın açılışı planlansa da; yaşanılan aksiliklerden dolayı açılışın ilerleyen yıllarda olması planlanmaktadır.

Tehelné Pole 5 Tehelné Pole 6 Tehelné Pole 8 OLYMPUS DIGITAL CAMERA Tehelné Pole 2

Reklamlar

Defensores del Chaco

Kullanan Takım: Paraguay Milli Takımı

Yapım Yılı: 1917

Kapasite: 40.760

Boyutlar: 105 x 68

Paraguay tarihinin en önemli mekânlarından biri olan ve ülke futbolunda bir numaralı yere oturtulan Estadio Defensores Del Chaco, inşasından itibaren Paraguay Milli Takımı’nın maçlarına ev sahipliği yapmaktadır. Asuncion şehrinin Saksonya mahallesinde bulunan stadyumun mülkiyeti ülkenin ulusal derneklerine bağlı olması özelliğiyle dünyanın sayılı stadyumları arasında yerini almıştır.

1917 yılında Paraguay Futbol Federasyonu Başkanı Henry Pinho’nun katkılarıyla inşa edilen stadyuma başlangıçta Estadio de Porto Sajonia ismi verilmiştir. Uruguay, 1924 Paris Yaz Olimpiyatları’nda futbolda altın madalya kazanınca Paraguay Futbol Federasyonu tüm Güney Amerika onuruna stadyumun ismini Uruguay olarak değiştirmek istemiş lakin bu fikir ülke halkı tarafından olumsuz karşılanınca stadyum kendi ismiyle yola devam etmiştir.

1932 yılında Paraguay ile Bolivya arasında çıkan Chaco Savaşı nedeniyle stadyum bir süre mühimmat deposu ve karargâh olarak kullanılmıştır. Savaş bitiminde Paraguay Hükümeti zaferini stadyuma savaşa katılan muzaffer askerlerin onuruna “Chaco Savunucuları” anlamına gelen Defensores del Chaco ismini vermiştir.

Savaştan sonra yenilenen stadyum, 1968 yılında aydınlatma sistemiyle tanışmış, 1975 yılında düzenlenen Copa America finallerinde Paraguay’ın oynamış olduğu iki maça ev sahipliği yapmıştır.

1979 Copa America finallerinde kurallara göre; ev sahibi ülkenin olmadığı bir sistemde takımlar iç saha maçlarını kendi ülkelerinde oynamak zorunda olduklarından Estadio Defensores del Chaco Paraguay’ın o sene kupaya uzandığı turnuva da; biri final maçının ilk ayağı olmak üzere toplam dört maça ev sahipliği yapmıştır. Paraguay bu maçlarda hiç kaybetmeyerek finalde de üstün bir performans göstermiş ve Şili’yi ilk maçta 3 – 0 yenerek kupaya uzanmıştır. Şampiyonanın ardından stadyum bir kez daha yenilenmiştir. 1983 Copa America finallerine son şampiyon olduğundan grup maçı oynamadan doğrudan yarı finalden katılan Paraguay; ilk maçta Brezilya ile bu stadyum da 1 – 1 berabere kalmış, rövanşta gol sesi çıkmayınca finale kalamamanın üzüntüsünü yaşamıştır.

Stadyum, 1999 senesinde Paraguay’ın Copa America finallerine ev sahipliği yapacak olmasından dolayı köklü bir tadilat çalışmasına tabii tutulmuştur. Yeni sistemin gerekliliğini yerine getiren federasyon, stadyumun başlangıçta 50.000 olan kapasitesini 45.000’e düşürmüştür. Turnuvaya renk katan beş stadyumdan en şaşaalısı olan stadyum turnuva boyunca dört kez grup maçı, iki kez çeyrek final, bir kez yarı final, bir kez üçüncülük maçı ve final müsabakasına sahne olmuştur.

Estadio Defensores Del Chaco’da turnuva boyunca alınan sonuçlar şöyle:

Grup Maçları:

A Grubu:

(Paraguay 0 – 0 Bolivya,  Peru 3 – 2 Japonya,  Paraguay 4 – 0 Japonya,  Peru 1 – 0 Bolivya)

Çeyrek Final Maçları:

(Meksika 3 – 3 Peru (Pen.:4-2),  Uruguay 1 – 1 Paraguay (Pen.:5-3)

Yarı Final Maçı: Uruguay 1 – 1 Şili (Pen.:5-3)…

3.lük Maçı: Şili 1 – 2 Meksika…

Finalde ise; Vanderlei Luxemburgo yönetiminde Brezilya Ronaldo, Rivaldo, Ronaldinho, Flavio Conceçaio, Dida, Cafu, Roberto Carlos ve Alex De Souza gibi dünyaca ünlü yıldızlarıyla önüne gelen her takımı saf dışı bırakarak Uruguay’ın rakibi olmuştur. Daha önce tarihte rakibine unutulmaz finaller kaybeden Sambacılar işi sıkı tutarak, Rivaldo (2) ve Ronaldo’nun golleriyle Uruguay’ı 3 – 0 yenerek kupayı müzesine götürmeyi başarır.

