NSC Olimpiyskiy

Kullanan Takımlar: Dinamo Kiev & Ukrayna Milli Takımı

Yapım Yılı: 12 Ağustos 1923

Kapasite: 70.050

Boyutlar: 105 x 68
Bazı stadyumlar Dünya’nın kaderini etkilemiş savaşların gölgesinde inşa edilerek tarihe geçmişlerdir. Bunlardan biri ise, tüm Dünya Savaşları’nın baş aktör ülkelerinden Sovyet Rusya’da inşa edilen Kızıl Stadyum’dur. Öyle ki dünya tarihine komünist ve kapitalist anlamda ismini yazdıran ve günümüzde birçok kişiye idol (!) olacak bir kültürün öncüsü olmuşlardır.

Kızıl Stadyumu’nun tarihi çok eski ve geniş bir hikâyeye dayanmaktadır. Savaş, devrim ve planların eşliğinde büyük yara alan Sovyetler Birliği’nde, Kızıl Stadyum’a dair ilk bilgiler 20’nci yüzyılın başlarına dayanmaktadır. I. Dünya Savaşı nedeniyle Kiev’de bir stadyum inşa planları suya düşse de; 1920 yılında mimar Pilvinsky tarafından tasarlanan stadyum, 1923 yılında Çarlık Rusya’nın sonunu hazırlayan Rus İç Savaşı sırasında inşa edilmiştir. Cherepanov tepesinin eteklerinde inşa edilen stadyumun yapımında komünizmin öncülerinden lakin Sovyet Rusya’da Stalin ile ters düşen Lev Troçki’nin payı büyüktür. Hatta birçok otorite burası için “Troçki’nin Kızıl Stadyumu” olarak adlandırmıştır. 120 x 70 m boyutlarında ki stadyum 12 Ağustos 1923 yılında futbol dünyasına merhaba demiş ve dönemin ünlü takımlarından biri olan FC Lokomotiv Kiev takımının maçlarına sahne olmuştur.

Ertesi yıl stadyum duş kabinlerine ve soyunma odalarına kavuşmuştur. Dönemin şartlarıyla sporseverlere birçok imkân tanıyan stadyum ülkenin en iyi stadı olmuştur. Gerek açılış seremonisiyle gerek de imarıyla Kiev’i dönemin en popüler şehri haline getirmiştir. 1935 yılına kadar Kızıl Stadyum ismiyle anılan mekân, ilk yenileme çalışmalarını aynı yılda yaşamıştır. Başlangıçta 18.000 kişi kapasiteli stadyum Kiev’in büyük bir şehir olmasından dolayı sporseverlere daha geniş bir yelpaze de hizmet vermesi gerekiyordu. Mykhailo Hrechyna isimli mimarın çalışmalarıyla dört tarafı kapalı olacak şekilde 50.000 kişilik yeni bir stadyum planlaması oluşturulmuştur. Hrechyna’nın planları bununla sınırlı kalmayıp, stadyumun hemen yanına spor sarayı, otel zincirleri ve ticaret-sanayi odası inşa etmek isteyerek buranın ekonomik açıdan daha iyi bir gelir sağlamasını arzulamıştır. Bu planlar 20 Haziran 1935 yılında yayımlanan Proleter Pravda gazetesinde şu ifadelerle açıklanmıştır:
“Kızıl Stadyumu’nun mevcut tasarımına ek olarak 81 hektarlık alana yayılarak planlanan yepyeni görünümüyle sosyalist bir stadyum olarak hizmete devam edecektir. 1936 yılında başlayacak inşaatın tamamlanmasından sonra büyük bir spor tesisi olarak tarihe geçecektir…”

