Pittodrie

Kullanan Takım: Aberdeen FC

Yapım Yılı: 7 Eylül 1899

Kapasite: 21.421

Boyutlar: 100 x 66

 

Futbolun beşiği olan Britanya adası her zaman efsane stadyumlara ev sahipliği yapmıştır. Sadece İngiltere değil İskoçya ile Galler’de de bu eski ve efsanevi stadyumlar bulunmaktadır. İşte Pittodrie Stadyumu bunlardan birisi. Ülkesinin Aberdeen FC takımına ev sahipliği yapan stadyum 1899’dan beri hizmet vermektedir. İskoçya’da bulunan en büyük dördüncü stadyum olma özelliği taşımaktadır.

İlk zamanlar polis tarafından atların bakımı için kullanılan saha kulüp tarafından temizlenip hazır hale getirildi ve ilk maç 7 Eylül 1899 günü oynandı. Dumbarton FC ile oynan ilk maçı 7-1 kazandılar. 1903 yılında Victoria United ve Orion FC’nin birleşmesiyle Aberdeen FC adını alan kulüp 15 Ağustos 1903 günü ilk maçını burada düzenledi. Kulüp Stenhousemuir ile karşılaştı ve maç 1-1 beraberlikle sona erdi. Maçı 800 kişi izledi.

Yıllar içerisinde popülaritesi artan stadyum birçok ilke şahit oldu. Yenilemeler de bununa beraber geldi. 1920 yılına kadar kiralık olarak kulübe hizmet verdi, bu tarihten sonra alınan stadyuma yeni bir ana tribün yapıldı. Tribünün yanı sıra soyunma odaları da yenilendi. Ayrıca 1925 yılında kulübe ait bir müzede kazandırıldı stadyuma. Aynı yıllarda saha kenarına futbolcuları daha yakından takip etmek için yedek kulübesi yapıldı. Böylelikle antrenör Donald Coleman futbolcularına daha kolay direktifler verebilecekti.

Büyük Britanya’nın II. Dünya Savaşı’nda en çok ülkelerden yer almasından dolayı İskoç futbolu da bu süreçten etkilendi. Savaş sonrasında ise Aberdeen ilk büyük kupasını kazandı. Çeşitli eklemelerle stadyum daha da büyüdü. 13 Mart 1954 tarihinde 45.061 kişinin izlediği Hearts maçı stadyum ve kulüp tarihine geçti. Stadyumun tarihteki en kalabalık maçı bu oldu. 1959 yılında da gece maçları için projektörler takıldı. İlk gece maçı da İngiliz ligi ekiplerinden Luton Town ile oynanan dostluk maçıydı.

Yıllar içerisinde stadyum yenilendi ve büyültüldü. 1968’da ana tribün bütün olarak koltuklandırıldı. Yenilemelerle beraber 100.000 pound kulübün kasasından çıktı. 6 Şubat 1971 günü çıkan yangında bu tribün yandı. Soyunma odaları ve müze büyük hasar gördü. İtfaiye ekipleri müzedeki kupaları zorlukla tahliye edebildi. 1978 yılında stadyumda yapılan çalışmalar neticesinde tribünler bank tarzı oturma düzenine geçti ve daha modern hale geldi. Bu özelliğiyle Clydebank takımının stadyumundan sonra Britanya’daki ikinci koltuklu stadyum olmuştur. Kulüp, on yıl sonra yayınlanacak olan Taylor Raporu’nu çok önceden öngörerek hareket etmişlerdi. Bunda takımın başındaki Alex Ferguson’un payı büyüktür. Daha sonraki yıllarda güney tribününün üstü kapatılmıştır. Ayrıca banklarda yerini koltuklara bırakmıştır.

Kulüp için 1983 senesi ne kadar önemliyse stadyum için de bir o kadar önemlidir. Rakiplerini Kupa Galipleri Kupası’nda bir bir eleyen Aberdeen çeyrek finalde Almanların ünlü ekibi Bayern Münih ile eşleşti. İlk maç Münih Olimpiyat Stadı’nda 0-0 sona erdi. Rövanşta ise İskoç ekibi iki kere geri düşmesine rağmen rakibini 3-2 mağlup etti ve yarı finale yükseldi. Yarı finalde Belçika ekibi Waterschei Thor’u eleyen Aberdeen finalde Ullevi’de Real Madrid ile karşılaştı. Normal süresi 1-1 biten maçın uzatmalarında Aberdeen rakibini 2-1 yendi ve kupaya uzandı. Süper Kupa’da da Hamburg’u 2-0 mağlup eden Aberdeen altın sezonunu yaşamış oluyordu. Alex Ferguson Manchester United’tan önce adını Aberdeen’de yazdırmıştı bile.

Bu başarılar haliyle stadyum için bir takım yenilikleri de beraberinde getirdi. 1985 senesinde Merkland Road End tribününün üstü kapatıldı. Tam bir kutu şeklini aldı stadyum. 1987’de de çimler alttan ısıtmalı hale getirilerek bozulması ve donması engellenmiş oldu. Doğu tribünü de yıkılarak yerine yeni bir tribün inşa edildi. Kulübe en uzun süre başkanlık yapmış olan Richard Donald’ın adı bu tribüne verildi. 1992-1993 sezonunda ise en son yapılan yeniliklerle bugünkü halini aldı. 1 Ağustos 1993’de Lig Kupası’nda Clydebank ile oynanan maçla açılışını yaptı. 2006-2007 sezonunda ise ufak tefek elektrik aksamı yenilikleriyle stadyum günümüze kadar ulaşmıştır.

Stadyumun Kuzey Buz Denizi’ne 500 metre uzaklıkta olması Britanya’nın en soğuk stadyumlarından biri haline gelmiştir.