2000’li yıllarda stadyum da yenilikler bir kez daha kendini gösterir. 2006 yılında Paraguay Futbol Federasyonu’nun kuruşunun 100’üncü yıl anısına stadyum da futbol müzesi açılmıştır. 2008 yılının ilk aylarında ise, tribünler, yayın kabinleri, tuvaletler ve soyunma odaları yenilenmiştir.

1 Şubat 2009 tarihinde stadyum da istenmeyen olaylar yaşanmıştır. Nedeni belirlenemeyen bir olay yüzünden iki polis memuru öldürülmüş ve yaşananlardan dolayı stadyumun yedi metre yükseğinden düşen çimento bloğun yüzünden beş kişi de yaralanmıştır. Bu yüzden o esnada oynanan karşılaşma da 40 dakika ertelenmiştir. 2012 yılının Mart ayında stadyumun ışıklandırılması güçlendirilirken kapasitesi de 40.760 kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca, stadyum başta Olimpija gibi ülkenin önde gelen takımların Copa Libertadores maçlarına ev sahipliği yapmaktadır.

Stadyum aynı zamanda konser, politik ve dini toplantılar gibi çeşitli etkinlikler için kullanılmıştır. Bunlar arasında en göze çarpanı ise, 1993 yılında ünlü rock grubu Bon Jovi’nin vermiş olduğu konserdir.

Estadio Defensores del Chaco 2 Estadio Defensores del Chaco 4 Estadio Defensores del Chaco 6 Estadio Defensores del Chaco 3 Estadio Defensores del Chaco 1

Luigi Ferraris

Kullanan Takımlar: Genoa CFC & UC Sampdoria

Yapım Yılı: 22 Ocak 1911

Kapasite: 36.703

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Stadio Luigi Ferraris İtalya’nın Cenova şehrinde bulunan 36,743 kişilik bir stattır. Stadın inşasına 1909’de başlanılıp 22 Ocak 1911 tarihinde Genoa CFC ve Inter Milan arasında oynanan maçla açıldı. 1 Ocak 1933’te stada Genoa’nın eski kaptanı ve İtalya’nın I. Dünya Savaşı kahramanlarından olan Luigi Ferraris ‘in adı verildi.

Ferraris, FIFA 1990 Dünya Kupası için yıkıldı ve yeniden inşa edilerek turnuvada dört maça ev sahipliği yaptı.

Stadın planlamasında Preston North End FC’nin stadı olan Deepdale’den esinlenilmiştir.

Seyirci rekorunu 27 Şubat 1949 tarihindeki İtalya ve Portekiz arasında oynanan maçta 60,000 kişi ile kıran stadı, Genoa CFC ve Sampdoria takımları kullanmaktadır. Ayrıca statta rugby maçları da oynanmaktadır.

Stadyum 1911 yılında açıldığında ahşap olarak yapılmış olan tribünlerden ibaretti. Ancak yine de 30.000 kişi barındırabilmekteydi. 1920’lerde ve 1930’lar da çeşitli genişletme çalışmaları yapıldı.

1933 yılında kulübün efsanevi futbolcularından ve Birinci Dünya Savaşı kahramanlarından Luigi Ferraris’in adı stadyuma verildi.

1934 Dünya Kupası’nda da görev alan stadyum son 16 karşılaşması olan İspanya-Brezilya (3-1) maçına ev sahipliği yaptı.

1946 yılında aynı şehirde kurulan Sampdoria kulübünün aynı statta oynama isteği Genoa kulübü tarafından kabul edildi. O tarihten itibaren iki kulüp aynı stadı paylaşmaktadırlar.

1980’li yıllara gelindiğinde stadyumun kapasitesi 55.700 kişiye kadar ulaşmıştı. Ancak zaman içerisinde eskiyen stadyum 1990 Dünya Kupası için 1989 yılında neredeyse tamamen yıkılarak tekrar yapıldı. Genoa ve Sampdoria kulüplerinin taşınmasına gerek kalmayacak şekilde bölüm bölüm yıkılarak yapıldı.

Dünya Kupası sırasında üç grup maçı ve İrlanda Cumhuriyeti-Romanya (pen. 5-4) son 16 maçı burada oynanmıştır.

Stadyum en kalabalık maçını 27 Şubat 1949 tarihinde İtalya-Portekiz karşılaşmasıyla yaşamıştır.