Mykhailo Hrechyna’nın planlamış olduğu yeni tasarım kapasite olarak Moskova ve Leningrad’ta bulunan stadyumlardan sonra en büyük ve en iyi stadyum olmuştur. Stadın girişine ilaveten 22 sütun eklenmesi planlanmıştır ama finansal açıdan yeterli olanak sağlanamayınca bu proje rafa kalkmıştır. 22 Haziran 1941 yılında stadyum yeni görünümüyle bir kez daha hizmete açılmıştır. Stadyum, Ukrayna Komünist Partisi sekreteri Nikita Khrushchev’in onuruna ismini Nikita Khrushchev Cumhuriyet Stadı olarak değiştirmiştir. Stadyum bir yandan futbol maçlarına sahne olduğu gibi diğer yandan da eğitim ve spor merkezi olarak faaliyetlerine devam etmiştir.

II. Dünya Savaşı’nın galip ülkelerden biri olmuştur Sovyet Rusya… Savaşın bir parçası olan Kiev’de ki stat muharebe meydanın ortasında kalarak sadece Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri) tarafından bombalanmıştır. Savaş esnasında futbol müsabakaları ertelenmiştir lakin 1944 yılında Sovyet Rusya’nın Nazi Almanya’sına karşı kazandığı zaferden sonra stadyum onarılarak yeniden açılmıştır. Açılış merasimi hem siyasi hem de sportif başarının bir resmi olarak coşkulu geçmiştir. Bu coşkulu açılış Dinamo Kiev (0 – 4) CSKA Moskova maçıyla devam ederek tribündeki seyircilerin seyrine seyir katmıştır.

Savaşın ardından başkan Nikita Khrushchev kurmaylarından stadyumu savaş öncesi koşullara geri getirmek için mimar ve müteahhitlerle irtibata geçilmesini istemiştir. Daha önce amaçlanan aydınlatma sistemi 45 metre yüksekliğinde kuleler inşa edilip tamamlanarak gece maçlarının oynanması sağlanmıştır. İlk etapta 1949 yılına kadar planlanan çalışmalar yatırım eksikliğinden rafa kalkmış olsa da; 50’li yıllarda tüm projeler tamamlanmıştır. Göze batan diğer yenilik ise, güney tribününün hemen üzerinde metal bir çerçeve üzerine konumlandırılan skor tabelasıdır. 10 metre boyunda, 6 x 3 metre kontrplak bir çerçeve içerisinde takımların isimleri ve skor tasvir edilmiştir. Her atılan gol sonrası tabelanın yanında bulunan bir görevli merdiven yardımıyla rakamları değiştirerek ilginç bir görüntüye haiz olmuştur.

Stadyum altın yıllarını 60’lı yılların başından itibaren yaşamıştır. Teknolojinin ilerlemesine paralel olarak stadyum da sürekli yenilenmeye ihtiyaç duymuştur. 1962 yılında stadyumun ismi bu sefer Central Stadyumu olarak değiştirilmiştir. Kiev’de nüfusun iki milyona yaklaşması stadyumun daha büyük rekonstrüksiyon çalışması içerisine girmesi demekti. Ekim Devrimi’nin 50’nci yıldönümünde bitirilmesi planlanan stadyumun kapasitesi iki kata yükseltilerek 100.000 kişiye genişletilmiştir. Bu stadyumun usta mimarı olarak lanse edilen Mykhailo Hrechyna başkanlığında profesyonel bir ekip stadyumun yenilemesini gerçekleştirmişlerdir. Genişletilmiş stadyum bünyesinde kapalı tenis kortları, iki ek futbol sahası, çeşitli spor alanlarını barındırmıştır. En önemli yenilik ise, skor levhasında gerçekleşmiştir. 18 x 6 metre yüksekliğinde son derece modern bir dijital skorboard eklenmiştir.