Ana tribün tek katlı olarak yapılmıştır. Takımların sahaya çıkış noktaları bu tribünün altındadır. Ayrıca VIP bölüm de burada bulunmakla beraber koltukları süngerlidir. En pahalı tribün burasıdır. Dış bölümünde bulunan dükkânlar kulübe ek gelir getirmektedir.

Stadyumun tek çift katlı tribünü doğu tribünü nam-ı diğer Richard Donald tribünü. 1993 yılındaki çalışmalar sonrası vefat eden kulübün efsanevi başkanından ismini almıştır. 6.000’e yakın seyirci maçları burada izlemektedir.

Batı tarafındaki Merkland sokağından adını alan Merkland tribünü bir diğer kale arkası tribünüdür. “The Paddock’ veya “King Street End” olarak da bilinir. Maçı izlemeye gelen aileler genellikle buraya oturur ve burası stadyumun en ucuz bölümüdür. Ayrıca stadyumun tek üstü açık bölümü de yine buradadır. Güney tribünüyle burayı birbirine bağlayan ufak bir bölümdür.

Güney tribünü ise diğer üçünden ayrı olarak toprak zeminin üzerine yapılmıştır. Deplasman tribünü de buradadır.

Kulübün var olan borçlarını kapatmak istemesi üzerine stadyumun arazisinin satılması düşünülmektedir. Yeni stadyum yapıldıktan sonra arazi boşaltılacaktır. 2014-2015 sezonunda yeni stadyuma taşınılması planlanmaktadır.

İskoç Milli Takımı Hampden Park yapılmadan önce maçlarını zaman zaman burada oynamaktaydı. Daha sonraki yıllarda birçok defa Pittodrie’de maç yapmıştır. Sonuncusu 2013 yılının Şubat ayında olmak üzere 14 kez burada rakiplerini ağırlayan İskoçya 9 galibiyet 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik almıştır.

Ayrıca rugby milli takımı 2005 yılından itibaren maçlarını burada oynamıştır.

Pittodrie 8 Pittodrie 9 Pittodrie 10 Pittodrie 12Pittodrie 6

Hampden Park

Kullanan Takımlar: Queen’s Park FC & İskoçya Milli Takımı

Yapım Tarihi: 31 Ekim 1903

Kapasite:  52.063

Boyutlar: 105 x 68

 

 

İskoç futbol tarihinde önemli bir yere sahip olan Hampden Park, günümüzde İskoç futbolseverlerin de futbola bakış açısını pozitif yönde etkilemiş, unutulmaz tarihi maçlara ev sahipliği yapmış güzide bir futbol stadyumudur. Hampden Park İskoçya tarihinin en eski kulübü olan Queen’s Park takımına ve İskoçya Milli Takımı’nın maçlarına ev sahipliği yapmaktadır.

1903 yılında Oueen’s Park kulübünün yöneticileri Glasgow şehrinin güney kesiminde 33 dönümlük bir arazi satın aldılar. İşte bu arazide günümüzün teknik bakımdan gelişmiş en güzel statlarından biri olan Hampden Park’ın inşa edilmesi için çalışmalara başlanır. Aslında Hampden Park’ın 1903 yılında resmi olarak açılmasından önce bu stada sahip olan Queen’s Park takımının maçlarını değişik statlarda istikrarlı bir biçimde oynamasından dolayı 1873 yılından itibaren o mekânların her birine Hampden Park ismi verilmiştir. Hatta 1’inci Hampden, 2’nci Hampdan ve son olarak resmi kayıtlara yapım yılı 1903 olarak geçen günümüze kadar uzanan 3’üncü ve şimdiki stat Hampden Park olarak geçmiştir.

Stadın ismi geçmiş yıllara dayanan onurlu bir yaşam hikâyesine dayanıyordu. Westminster bölgesinde politikacı olarak görev yapmış John Hampden 1594 yılında doğdu ve 1643 yılında İngiliz İç Savaşı sırasında parlamento tarafı için mücadele ederken öldürüldü. Queen’s Park kulübü ünlü futbol mabedine John Hampden ismini sonsuza kadar yaşatmak için onun ismini vermişlerdir.

Hampden Park denince akla yüksek katılımlı seyircilerin geldiği maçlar geliyor. Estadio do Maracana inşa edilmeden önce 47 yıl boyunca Dünya’nın en büyük ve teknik bakımdan en gelişmiş stadyumu olan Hampden Park, açılışını 31 Ekim 1903 yılında Queen’s Park (1 – 0) Celtic takımları arasında oynanılan ve 64.000 kişinin izlediği maçla yapmıştır. Bir yıl sonra ilk İskoçya Kupası finali Old Firm derbisi bu stat da oynanmıştır. Bu maçı 64.672 kişi takip ederek Celtic’in 3 – 2 kazandığı maçta yeşil-beyazlıların şampiyonluğuna tanık olmuşlardır. 1906 yılının Nisan ayında ilk milli maç tecrübesini de yaşayan Hampden Park, İskoçya-İngiltere karşılaşmasına 102.741 kişiyi çekmeyi başarmıştır.