29 Şubat 2012 tarihinde Luigi Ferraris’de oynanan İtalya-ABD maçında ABD ilk kez İtalya’yı yenme başarısı göstermiştir.

Son yıl içerisinde stadyumda ufak tefek çalışmalar olmuştur ancak bu çalışmalar stadyumun yıpranmışlığını giderememektedir. Bu nedenden ötürü Sampdoria ve Genoa kulüpleri yeni bir stadyum inşa etmek için çalışmalar yürütmektedirler lakin henüz bir gelişme olmamıştır.

Stadio Luigi Ferraris 5 Stadio Luigi Ferraris 6 Stadio Luigi Ferraris 8 Stadio Luigi Ferraris 7 Stadio Luigi Ferraris 1

Esprit Arena

Kullanan Takım: Fortuna Düsseldorf

Yapım Yılı: 10 Eylül 2004

Kapasite: 54.600

Boyutlar: 100 x 70

 

 

2004 yılında bitirilen inşaat çalışmaları neticesinde 54.600 kişilik Esprit Arena ortaya çıkmış ve sadece futbol değil ayrıca kültür sanat aktivitelerinin de yapıldığı bir alan Almanya’ya kazandırılmıştır. Yapımından sonra ilk maç 10 Eylül 2004 günü Fortuna Düsseldorf-FC Union Berlin (2-0) arasında yapılmıştır. 10 Eylül 2005 tarihinde ise, Fotuna Düsseldorf ile Bayern Münih dostluk maçında karşı karşıya gelmiştir. 2008-2009 sezonunda Bayer Leverkusen stadının inşası sırasında burada iç saha maçlarını yapmıştır. 2009 yılına kadar LTU Arena olarak anılan stadyumun biten sponsorluk anlaşması sonucu Esprit şirketi stada sponsor olmuştur.

İlk uluslararası karşılaşma Almanya-Arjantin arasında 9 Şubat 2005’de ki 2-2 biten maçtır. Daha sonra birçok karşılaşma burada yapılmıştır. Stat, 7 Şubat 2007’de Almanya’nın İsviçre’yi 3-1 yendiği ve 11 Şubat 2009’da ki 1-0 biten Almanya-Norveç karşılaşmalarına ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca, Portekiz milli takımı da Yunanistan ve Suudi Arabistan ile hazırlık maçlarını burada yapmıştır.

Stadyum ayrıca Amerikan Futbolu takımlarından Rhein Fire’a da ev sahipliği yapmıştır.

Bon Jovi, Madonna gibi dünya yıldızları burada konser vermişlerdir. Ayrıca Eurovision 2011 yine burada düzenlenmiştir.

DIGITAL CAMERA Esprit Arena 5 Esprit Arena 7 Esprit Arena 1 Esprit Arena 3

 

Benito Villamarin

Kullanan Takım: Real Betis

Yapım Tarihi: 1929

Kapasite:  56.500

Boyutları: 107 x 64

 

 

İspanya’nın güneybatı kesiminde Endülüs özerk bölgesinin yer aldığı Sevilla şehrinde bulunan Estadio Benito Villamarin yapısı itibariyle İspanya’nın eski ve hala ayakta kalmış ender stadyumlarından biridir. İspanya’da futbolun daha çok Madrid-Barcelona hattında yaygın olmasına bir nebze engel olan Sevilla şehrinde Sevilla ve Real Betis rekabeti de ön plana çıkmaktadır. Tarihte Emeviler Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya atlayarak beş asır kadar burada yaşamış ve Müslüman Arap medeniyetini buraya yerleştirmişlerdir. Bunun doğal sonucu olarak Endülüs bölgesi  yüzyıllarca emir, halife ve sultanlar tarafından yönetilmiştir. Akdeniz ve Atlantik arasındaki konumuyla üç bin yıl boyunca İber Yarımadası’nın kültürel ve ekonomik başkenti olmuştur. Dolayısıyla tarihte çok özel bir yeri olan Sevilla şehrini cazip kılan en önemli yapılardan biri olan Benito Villamarin dünyanın en büyük üçüncü katedralinin yer aldığı (Santa Maria Katedrali) şehirde en az onun kadar değerli bir mimariye sahiptir.