Efsanevi stadyum uluslar arası arena da ilk sınavını 1975 Avrupa Süper Kupa maçında vermiştir. Bu önemli mücadele de Dinamo Kiev ile Bayern Münih karşı karşıya gelmişlerdir. İlk maçta rakibini deplasmanda 0 – 1 yenen Sovyetler Birliği mensubu Dinamo Kiev rövanş maçında efsanevi yıldız Oleg Blokhin’in attığı iki golle Avrupa’nın en büyük kupasını müzesine götürmüştür. 102.000 kişinin tribünden takip ettiği mücadeleyi Türk futbol tarihinin önemli hakemlerinden Doğan Babacan yönetmiştir.

Büyük rekonstrüksiyon çalışmalarının son halkası 1977 yılında yapılmıştır. Moskova’nın 1980 Yaz Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olması Central Stadyumu’na yenileme çalışmaları kaldığı yerden devam etmiştir. Öncelikle zeminin drenaj sistemi değiştirilmiş, stadyumun projektörleri değiştirilmiştir. Stadyum 1980 Moskova Yaz Olimpiyatları için ismini bir kez daha değiştirerek 1938 – 41 yılları arasında kullandığı Republican Stadı isim olarak uygun görülmüştür. Stadyum olimpiyatlarda futbol maçlarına ev sahipliği yapmıştır. Stadyum tarihinin en parlak günlerinden birini 2 Ekim 1985 yılında yaşamıştır. Dinamo Kiev – Utrecht arasında oynanan Avrupa Kupası maçını 100.062 kişi tribünden izleyerek kırılması güç bir rekora imza atmıştır.

Sovyetler Birliği’nin 1991 yılında dağılmasından sonra özgürlüğüne kavuşan Ukrayna değerlerini koruyarak Avrupa’nın gündemine oturmasını bilmiştir. Bağımsızlığını kazanan Ukrayna Hükümeti stadın ismini NSC Olimpiyskiy olarak değiştirmiştir. 1996 yılında yapılan bu değişiklik Sovyet Rusya’ya dair ne varsa hepsini tarihe gömülmesine vesile olmuştur. 1997 – 99 yılları arasında FIFA kriterlerine göre yeniden restore edilen stadyumun kapasitesi 83.450 kişiye kadar düşürülmüştür. Stadyum 2000’li yılların sonuna kadar Dinamo Kiev’in iç saha maçlarına sahne olmaya devam etmiştir. Ülkenin en prestijli takımı olan Dinamo Kiev bir yandan da sahibi olduğu Lobanovsky Stadı’nı kullanmaya devam etmiştir. Ayrıca stadyum, Ukrayna Milli Takımı’nın maçlarına ev sahipliği yaptığı gibi 1992 – 2007 yılları arasında Ukrayna Kupası final müsabakalarına sahne olmuştur.

Seneler 2008’i gösterdiğinde modern statların üstün teknolojilerle birleştiği dönemde NSC Olimpiyskiy de tarihi bir değişikliğe daha adım atmıştır. Ukrayna ile Polonya’nın ortaklaşa düzenleyeceği EURO 2012 finalleri için en büyük değişimi tarihi NSC Olimpiyskiy Stadyumu yaşamıştır. Stadyum finaller için tamamen yıkılmış, tüm tribünleri daha modern dizayn edilecek şekilde olması için kollar sıvanmıştır. Almanya’nın Hamburg kentinde kurulan, 2014 Dünya Kupası’nda boy gösterecek birçok stadın yenilemesini sağlayan Gerkan, Marg and Partners (GMP) adlı şirketin yürüttüğü stadyum çok amaçlı spor kompleksi haline dönüşmüştür. 1 Aralık 2008 yılında başlayan çalışmalar sonucunda stadyum baştan yaratılmıştır. Güvenlik sistemi, video gözetim sistemi, yeni VIP bölgesi ve yeni çatı sistemiyle dört dörtlük bir hüviyet kazanmıştır stadyum…