Stadyumun tribünleri kapalı olup uzun teraslarla çevrilmiştir. Ayrıca stadyum kâse biçiminde olup Avrupa’da tüm zamanların seyirci rekorları kıran maçlara ev sahipliği yapmıştır. 1908 yılında oynanılan İskoçya-İngiltere maçına 121.452 kişi, 1909 yılında İskoçya Kupa finalinde Old Firm derbisine 131.000 kişi ve 1912 yılında yine bir İskoçya-İngiltere maçına 129.810 kişi gelmiştir. Alınan karar gereği I.Dünya Savaşı’nın sonuna kadar tüm İskoçya Kupası finalleri de Hampden Park’ta oynanmıştır. Queen’s Park bu ilgiden hoşlanmış olacak ki 1927 yılında yenileme çalışmaları yaparak, stadyuma 25.000 kişilik ek bir tribün oluşturarak mevcut kapasiteyi yükseltmiştir. 1937 yılında tüm zamanların kırılamayacak en önemli rekoru Hampden Park’ta görülmüştür. İskoçya Kupası finalinde 147.365 kişinin takip ettiği maçta Celtic-Aberdeen takımları kozlarını paylaştı. Bu maça gelen taraftar sayısı Dünya’da bir kupa finalinde elde edilen en yüksek taraftar sayısı olarak günümüzde hala güncelliğini korumaktadır. Aynı yıl İskoçya-İngiltere maçında İngilizlerin 5 – 0 kazandığı mücadele de 149.415 biletli kişi maçı takip etmiştir. Bu maç da ayrı bir rekorun onurunu taşımaktadır. Uzun lafın kısası Avrupa’da uluslar arası oynanılan bir maçta tüm zamanların en yüksek taraftar sayısı bu maçta elde edilmiştir. O yıl zemin iyileştirmelerinin yanı sıra kulüp bir karara vararak stadyumun kapasitesini 183.388 kişiye çıkartmıştır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Almanya tarafından güvence altına alınan İskoçya Almanya Federal Cumhuriyeti’nin hava kuvvetleri (Luftwaffe) tarafından havadan bombalama durumu yasaklanmıştır. İskoç ulusal lig ve kupa maçları savaş süresince askıya alındı​​, ancak bunların yerine bölgesel lig ve kupa müsabakaları kuruldu. Başlangıçta stadyumun kapasitesinin yüzde 50’si maçlara tanıklık etmiştir. Dolayısıyla 1940 yılının Mayıs ayında 75.000 kişinin izleyebildiği Queen’s Park takımının maçı kayıtlara geçmiştir. Katılımın fazla olmadığı maçlar yüzünden Hampden Park savaş sonuna kadar kullanılmadı. Onun yerine 12.000 kişilik Lesser Hampden stadyumu inşa edildi. Savaş esnasında hükümet tarafından Hampden Park ve Lesser Hampden statları ülkenin erzak cephaneliği için kullanıldığı söylenmektedir. Ancak kısa bir süre sonra Queen’s Park yetkilileri bu düzene karşı çıkarak hükümetin yönetmeliğinden vazgeçmesini talep ederler. Bu baskı sonuç verince 1942 yılının Nisan ayında Hampden Park’ta 91.000 kişinin izlediği maçta İskoçya (5 – 4) İngiltere’yi mağlup etmeyi başarır. İkinci Dünya Savaşı 1945 yılında sona erdikten sonra, Hampden Park daha çok İskoçya Milli Takımı’nın maçlarına ev sahipliği yapmıştır. Böylece İngiltere’ye karşı 15 maç ve Avusturya ile Çekoslavakya’ya karşı da birer maç bu stat da oynanmıştır. Savaş sonrası eski rekor katılımlarını aratan bir seyirci katılımı vardı ki; ortalama 40.000 kişi tarafından bu maçlar takip edildi. Bu durumdan hoşlanmayan yetkililer bir kez daha İskoçya Kupası finallerinin Hampden Park’ta düzenlenmesine karar verdiler. Hampden Park’ta oynanan 9 Kasım 1949 tarihinde ilk FIFA Dünya Kupası eleme maçında İskoçya (2 – 0) Galler’i yenmeyi başardı. 1950 FIFA Dünya Kupası için İskoçya’nın önünde sadece bir engel vardı. O yıl İngiliz İşçileri Şampiyonası’nda şampiyonluk kazanan İskoçya’ya İngiltere karşısında beraberlik yetmesine rağmen; İskoçya İngiltere’ye 0 – 1 kaybederek finallere gitme hakkını da yitirmiş oldu.

1953 yılında Kraliçe Elizabeth II adına Coronation Kupası düzenlenir. Alınan karar gereği dönemin İngiltere ve İskoçya’sında en başarılı dört kulüp arasında oynanılacak tüm maçlar Hampden Park’ta yapılır. Finale yükselen ekipler Celtic-Hibernian takımları olmuştur. 117.060 kişinin takip ettiği mücadele de Celtic 2 – 0 kazanarak şampiyon olmayı başarır. İskoçya 1954 ve 1958 yıllarında Avrupa ve Dünya futboluna damga vuran iki önemli rakiple bu stat da kozlarını paylaşmıştır. 1954 yılında dünyanın en seçkin takımlarından biri olan Macaristan ile karşılaşan İskoçya iyi bir futbol oynamasına rağmen 113.506 kişinin önünde rakibine 2 – 4 yenilmekten kurtulamadı. 1958 yılında L.Suarez ve Ladislao Kubala’lı İspanya Hampden Park’dan eli boş ayrıldı: 2 – 0…