Bu stadyum kurulmadan önce Betis kulübü maçlarını Porvenir Mahallesi’nde bulunan bir arazi üzerinde oynuyordu. 1929 yılında ülke için önemli faaliyetlerden biri olan İber-Amerikan Fuarı’nın düzenlendiği bir günde kentin Heliopolis bölgesinde, yeni bir stadyum inşa etmek için harekete geçilmiştir. Tasarımını dönemin mimarları olan Antonio González Cordón ve Manuel López Ruiz’in yaptığı stadyumun 18.000 kapasiteli dört bir tarafı açık ve dikdörtgen şeklinde olması planlanmıştır. Stadyumun açılışı 17 Mart 1929 yılında yapılan İspanya – Portekiz milli takımları arasında oynanılan mücadeleyle gerçekleşmiştir. Real Betis kulübünün kendine has bir stadyumu olması kendilerinde pozitif bir etki yaratmış olacak ki; kulüp tarihinde ilk ve tek La Liga şampiyonluğunu 1934 – 35 sezonunda yaşamıştır. Şampiyonluğun hemen ardından 16 Temmuz 1936 tarihinde çıkan İspanya İç Savaşı Sevilla sokaklarında da kendini gösterdi. Savaşın etkisiyle kulüp ofisleri bombalandı, personelin çoğu yurtdışına kaçtı ve kulübe üye olanların sayısı yüzün altına kadar düştü. 1939 yılına kadar futbolun unutulduğu topraklarda barışın yeniden sağlanmasından sonra kulüp kendini bir kez daha futbola adamaya başladı. 1948 yılında Guadalquivir nehrinin aşırı yağıştan taşması sonucu nehire yakın olan stadyum sel felaketine maruz kalmıştır. Dolayısıyla Benito Villamarin ağır bir şekilde hasar görmüştür.

Yıllar geçtikçe stadyumun yenileme çalışmalarının yapılması gerekiyordu. 1958 yılında kuzey ve güney tribünleri baştan yapılarak, stadyumun kapasitesi 47.500 kişiye çıkartılmıştır. Ayrıca 1971-73 yılları arasında bu tribünler yeniden elden geçerek sağlamlaştırılmıştır.

Estadio Benito Villamarin FIFA 1982 Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapan stadyumlardan biri olmuştur. Turnuva boyunca iki grup maçına ev sahipliği yapan Benito Villamarin, Grup 6’da dünya futbolunun bir numaralı takımı Brezilya’nın müsabakalarına öncülük etmiştir. Pele ve arkadaşlarının yakaladığı jenerasyonun devamını getirmek isteyen Brezilya “Beyaz Pele” lakaplı Zico ve asıl mesleği “Doktor” olan Socrates’li takımıyla bu stat da oynadığı ilk maçta İskoçya’yı parçalıyordu: 4 – 1… Benito Villamarin de oynadıkları ikinci maçta ise zayıf rakibi Yeni Zelanda’yı (4 – 0) yenerken, Zico da oynadığı futbol ve attığı iki golle tribünleri kendisine hayran bırakmayı başarmıştır. Ayrıca Avrupa futbolunun en ilginç karşılaşmalarından biri de Benito Villamarin de oynanmıştır. EURO 1984 finallerine katılmak için o sene İspanya gruplarda Hollanda ile çekişiyordu. Tüm maçlarını oynayıp zirvede yer alan Hollanda beklemeye çekilmişti. İspanya ise son maçını Malta ile oynayacaktı. İspanyollara kazanmak yeterli olmayacaktı. Rakibini 11 farkla yenmesi gerekiyordu. Ne olduysa 21 Aralık 1983 yılında oldu. Türk hakem Erkan Göksel’in yönettiği mücadele de İspanya Malta’yı 12 – 1 gibi farklı bir skorla yenerek emellerine kavuşmuş oldu. Hollanda’nın önünde yer alan İspanya bir mucizeyi gerçekleştirerek finallere gitme hakkı elde etmiş ve Portakalların nefretini kazanmıştır. Maç sonrasında İspanya’nın Malta’ya maçı kazanmaları için para teklif ettiği, Malta ve İspanyol yetkililer ile futbolcular arasında değiş-tokuş olduğu konuşuldu ancak böyle bir olay olmadığı kanıtlandı. Malta Milli Takımı’nın kalecisi John Bonello’nun açıklamaları ise ders alınacak cinstendi:

“İspanya bile çocuklardan oluşan bir takıma karşı 12 gol atamamış…!”

Stadyumun yenileme çalışmaları 1998 yılında bir kez daha yapılmıştır. Kulüp Başkanı Manuel Ruiz de Lopera’nın katkılarıyla stadyum UEFA standartlarına uygun bir biçimde yenilenmiştir. Üç katlı tribünlerden oluşan stadyumun dört tarafı baştan yapılarak kapasitesi 56.500 kişiye yükseltilmiştir. Stadyum bu yeni görünümüyle 1 Ocak 2000 tarihinde özel kutlamalar eşliğinde Sevilla halkının beğenisine sunulmuştur.

Stadyumun çevresinde devlete ait bir otopark ile son teknolojiden yararlanarak yapılmış modern bir basın odası, müze, kütüphane ve kafeler bulunmaktadır. Ayrıca tribünlerde bulunan koltukların boyutlandırılması mükemmel olduğundan kulübe tutku ile bağlanmış taraftarların da beğenisini kazanmıştır.