NSC Olimpiyskiy açılımıyla, Olympic National Sports Complex eski haline nazaran düşürülmüş 70.050 kişilik kapasitesiyle 8 Ekim 2011 tarihinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç tarafından açılmıştır. Stadyum EURO 2012 finallerinde üç kez grup maçlarına, bir çeyrek final ve final maçlarına ev sahipliği yapmıştır. D Grubu’nda oynanan maçlara sahne olan NSC Olimpiyskiy ilk sınavında ev sahibini ağırlamaktan onur duymuştur. Kalabalık bir seyirci topluluğunu arkasına alan Ukrayna İsveç ile karşılaşır. İlk yarısı golsüz sona eren mücadelenin ikinci yarısına İsveç hızlı başlar ve popüler oyuncusu Zlatan İbrahimoviç’in golüyle öne geçer. Ancak Ukrayna futbolunun efsane isimlerinden olan Andriy Shevchenko üst üste iki gol atarak ülkesinin milli kahramanı olduğunu bir kez daha ispatlar: 2 – 1… İkinci mücadele ise nefesleri kesecek cinstendi. İlk maçta kaybeden Vikingler bu kez favori İngiltere karşısındadır. Maça hızlı başlayan İngilizler Andy Carroll’un müthiş kafa vuruşuyla öne geçer. İkinci yarıya hızlı başlayan İsveç önce Glen Johnson’ın ters vuruşuyla durumu eşitler, bu golden 10 dakika sonra ise Olof Mellberg’in golüyle öne geçer. Ancak maçtan ümidini kesmeyen İngiltere önce Wallcott sonra geleceğin yıldızlarından Welbeck’in golleriyle bu müthiş maçı çevirmesini bilmiştir: 2 – 3… Grubun son maçında ise, tüm müsabakalarını burada oynayan İsveç bir başka dev Fransa ile karşılaşır. Otantik gollerin sahibi İbrahimoviç bunun bir örneğini daha sergileyerek takımını öne geçirmiş, 90 + 1’inci dakikada ise Sebastian Larsson’un attığı golle teselli bulmuştur: 2 – 0…

Çeyrek finalde ise, iki dev ekol karşı karşıya gelmiştir. Normal süresi golsüz sona eren mücadeleyi penaltı atışları sonucunda İtalya İngiltere’yi kupanın dışına itmiştir: 2 – 4 (Pen.)… Turnuvanın final maçı mükemmel bir atmosfer altında oynanmıştır. 63.170 kişinin izlediği maçta İspanya ile İtalya karşı karşıya gelmiştir. Grup maçında yenişemeyen iki takımın randevusunda İspanya karşılaşmaya hızlı başlar. Oyunu orta alanda forse eden Boğalar ilk yarıda David Silva ve Jordi Alba’nın golleriyle skora gitmişlerdir. Maçın büyük bir bölümü bu skorla geride kalırken turnuva golcüsü Fernando Torres bir imza da bu turnuva da atarak farkı üçe çıkartmıştır. Son noktayı ise, 88’inci dakika da Juan Mata koymuştur. Böylece İspanya üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olurken, son üç büyük turnuvanın şampiyonu olarak tarihe geçmiştir: 4 – 0…

2018 Şampiyonlar Ligi Finali de yine bu stadyumda oynanmıştır. Real Madrid ile Liverpool’un karşılaştığı maçta İspanyol ekibi maçı 3-1 kazanarak kupayı müzesine götürmüştür.

Doğu Avrupa’nın Luzhniki Stadı’ndan sonra en büyük ikinci stadyumu olan NSC Olimpiyskiy ileri teknolojinin en önemli ürünlerinden biri olup, benzersiz görünümüyle güzel bir sinerji yaratmaktadır. Stadyum, Shakira, Red Hot Chili Peppers, Madonna ve Depeche Mode gibi yıldız isimlerin konserlerine de sahne olmuştur.

NSC Olimpiyskiy 8 OLYMPUS DIGITAL CAMERA NSC Olimpiyskiy 15 NSC Olimpiyskiy 5NSC Olimpiyskiy 2

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s