Hampden Park iki kez Şampiyon Kulüpler Kupası final müsabakasına, bir kez de Kupa Galipleri Kupası finaline ev sahipliği yaptı. Bunlardan en önemlisi 1955’ten itibaren Şampiyon Kulüpler Kupası’na ambargo koyan Real Madrid efsanesinin son büyük zaferiydi Frankfurt maçı. İskoçya’nın ünlü Hampden Park Stadı’ndaki maça Gento, Puskas, Di Stefano gibi yıldızlarıyla çıkan Real Madrid, Alman rakibi karşısında yenik duruma düşmesine rağmen Puskas’ın 4 ve partneri Di Stefano’nun golleriyle sonuca gitmişti. 7-3’lük final tarihinin en gollü Şampiyon Kulüpler Kupası finali olurken, tribünlerdeki 135 bin taraftar da uzun süre kırılamayacak bir rekor olarak tarihe geçiyordu. Bu karşılaşma ayrıca Puskas ve Di Stefanolu Real Madrid efsanesinin son büyük zaferi olarak tarihteki yerini aldı. Diğer mücadele ise 1976 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Beckanbauer, kaleci Maier, Karl-Heinz Rummenige ve Gerd Müller’li Bayern Münih Fransa’nın St.Etienne takımını 1 – 0 yenerek kupaya uzanmayı başarıyordu. 1965-66 sezonunun Kupa Galipleri Kupası finalinde Borussia Dortmund (2 – 1) Liverpool’u yenerek kupayı müzesine götürmüştür. Ayrıca 1967 yılında Kıtalararası Kupa maçı da Hampden Park’ta oynanmıştır. Celtic Arjantin kulübü Racing Club’ı 1 – 0 yenerek kupaya uzandı. 1970 yılında is Hampden Park bir başka rekorun sahibi daha oldu. Şampiyon Kulüpler Kupası yarı final maçında Celtic-Leeds United ekipleri karşılaştı. Celtic’in 2 – 1 kazandığı mücadele de 136.505 kişi mücadeleyi takip etti. Bu katılım Avrupa Kupaları’nda en fazla seyircinin geldiği maç olarak tarihe geçti.

1977 yılında Spor Sahaları Yasası’na göre ve İngiltere’de yaşanılan tribün felaketlerinden dolayı stadın kapasitesi 81.000 kişiye düşürülmüştür. Bunun anlamı Hampden Park artık rekor katılımlı maçlara tanık olamayacaktı. Örneğin; 9 Mart 1946’da İngiltere’nin Manchester kentinde Burnden Park stadyumunda Bolton Wanderers ve Stoke City takımları arasında oynanan maç esnasında taraftarların taşkınlığı sonucu çıkan arbede de 33 kişinin ölmesi ve 400’den fazla taraftarın yaralanmasına neden olan üzücü olaydan sonra İskoçya Hükümeti de önlemini alarak stadyumların kapasitesini düşürmeyi planlamış; bu planı kısa bir süre zarfında hayata geçirmişlerdir.

Bir ilginç anekdot ise, dünya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olan Diego Armando Maradona’nın 18 yaşındayken Arjantin Milli Takımı formasıyla ilk resmi golünü Hampden Park’ta İskoçya’ya karşı kaydetmesidir. Maradona’nın katkısıyla Arjantin rakibini deplasmanda devirmeyi başarır.

1970’lerin sonunda Hampden Park’ın yenileme ihtiyacı anlaşılsa da stat sahibi Queen’s Park kulübü alt liglerde mücadele ettiğinden bu çalışmalara finanse olamadı. Bunu gören Glasgow İlçe Konseyi finansman için Birleşik Krallık Hükümeti’ne başvurup stadın yenileme çalışmaları için finans kaynağını almayı başardı. Yenileme çalışmalarının başlamasından sonra stadyumda alkol de yasaklanmış oldu. İlk aşamada stadın kuzey tribünü yıkılır. Bu çalışma 1981 yılının Ekim ayında başlar ve 1986 yılında tamamlanarak, yapılan çalışmaların neticesinde stadyumun kapasitesi 74.370 kişiye düşürülür. Bu çalışmanın maliyeti 3 milyon dolardır. 1989 yılında İskoç Milli Takımı için Ibrox Stadı önerilse de İskoçya Futbol Federasyonu yapıldığı tarihten bu yana İskoçya Milli Takımı ile özdeşleşmiş Hampden Park’tan vazgeçmemiştir. 1992 yılında Birleşik Krallık Yönetimi’nin baskılarından dolayı yüksek hâsılatlı maçların rekortmeni olan Hampden Park’ın kapasitesinin bir kez daha düşürülmesi istenmiş ve iki senelik çalışmaların ardından o zaman ki kapasitesinden yaklaşık 22.000 kişi daha düşürülerek günümüzdeki mevcut kapasitesine ulaşmıştır. (52.063 kişi)…

2000’li yıllara geldiğimizde kapasitesi düşürülse de Hampden Park popülaritesinden bir şey kaybetmemiştir. Öyle ki 2002 yılında Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid (2 – 1) B.Leverkusen kozlarını paylaşmıştır. O dönem ustalık dönemini yaşayan Zinedine Zidane’ın çok yüksekten gelen topa muazzam vuruşuyla kaleci Butt’ı mağlup ederek zihinlere kazınmıştır. 2007 yılında ise UEFA Kupası finalinde iki İspanyol takımı olan Sevilla-Espanyol’un mücadelesinden galip çıkan penaltı atışları sonucunda 5 – 3’lük skorla kupayı üst üste ikinci kez müzesine götüren Sevilla olmuştur.

İskoçya Futbol Federasyonu’na ait müze ve federasyona tahsis edilmiş olan birçok ofis Hampden Park’ta bulunmaktadır. Ayrıca tarihi boyunca futbol dışında atletizm, ulusal rugby maçları, Amerikan futbolu, boks ve tenis oyunlarına da ev sahipliği yapmıştır.  Futbolun vazgeçilmez bir tutku olduğu dünyada müzik de vazgeçilmez bir unsurdur. Dünyaca ünlü stadyumlarda olduğu gibi Hampden Park’ta birçok süper starın konserlerine ev sahipliği yaptı. The Rolling Stones, Rod Stewart, Tina Turner, Bon Jovi, Eagles, U2, Oasis, George Michael, Red Hot Chili Peppers, Neil Diamond, Take That, Bruce Springsteen, Coldplay, Pink ve Paul McCartney sevenlerine müzik ziyafeti yaşatmışlardır.

İskoçya’nın Florida Dağı bölgesinde bulunan Hampden Park’a inşasından itibaren ev sahipliği yapan Queen’s Park FC kulübü 1958 yılından bu yana alt liglerde mücadele vermeye devam etmektedir. Her sene 1’inci lige yükselebilmek için motive olup hatta kendilerince slogan belirleseler de (Hampden uğruna oynamak amacıyla”)  her sene hüsrana uğramaktadırlar.