Stadyum İlk açıldığında Estadio de la Exposición ismini almıştı. On sene bu ismi kullandıktan sonra ismi Estadio Municipal de Heliópolis olarak değiştirildi. 43 sene de bu isim kullanıldıktan sonra 1982 yılında Estadio Benito Villamarín olarak değiştirildi. Bu isim de 2000 yılına kadar kullanıldı ve sonrasında Estadio Manuel Ruiz de Lopera olarak değişti. 2010 yılında kulüp başkanı görevi bıraktıktan sonra taraftarlar arasında yapılan oylama sonucuyla tekrar eski ismi olan Estadio Benito Villamarín olarak değiştirildi. Stadyum günümüzde hala bu ismi kullanmaktadır.

Otoriteler tarafından Avrupa’nın en modern stadyumlarından biri olarak gösterilen Benito Villamarin,  ilerleyen yıllarda yapısına, tarihine ve kapasitesine yaraşır bir biçimde, maçı izleyen taraftarların keyiflenmesi ve heyecanlarının artmasını sağlamak maksadıyla kulüp yönetimi yapacağı çalışmalarla stadın kapasitesini 64.000 kişiye çıkartıp Endülüs bölgesinin en büyük stadyumu haline getirmeyi planlamaktadır.

Benito Villamarin 5 Benito Villamarin 7 Benito Villamarin 8 Benito Villamarin 3 Benito Villamarin 1

St. James’ Park

Kullanan Takım: Newcastle United

Yapım Tarihi: 1892

Kapasite:  52.387

Boyutlar: 105 x 68

 

İngiltere’de futbol bir din ise, St. James’ Park Stadı ise bir katedral hüviyetindedir. St James’ Park Kuzeydoğu bölgesinin en eski futbol stadyumudur. Şehir merkezine yakın bir yerde konuşlanmış olan stadın hikâyesi asırlar öncesine dayanmaktadır. Newcastle kenti o zamanlar üç kulübe ev sahipliği yapmıştır. Bu kulüpleri sıralamış olursak; Newcastle Rangers, Newcastle West End ve Newcastle East End kulüpleridir. Bu kulüpler futbolun yanı sıra o zamanlar ülkede meşhur olan kriket şubeleriyle de ün kazanmışlardır. Newcastle kentini temsil eden bu üç kulüpten öne çıkan takım şehrin doğu kısmında yer alan East End kulübüydü. Kent halkı daha güçlü bir şehir olabilmek için tek bir takımın ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorlardı. Tarih 9 Aralık 1892 yılını gösterdiğinde Newcastle East End önderliğinde birleşen taraftarlar oy birliğiyle takımın yeni adını açıklıyorlardı: Newcastle United…,

Yeni bir takım ismine malik olan kent halkı ülke yönetiminin desteğiyle küçük bir stat inşa etmeye başladılar. İlk başlarda şirin ve küçük bir stat olarak temeli atılan, futbolun çok sevildiği İngiltere’de maksat, Newcastle kentinin bir takıma ve stada malik olmasıydı. 1898 yılında Newcastle United’ın başlatmış olduğu promosyon ile kulüp stadı geliştirip kapasitesini arttırmak için çalışmalara başlar. Bir anlamda yönetim kendilerini halka arz etmişti ancak şehirde yaşanılan maddi kriz amaçladıklarını ilk etapta gerçekleştirememelerine neden olmuştur. Başlıca inşaat çalışmaları sonunda yepyeni bir zemin stada entegre edilir. Yapılan bu çalışmalardan sonra stadın kapasitesi 30.000 olarak resmi kayıtlara geçmiştir. Zemini yenileyen yönetim çok büyük ve görkemli bir gelişim planını sadece 5 yıllık süre zarfında gerçekleştirmiştir. Kısa sürede önemli işlere imza atan yönetim artık takımın başarılı olması gerektiğine inanıyordu ve stadın yapılan çalışmalardan sonra görkemi, ambiyansı ve taraftarların coşkusunun birleşmesini fırsat bilerek üç senede üç şampiyonluk hedeflerini açık açık ifade etmekten kaçınmıyorlardı.

Mütevazı 30.000 kişilik stadyum yakın zamanda ülkenin en iyi stadyumu olarak sınıflandırılır. 1901-02 sezonunda Paskalya Cuması’nda Newcastle United’ın sahası St. James’ Park’ta oynanan maçta kapasitenin tam kırk bin üzerinde seyircinin geldiği kayıtlara geçiyordu. 1905 yılının Eylül ayında stat yenilenerek mini bir törenle taraftarlarının huzurunda açılmıştır. Stadın yanındaki yeni tesisler ile ve geniş yüzme havuzu ile parlak bir görünüme kavuşan St. James’ Park taraflı tarafsız herkesin gıpta ettiği bir stat konumundaydı artık. Tyneside (İngiltere’nin kuzey bölgesinde yaşayan topluluk) kesimindeki halk henüz 1900’li yılların başında gurur duyacakları bir stada sahip olmanın mutluluğunu yaşamış oldular.

İkinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin savaş sonunda yaşadıkları yıkımı Tyneside halkı da derinden yaşamıştır. Savaşta şans eseri kalıcı bir tahribat yaşamayan St. James’ Park, yönetimin Newcastle’da bulunan ağaçlıklı yol anlamına gelen ünlü Leazes Park içerisinden bir yol yapmak için girişimlerde bulunmuşlardır. Hatta stadı bir mabet haline getirmek isteyen kulüp yöneticileri 1950’li yılların başında stadın kapasitesini 80.000’e çıkarmak için Birleşik Krallık’tan onay isterler. Bu fikre yanaşmayan Krallık yönetimi stadın kapasitesini arttırmak yerine yarıya yarıya düşürülmüş iki tane stadın yapılmasını istemektedir. Ancak kulüp yöneticileri hiçbir şey St. James’in onurunu zedeleyemez düşüncesiyle bu fikre şiddetle karşı çıkarlar. Böylece kapasite arttırma girişimleri sonuçsuz kalır.

1966 Dünya Kupası zaferini hiçbir İngiliz unutamaz ama Newcastle halkı bir yandan sevinç yaşarken bir yandan da hüzün yaşıyordu. Çünkü 1966 Dünya Kupası’nda Birleşik Krallığı’nın St. James’ Park için gelişmeye kapalı yani yetersiz raporu vermesi nedeniyle bir tane maç bile oynanmamıştır. Bu durum kulüp yöneticilerini ve İngiliz Hükümeti’ni bir kez daha karşı karşıya getirmiştir. Dönemin en gelişmiş statlarından biri olarak gösterilen St. James’ Park’ta maçların oynanmayacak olması hem Newcastle kentini maddi ve görsel açıdan olumsuz etkilemiş hem de Birleşik Krallığı’nın art niyetli olduğunu göstermiştir. Dünya Kupası’nın ardından anlaşmazlık tavan yapmıştı. Dönemin Spor Bakanı Dennis Howell kulüp ve Birleşik Krallık arasında arabulucu olmasına rağmen tansiyonu düşürememiştir. Böylece soğuk savaş 1971 yılına kadar devam etmiştir. Dünya Kupası görememenin hüznünü yaşayan Newcastle halkı yeni projelerini Birleşik Krallık’a sonunda kabul ettirmişlerdir.
Yeni projede stadın kapasitesi 47.340 olarak belirlenmişti. Hükümet’in projeyi kabul ettikten sonra 1972 yılının Ocak ayında Leazes Park tarafına bakan tribün tamamlanıyordu. Bir yıl sonra diğer tribünlerin yeni şekli tamamlanmak üzere iken kulübün küme düşmesi ve finansal krizin baş göstermesiyle inşaatın yapımını üstlenen şirketin grevi yüzünden çalışmalara 1 ay ara verilmiş oldu. Yaşanılan bu sıkıntılardan sonra projesi masaya yatırılan stadın yenileme ve geliştirme çalışmaları meyvesini verdi ve 1978 yılında amaçlanan çalışma tamamlanmış oldu. 11 Mayıs 1985 yılında Bradford Stadı’nda çıkan yangında 56 kişinin ölmesiyle İngiltere’de statlarda sıkıyönetim ilan edildi. Buna göre, St. James’ Park’ta böyle bir olay yaşanmaması için güvenlik önlemleri üst düzeye çıkartılmış ve koltuk sayısı öncekine nazaran arttırılmıştır.

1992 yılında ünlü iş adamı Sir John Hall kulübü satın aldıktan sonra hem kulübün hem de St. James’ Park’ın kaderi değişmiştir. Öncelikle stadın kapasitesini arttırmak isteyen Sir, stadın etrafında yeni ışıklandırma sistemini de kurmayı planlıyordu. 60’lı yıllarda hak etmediği olaylara maruz kalan St. James’ Park görkemli günlerini yaşamaya başlamıştı. Yapılan çalışmaların ardından stadın planlanan kapasitesi 52.387 kişi olarak belirleniyordu. 65 milyon euro bütçe ayrılan yenileme çalışmalarında stadyum Leazes Park içerisinde görkemli görünümüyle özdeşleşmiştir. Böylece yapılan çalışmalar St. James’ Park’ı Avrupa’nın önde gelen statlarından olan Amsterdam Arena, San Siro ve Stade de France ile yarış içine sokmuştu bile.