Hampden Park’ta oynanılan maçlarda rakip takımları etkilemek amacıyla genelde 100.000’i aşkın seyirci ortalamasının olduğu maçlarda yüksek sesin oluşturmuş olduğu etkiyle bir kükreme etkisi yaratılmıştır. Hep bir ağızdan çıkan ve kulakları sağır eden melodiye İskoçlar Hampden Roar adını vermişlerdir. İlk defa 1929 yılında İngiltere’ye karşı oynanılan maçta bu durum fark edildi. İskoçya’nın 10 kişi kaldığı ve 0 – 1 geride olduğu maçta köşe vuruşundan gelen topta kafayı vuran Alex Jackson skoru eşitleyince tribünlerden yükselen kükreme sesi hafızalara kazınmış oldu. Böylece İskoç taraftarlar günümüzde her maç öncesi bu uğultuyu yaparak rakiplerinin motivasyonlarını etkilemeye çalışırlar. Aslında Hampden Roar’ın halk dilinde ki karşılığı çok farklıdır. Glasgow halkına Hampden nedir? diye sorulduğunda ya ‘Maçın skoru nedir?’ ya da ‘Nasılsın?’ cevabını almak mümkündür.

Hampden Park 6 Hampden Park 7 Hampden Park 8 General Views of UK Football Stadiums Hampden Park 2

Cathkin Park

Kullanan Takımlar: Queen’s Park FC & Third Lanark FC

Yapım Yılı: 1884

Kapanış Yılı: 25 Nisan 1967

Kapasite: 50.000

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Cathkin Park 19. yüzyılın sonlarına doğru İskoçya’nın başlıca statlarından birisi oldu. 1884-1903 yılları arasında Queens Park FC, 1903-1967 yılları arası da Third Lanark FC kulübü tarafından kullanılmıştır.

Stadyum 1884 yılının Ekim ayında Queens Park-Dumbarton (0-0) maçıyla seyircileriyle buluştu. İlk açıldığı yıllarda stadyuma Queens Park’ın eski stadı olan Hampden Park ismiyle hitap edilirdi.

Zaman içerisinde İskoçya Kupası finali ve çeşitli uluslararası maçlara ev sahipliği yaptı. Ayrıca İskoçya Milli Takımı’nın bazı maçları da yine burada oynandı. Ancak ününü İskoçya Kupası galibi Renton ile FA Cup şampiyonu West Bromich arasında ki maç ile kazanmıştır. Karşılaşma İskoçlar’ın 4-1’lik üstünlüğüyle bitmiştir. Karşılaşma İngilizlere karşı İskoçların kazandığı önemli zaferlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Bir diğer maç ise Glasgow Rangers ile Celtic arasında oynanmıştır. (0-2)

Zaman içerisinde Queens Park takımına ufak gelmeye başlayan stadyum için kulüp genişletme çalışmaları yapmak istedi. Ancak bu önerisi reddedildi. Bunun üzerinde Queen’s Park kulübü stadyumu terk etme kararı aldı ve yeni bir arazi bakmaya başladı. Hemen güneydeki başka bir araziye taşındılar. Bunun üzerine Third Lanark FC kulübü Cathkin Park’a kiracı oldu. 1903 yılından kapanıncaya kadar Third Lanark FC kulübüne ev sahipliği yaptı.

Lanark kulübü neredeyse sıfır kira bedeliyle stadyumu kiraladı ve çeşitli tadilatlarda bulundu. Çalışmalar neticesinde stadyum 50.000 kişi kapasiteli bir mekân haline geldi.

Devam eden 10 yıl boyunca İskoçya’da önemli bir kulüp haline gelen Third Lanark kulübü 1960’lardan itibaren hızlı bir düşüş içine girdi. Ekonomik bağlamda kötüleşen kulüp önce küme düştü ardından da iflasını açıkladı. 25 Nisan 1967 günü son profesyonel maç Queen of The South ile yapılan maç 3-3’lük beraberlikle sona erdi. Sonra ki yıllarda bakımsızlıktan çürümeye bırakılan stadyum eskisi gibi kullanılmamaktadır. Ancak tamamen de yıkılmış değildir, birkaç tribünü hala durmaktadır. Gönüllü gruplar tekrardan stadyumu hayata döndürmek için çalışmalar yapmaktadırlar.

Cathkin Park 2 Cathkin Park 3 Cathkin Park 7 Cathkin Park 11 Cathkin Park 4

Ibrox

Kullanan Takım: Glasgow Rangers

Yapım Tarihi: 30 Aralık 1899

Kapasite:  50.987

Boyutları: 105 x 69

Eski adıyla Ibrox Park, Glasgow şehrinin Ibrox ilçesinde Edmiston Drive River Clyde olarak adlandırılan bölgenin güney tarafında bulunan bir futbol stadyumdur. Futbolun köklü kulüplerinden Glasgow Rangers takımına ev sahipliği yapmaktadır.

Glasgow Rangers maçlarını daha önce sırasıyla Glasgow Green, Burnbank ve Kinning Park’ta bulunan statlar da oynadıktan sonra yapımı 1899 yılında tamamlanan Ibrox Park stadyumuna taşındı. Kulüp ilk sezonunda yani 1899 yılında Lig Şampiyonluğunu Ibrox’ta kazanıyordu. Stadyumun açılış maçı 30 Aralık 1899 yılında Hearts takımı ile oynanan lig maçıyla olmuştur.