Dünya Kupası maçlarını kendi evlerinde göremeyen Newcastle kenti, statlarının 1996 yılında düzenlenen Avrupa Şampiyonası finallerinde üç tane grup maçına ev sahipliği yapmış olmasına tanıklık etmişlerdir. C Grubu’nda Fransa, İspanya gibi güçlü ülkelerin yanı sıra 1994 Dünya Kupası’na damgasını vuran Hagi’li Romanya ve Stoichkov’lu Bulgaristan zorlu grupta mücadele ettiler. İlk maçta Romanya ile Fransa karşılaşır. İkinci baharına adım atan Hagi önderliğinde Romanya Zidane’ın maestro gibi yönettiği Fransa’ya diş geçiremeyince, Horozlar Dugarry’nin attığı golle turnuvaya müthiş bir başlangıç yaparlar: 0 – 1… İlk maçını kaybeden Romanya Bulgaristan ile ya tamam ya devam maçına çıkar. Yıllardır Balkanların en iyi oyuncusu Stoichkov mu?, Hagi mi? sorusu otoritelerce tartışılmıştır. İki büyük oyuncu kozlarını St. James’ Park’ta paylaşırlar. Maçın başında Stoichkov’un attığı gole Hagi gayret etse de karşılık veremeyince Romanya turnuvaya havlu atar: 1 – 0… Üçüncü ve son maçta Fransa (3 – 1) Bulgaristan’ı mağlup ederek rakibinin bir üst tura çıkmasına engel olmuştur. Böylelikle 1994 Dünya Kupası’nın kahramanlarından Gheorghe Hagi ve Hristo Stoichkov turnuvaya erken veda etmişlerdir.

2011 yılının Kasım ayında, Newcastle United reklam ve sponsorluk adına ilave ticari gelir elde etmek amacıyla, St. James’ Park’ın adını değiştirmek için girişimlere başlanmıştır. Ancak taraftarlar bu isim değişikliğine sıcak bakmadı. Taraftarlarca yapılan açıklamada:

“Burası büyülü bir yer. Her bir Newcastle taraftarı için özel bir yer. Oyuncular gelir geçer, ancak Newcastle United ve St James’ Park aynı kalır” denildi. Yapılan açıklamalar bu durumu değiştirmedi. Böylece stadın reklam ismi Sports Direct Arena kullanılmaya başlansa da kamuoyunda hiç kimse bu isme rağbet etmedi. Yine o bildiğimiz St. James’ Park olarak anılmaya devam edildi.

Yazının başında belirttiğimiz gibi taraftarlarca katedral olarak görülen görkemli St. James’ Park taraftarlarca ‘Heaven'(Cennet) ve ‘The Castle'(Kale) olarak adlandırılmıştır. Ayrıca bu güzel stadyum Bruce Springsteen, Queen, Bob Dylan ve Bryan Adams gibi sanatçı ve müzik gruplarının konserlerine ev sahipliği yapmıştır.

Son olarak St. James’ Park’ın tarihi ve felsefi boyutuna derinlik katan dönemin başkanı Freddy Shepperd’in sözleriyle yazıyı tamamlıyoruz:

 

“St James’ Park sadece Avrupa’nın en ünlü statlarından biri değil, dünyanın en önemli statlarından biridir. “

DIGITAL CAMERA St. James Park 6 St. James Park 7 St. James Park 2 St. James Park 1

Bursa Atatürk

Kullanan Takım: Bursaspor

Yapım Yılı: 1948

Kapasite: 25.621

Boyutlar: 105 x 68

 

Türkiye Süper Ligi’nin 4 büyük takımı dışında şampiyon olan ilk takım Bursaspor’un 1963 yılından itibaren kullandığı, zaman zaman Türk Milli Takımı’na da ev sahipliği yapan stadyumdur.

Bursa şehri 1920’li yıllarda maçlarını Atıcılar sahasında yapmaktaydı. Atatürk’ün 1926 yılında Bursa’yı ziyareti sırasında Kolordu Komutanı ve Bursa Valisi Bursa’da yapılacak olan yeni bir stadyum için Atatürk’ten yardım istediler. Mustafa Kemal Atatürk de bizzat 1000 liralık yardım yaparak stadyumun inşası için ön ayak oldu.

Kolordu Komutanı Ali Hikmet Paşa stadyumun şimdiki arazisinin yerinde bulunan dutluğu düzleştirerek saha yapımı için arazi tesis etmiş oldu. Vali Fatih Güvendiren de 2000 lira temin etmiş ve stadyumun yapımı hız kazanmıştır. 1930 yılına gelindiğinde tesisin açılışı yapılmıştı. 300 kişilik betonarme tribüne sahip olan tesis 2 hektarlık bir alanı kapsamaktaydı.