Stad ilk açıldığında 40.000 kişilik olup, tribünleri iki katlı köşkü andıran yükseklikte yapıldı. Stadın görünümü yarı dairesel merkezi beşik şeklinde bir görünümden yapılmıştır. Ertesi yıl yapılı tribüne ek olarak 4.500 koltuk daha eklenmiştir ve  “Bovril Stand” olarak bilinen kapalı tribün oluşturulmuştur. Sahanın zemini Ada’da bulunan birçok futbol sahasını örnek teşkil edecek şekilde dönemin önemli mimarlarından Glasgow doğumlu Archibald Leitch tarafından tasarlanmıştır. Stadın bir ilginç yanı ise, kale arkası tribünlerinin çatısı ağırlıklı olarak ahşap iskele tipi teraslardan oluşmasıydı. Aslında bu tip tribünler sahada güzel futbolu gölgeleyecek ve tarihe damgasını vuracak felaketlerin habercisiydi. 1902 yılının Nisan ayında İngiltere ve İskoçya arasında oynanan milli maçta Ibrox Stadı’nın ahşap tribünlerinin büyük bir kısmı çökmüş ve insanlar  batı tarafındaki duvarın altında kalarak can vermişlerdir. Acı tablonun bilançosu ise yürek burkan cinsten:25 ölü,517 yaralı…

1902 felaketinden dolayı güvenlik gerekçeleri sebebiyle stadyumun kapasitesi 25.000 kişilik kapasiteye düşürülmüştür. Fakat o zamanlarda stadyumların daha çekici bir görünüme sahip olması maksadıyla kulüp yönetimi stadın kapasitesini beş yıl içinde 63.000 kişilik kapasiteye çıkartılması için çalışmalara başlamış ve sonunda bu emellerine kavuşmuşlardır.

1920-30’lu yıllar Rangers için olağanüstü başarılı bir dönemi simgeliyordu. 1928 yılında lig ve kupayı kazanarak çifte şampiyonluk yaşıyorlardı. Ayrıca Mimar Leitch tribünleri daha donanımlı bir hale getirmek için var gücüyle çalışıyordu. Ibrox Park o dönemde birçok İngiliz kulübünün stadından daha görkemli bir eser olarak kabul edilmeye başlamıştı bile. Ayrıca Leitch “Bovril Stand” üzerindeki çatıyı kaldırarak her iki ucu birbirlerine bağlı olarak tutunmuş çapraz çelik korkulukların yardımıyla fantastik bir görünüm kazandırmayı başarmıştır.

Ibrox Stadı 1939 yılında “Old Firm” olarak bilinen Celtic derbisinde seyirci rekorunu yakalamıştır. Normalde stadyum kapasitesinin neredeyse iki katına çıkan bir seyirci topluluğu tarihe damgasını vuruyordu. Bu unutulmaz derbiyi izleyenlerin sayısı 118.567 kişi olarak açıklanıyordu.

Ibrox Stadı 1960 yılında kapalı tribüne yapılan projektörler ile aydınlatma sistemine geçiş yaptı. Kapalı tribün bir kez daha elden geçirilerek toplamda 19.500 modern görünümlü koltuğa sahip oldu.

Günümüzde stadyum faciaları akla geldiğinde Ibrox Stadyumu bu acıyı ikinci kez derinden yaşıyordu. 2 Ocak 1971’de Glasgow Rangers ile Celtic arasında oynanan maçın son dakikalarında meydana gelen faciada, 66 kişi hayatını kaybeder. Taraftarlar çıkan panikte korkuluklara sıkışarak hayatlarını kaybetmişlerdir. 100 bin kişinin izlediği maçta, 89. dakikada Celtic 1-0 öne geçti ve bazı Rangers taraftarları stadı terk etmeye başladı. Son dakikada Rangers beraberlik golünü buldu. Binlerce taraftar stadı terk ederken, babasının omzunda taşıdığı sanılan bir çocuğun düşmesi zincirleme reaksiyon yarattı ve çok sayıda taraftarın düşmesine yol açtı. Korkuluklarda sıkışan 66 taraftardan büyük bölümü boğularak öldü. İki yüzden fazla taraftar yaralandı.

Faciaya, Rangers’ın beraberlik golünü attığını anlayan bazı taraftarların, çıkışa yönelenleri aksi yönünde içeri doğru ilerlemesinin yol açtığı da iddia edildi. Maçta Rangers’ın kaptanlığını yapan John Greig, ”Birisinin bir futbol maçına gitmesi ve bir daha geri gelmemesi korkunç bir şey” diye nitelendiriyordu yaşanılan faciayı.

Daha sonraki çalışmalar stadın görünümünü Westfalen Stadyumu baz alınarak dikdörtgen şeklinde olmasını sağlamıştır. 1978-1979 yıllarında Bovril Stand’ın orijinalliğine dokunulmayarak tüm tribünler baştan yapıldı. Bu tribüne ek olarak Batı Standı ve 1981 yılında yeni tribünler eklenerek, bu tribünlere “Govan Stand” ve “Copland Road Stand” isimleri verildi. 90’lı yıllarda Ibrox Stadı daha da geliştirilmiştir. Tribünlerin arasında kalan her iki boş köşelere iki tane Jumbotron ekran ile kaplandı. Yenileme çalışmaları 1997 yılında tamamlandıktan sonra stadın ismi Ibrox Park yerine “Ibrox Stadyumu” olarak değiştirildi. Kapasitesi de 50.987 koltuklu kapasiteye düşürüldü. 2006 yılında Govan Standı’nın üst kademesi yenilendi. Main Stand’ın ismi ise ölümünün 50. yıldönümü anısına, 2006 yılının Eylül ayında Rangers kulübüne 34 yıl menajerlik yapmış efsanevi isim olan “Bill Struth” Main Stand olarak değiştirildi.

Glasgow Rangers ekibinin kullandığı futbol arenası tarihi yönden değerlerini hala korumaktadır. Temel inşası geçmişten kalan izlerini taşımaktadır. Temel görünüm öğelerine (çatı, basma bölümler, giriş çıkış kapıları vs.) restorasyon çalışmalarında dokunulmamıştır. Stadın dış görünümünün etkileyici kırmızı tuğla ile harmanlaşmış olması tarihsel karakterini bozulmadan ortaya koyduğunu kanıtlamıştır.

UEFA’nın beş yıldızlı statları arasında yer alan Ibrox, King George V Birinci Dünya Savaşı’nda gösterdiği çabalardan ötürü Rangers kulübüne teşekkür etmek maksadıyla 1917 yılında Ibrox Park’ı ziyaret etti. Oğlu Kral George VI ise Ibrox’ta bir konuşma yaparak 1938 yılında Empire Sergisi’ni açtı. Bu konuşma Colin Firth’in oynadığı “Kral’ın Konuşması” adlı filmine de konu oldu.Ayrıca Frank Sinatra (1990), Rod Stewart (1995), Elton John ve Billy Joel (1998) Ibrox Stadı’nda konser vermişlerdir.

Glasgow Rangers taraftarlarına Ibrox Hunları denilmesinin özel bir hikâyesi vardır. Celtic tribünleri Glasgow Rangers taraftarlarına “Huns” yani “Hunlar” şeklinde sataşırlar ve Rangers taraftarları bunu pek hoş karşılamazlar. Bunun Türk tarihindeki Attila’nın Hun Devleti ile hiçbir alakası yok.

“Huns” kelimesinin karşılığı ise Almanya’da ve asıl olarak “Hanoverian” kelimesinden kaynaklanıyor. 1600’lü yılların sonunda Almanya’nın Hannover kentinden çıkma “House of Hanover” isimli hanedanın ilk üyelerinden George, Duke of Brunswick-Lüneburg İngiliz monarşisinde önemli bir konuma geliyor ve torunu I. George 1708’de hanedanın prensi konumuna yükseldikten sonra 1714’te İngiliz tahtına oturuyor. Böylece hanedan 200 yıl boyunca Birleşik Krallığa hüküm sürüyor ki Kraliçe Victoria bu hanedanın son temsilcisi oluyor. Hanedan protestan mezhebinin bir üyesi. Dolayısıyla da krallığa yakın olarak bilinen Rangers kulübüne ve taraftarlarına tahttaki Anglo Sakson-Alman etkisi ve Protestan Hanover mezhebi sebebiyle “Hanoverian” kelimesinden üretilmiş “Huns” şeklinde bir yakıştırma yapılıyor. Olayın kısaca hikâyesi bu. Son yıllarda Rangers-Celtic derbisinde Rangers’lı taraftarların bazı taşkınlıkları sebebiyle “barbarlık” kelimesiyle özdeşleştirilmişlerdir.  Attila’nın Hun Devleti’nden “Huns” kelimesinin üretildiği ise bir şehir efsanesi ve yanlış bilgiden ibarettir. Ayrıca Gal dilinde de “huns” kelimesi argo dilindeki bir küfür. Dolayısıyla “Huns” ifadesi Rangers tribünlerinin pek sevmediği ve İskoçya’da onlara karşı kullanılmasının genel olarak da hoş karşılanmadığı bir sözdür.

Ibrox 2 Ibrox 3 OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA Ibrox 4

Celtic Park

Kullanan Takım: Celtic FC

Yapım Tarihi: 13 Ağustos 1892

Kapasite:  60.355

Boyutları: 105 x 69

Şüphesiz dünyanın en güzel tribünlerinden biri Glasgow’un Katoliklerine ait. Bugün yeşille beyazın süslediği Celtic Park, tam 120 yıl önce futbola merhaba demişti. Celtic Park, Glasgow şehrinin Parkhead bölgesinde yer alan bir futbol stadyumudur. Celtic taraftarları arasında Paradise (Türkçe anlamı cennet) diye hitap edilir.

1892 yılında Long Island olarak bilinen banliyöde George Thomson tarafından arazi topraklarının yaklaşık yedi dönümlük kısmı 9000 ABD Doları ödenerek satın alındı. Laurel Hill denilen parselin üzerine bir spor kompleksi olarak inşa edildi. Celtic Park 20. yüzyılın ilk iki yılında genelde İrlandalı ve Amerikan eğitmenlerin oluşturduğu Athletic Club tarafından eğitilen dünya standartları üzerinde olan sporcuların antrenman tesisleri olarak kullandıkları yer olarak tarihe geçiyordu. Sporcular bu çalışmanın ürünü olarak 1904 Saint Louis Yaz Olimpiyat Oyunları’nda ABD Olimpiyat Takımı adına atletizm dalında 50’den fazla madalya kazanmayı başarıyordu. Ayrıca 1900’lü yılların başında Celtic Park binlerce İrlandalı göçmene ev sahipliği yapmıştı. Parkhead bölgesine konuşlanan bir avuç İrlandalı kendi ülkelerinde Belfast şehrinde aynı isimli bir stat inşa etmekten de geri kalmamışlardır.(Belfast Celtic takımına ait Celtic Park Stadı. Yapım Yılı: 1901 Yıkım Yılı: 1980)

Altı aydan az bir sürede inşa edilen stadyumun yapımına, gönüllü işçilerin katılımıyla zamanın yüksek standartlara uyan bir stadyum yapılmıştı. Stadyumun üç tarafı da teras ile kaplanıyordu ve hakem odası, ofis, soyunma odaları ve yıkanma ve tuvalet tesisleri bulunan modern bir görünüm kazanıyordu. Beklenen an 13 Ağustos 1892 yılında gerçekleşti. Celtic-Renton takımları arasında oynanan ve ev sahibi takımın 4-3’lük zaferi ile sonuçlanan maç ile açılışını yaptı. Stadyum, başlangıçta oval şekilli bisiklet parkuru, Janefield Caddesi tarafına bakan ahşap bir tribünden oluşuyordu. Altı yıl sonra yani 1898 yılında stadın diğer kısımlarına yeni büyük tribünler inşa edilmiştir. Çift katlı görünümünü günümüze kadar koruyan Celtic Park, o zamanlar 50.000’den fazla kişiye ev sahipliği yapmıştır. 1904 yılında Janefield Caddesi’ne bakan ahşap tribün talihsiz bir kaza sonucunda yandığı için yerine “Hayshed” adı verilen kapalı tribün yapılmıştır.