1938 yılında arazinin biraz daha güneyinde yeni bir stadyum yapılmak istenmiş ancak maddi imkânsızlıklar bu planın rafa kalkmasına neden olmuştur.

1945 yılında Vali Haşim İşcan’ın gayretleriyle, stadyumun şimdiki halini aldığı çalışmalar başlatıldı. Kapalı tribünün inşa edildiği bu süreç sonunda stadyumun etrafı da duvarlarla çevrildi. 1948 yılında bu çalışmalar sona erdi. İlk karşılaşma 1948 yılının Eylül ayında Akınspor – Acar İ.Y. arasında oynanan maç oldu. Akınspor’un 2-1 kazandığı maçta ilk golü Akınspor’lu Nurettin Sezgiç attı.

Daha sonra kapalı tribünün karşısında bir açık tribün ve Altıparmak tarafındaki kalenin arkasına birer tribün eklendi. 1970 yılında ise Merinos fabrikasına bakan kalenin arkasına da tribün inşasıyla stadyum hemen hemen bugünkü görüntüsüne kavuşmuş oldu. 1978 yılında toprak zemin çimlendirilerek daha modern bir görüntüye kavuşmuş oldu.

1993 yılında yapılan çalışmalar neticesinde maraton tribünün üstü kapatılmış böylelikle klasik Türk stadyumları şeklini almış oldu. 1994-95 sezonunda gece maçlarının oynanması için ışıklandırma sistemi yapılmış, ilk yapılan gece maçında da Bursaspor Galatasaray’ı 1-0 yenmiştir.

1997 yılında milli takımın Hollanda ile oynayacağı maçın burada düzenlenecek olması sebebiyle Uludağ tarafına bakan kale arkası tribünün üstü de uzay çatı sistemiyle kapatılmış, böylelikle 4 tribünden 3’ü kapalı hale gelmiştir.

Stadyum son büyük tadilatı 2010 yılında kazanılan şampiyonluk sonunda Şampiyonlar Ligi’ne katılacak olması dolayısıyla UEFA kriterleri için geçirmiştir. Bu çalışmalar sırasında zemin 5 metre aşağı indirilmiş, kapasite 7.000 kişi arttırılmış, tribünler sahaya biraz daha yaklaştırılmış oldu.

Bursaspor’un birçok galibiyetine sahne olan Bursa Atatürk Stadyumu zaman zaman Türk Milli Takımı’na da ev sahipliği yaptı. 1971 yılında Türkiye’nin Cezayir’e 1-0 yenildiği maç ile milli takıma ev sahipliği dönemi başlamış oldu. Türkiye’nin 1998 Dünya Kupası Eleme Grupları’nda oynadığı Hollanda maçı ve EURO 2000 eleme gruplarındaki Almanya maçı bu stadyumda oynanmış. Her iki maçı da 1-0’lık skorlarla kazanan Türkiye tarihine bu unutulmaz galibiyetleri tarihe altın harflerle geçirmiştir. Bu maçlardaki golleri Türk futbolunun bir numaralı golcüsü Hakan Şükür kafa ile atmıştır.

2013 FIFA U – 20 Dünya Şampiyonası kapsamında toplam 9 maça ev sahipliği yapan stadyum, tam teşekküllü sağlık odası ve buz havuzu gibi bölümlere sahip soyunma odalarıyla da ön plana çıkmaktadır.

EURO 2016 için aday olan Türkiye’nin yeni stadyum hamlesi ile beraber eskiyen Bursa Atatürk Stadyumu’nun yerine daha modern bir görünüme sahip Timsah Arena Stadyumu yapılmaktadır. Yakın gelecekte Timsah Arena’ya taşınacak olan Bursaspor Atatürk Stadyumu’nu terk edecektir. Stadyum yıkıldıktan sonra arazisi çeşitli projelerde kullanılacaktır.

Bursa Atatürk 1 Bursa Atatürk 4 Bursa Atatürk 7 STADYUM YIKILACAK, BURSA EN BÜYÜK KENT MEYDANINA KAVUÞACAK BURSA BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYE BAÞKANI RECEP ALTEPE: "TÜRKÝYE'NÝN EN KALÝTELÝ STADINI YAPIYORUZ, ÞU AN DÜNYADA BU GÜZELLÝKTE BÝR STAT YOK" "ÞEHÝR DEÐÝÞÝME UYMAK ZORUNDA, MARKA KENT OLACAKSAK MEYDAN ÞART" "MEYDANA DÖNÜÞTÜRÜLECEK OLAN ESKÝ STAT ALANI BURSA'YA ÇOK BÜYÜK DEÐER KATACAK" "SPOR TESÝSÝ KONUSUNDA TÜRKÝYE'NÝN EN FAZLA YATIRIM YAPAN BELEDÝYESÝYÝZ" Bursa Atatürk 2