Celtic Park kayıtlara geçen ilk rekor gişe hâsılatını 1894 yılında İngiliz İşçileri Şampiyonası’nda İskoçya-İngiltere arasında oynanan maçta elde etmiştir. Bu maça 45.107 kişilik bir katılım sağlanmıştır. 1927 yılında tribünlerin bir kısmı çıkan yangında kül olmuştur ve dönemin mimarları olan Duncan ve Kerr isimli şahıslar tarafından tasarlanmış tek katmanlı kapalı tribün tasarlanmıştır. 35.000 pounda mal olan ve 4.800 koltuklu yeni tribün Ibrox Stadı’nın kapalı tribününe göre daha küçük ama daha gösterişli bir yapı haline gelmişti. Celtic Park’ta rekor katılım 1938 yılının başında Rangers ile oynanan Old Firm derbisinde sağlanmıştır. 83.500 kişinin izlediği maç rekor anlamına geliyordu.

1957 ve 1971 yılları arasında Jock Stein yönetimi altında elde edilen sportif başarılardan dolayı önemli iyileştirmeler yapılmıştır. 1959 yılında projektörler batı tribün olarak adlandırılan “Kelt End” tribün üzerine inşa edilerek 12 Ekim tarihinde “Kurtlar” lakaplı Wolves takımına karşı gece maçlarının ilk denemesi yapılmıştır. Ayrıca 1966 yılında stadın kuzey tarafında konuşlanan günümüzde fanatik Celtic taraftarlarının yer aldığı “Jungle” tribünü de ilave edilmiştir.

1971 yılında Ibrox Stadı’nda yaşanan felaketlerden sonra Celtic Park’ın kapasitesinin düşürülmesi gerektiği konuşuluyordu. Ancak yönetim bu fikre sıcak bakmayıp güvenlik gerekçelerini sağladığı takdirde kapasiteyi arttırabilme umudunu yüksek tutuyorlardı. 1975 yılında alınan bir karar gereği, stadın kapasitesi 60 bin kişi üzerine çıkartılıyordu.

1990’lı yılların başında Celtic kulübünün yaşadığı mali kriz camianın belini büküyordu. Hatta 1993 İskoçya Kupası final maçı Glasgow Rangers ve Aberdeen arasında Celtic Park’ta oynanacak olması Celtic taraftarlarını çileden çıkarıyordu. Bunun anlamı ezeli rakiplerinin efsane tribünleri “Jungle” da takımlarını destekleyecek olmalarıydı. Bunun üzerine finalden birkaç gün önce taraftar baskısı yüzünden Manchester United ile hazırlık maçı bile ayarlanmıştı. Amaç Celtic taraftarının üst düzey bir maçta, oynayacakları mücadele hazırlık maksatlı olsa bile yapacakları görsel şov ile kupa finalinde ezeli rakiplerin kendi mabetlerinde yapacakları gösteriyi gölgede bıraktırmaktı. Bunu da kısmen başarmışlardır.

1993-94 sezonunda kulüp finansman bularak Celtic Park’ı yeniden yapılandırma ve iyileştirme çalışmalarına başlar. Hatta fanatik taraftarların istila ettiği “Jungle” tribünü de taraftarların beğenecekleri tarzda yeniden düzenlediler. Sırf bu yüzden Celtic kulübü o sezon maçlarını Hampden Park’ta oynamıştır. Üç aşamalı olarak düzenlenen Hutter Jennings Titchmarsh tarafından tasarlanmış ve Miller İnşaat tarafından yapılandırılmıştır. 60.355 kişilik kapasite ile son şeklini alan Celtic Park 5 Ağustos 1995 yılında Newcastle United ile oynanan dostluk maçı ile sevdiklerinin huzuruna çıkmış oldu.

UEFA’nın beş yıldızlı statlarından biri olan Celtic Park, 20 kez İskoçya Milli Takımı’na ev sahipliği yapmıştır. Bu istatistik İskoçya’nın resmi stadı Hampden Park dışında en fazla maç oynadığı stadyum olmuştur. Celtic Park, Kim (1976), Bryan Adams (1992), Prince (1992) ve U2 (1993) gibi ünlü isim ve gruplar tarafından konser maksadıyla kullanılmıştır. Celtic Park Arsenal’in ev sahipliği yaptığı Emirates Stadı ile beraber Wembley, Millennium, Twickenham, Old Trafford ve Murrayfield’dan sonra Ada’nın en büyük altıncı stadı konumundadır.

Celtic Park’ın imarı ile ilgili dönemin bir gazetecisi tarafından ‘mezarlıktan cennete taşınmak’ olarak özetlenmişti. Zaten taraftarlar arasında bu güzel mabede müthiş bir sahiplenme duygusu olduğundan; bir asrı aşkın süredir sevenleri tarafından cennet olarak anılıyor. Tabii söylemeye gerek yok; ambiyansı özellikle ezeli rakipleri Glasgow Rangers maçlarında cehenneme çalıyor. Fakat Katoliklerin ezeli rakiplerinin mali gerekçelerle alt liglere yollandığı hatırlanınca sanki o tribünlere ayrı bir hüzün çöküyor…

Celtic Park 1 Celtic Park 3 Celtic Park 7 Celtic Park 6 Celtic Park 10