La Maladière

Kullanan Takım : Neuchâtel Xamax

Yapım Yılı: 6 Eylül 1924

Kapasite: 11.998

Boyutlar: 105 x 65

 

Türk futbol tarihinde unutulmaz bir yere sahiptir Neuchâtel Xamax. Nasıl olmasın ki? Evinde, Stade de la Maladière’de 3-0 yendiğin rakibine deplasmanda 5-0 yenilip eleniyorsun.

Bir eylül günü futbol dünyasına merhaba diyen stadyum ismini ortaçağda cüzzamlı hastaların bakım merkezi olan Maladière’den almıştır. O devirlerde hastaneler şehir dışlarına yapılıyordu.

Yıllar yılı herhangi bir yenileme çalışması görmeyen stat 2005 yılında büyük bir yenileme işlemi görmüştür. 2007 yılında biten çalışmaların ardından stadyum daha modern bir hal almıştır. 18 Şubat 2007’de yapılan açılışın ardından FC La Chaux-de-Fonds ile yapılan karşılaşmayı Neuchâtel Xamax 3-2 kazanmıştır.

Stade de la Maladière klasik İngiliz statlarına benzemektedir. Dört tribününün de üstü kapalı olmakla beraber çatı kısımları dalgalı bir biçimde tasarlanmıştır. Ayrıca doğu tribünü de diğer üç tribünden büyüktür. Kapasite olarak değil de stadyumda bulunan mağazaların en büyükleri de bu tribünün altında bulunmaktadır. Dört büyük direkle üzerinde bulunan ışıklarla aydınlatması yapılmaktadır.

Stadyum uzun yıllardır hem kulübe hem şehre diğer spor dallarında hizmet vermektedir.

La Maladière 1 La Maladière 2 La Maladière 3 Stade de la Maladière La Maladière 5

St. Jakob Stadyumu

Kullanan Takımlar: FC Basel & FC Concordia Basel

Yapım Yılı: 24 Nisan 1954

Yıkım Yılı:  13 Aralık 1998

Kapasite: 36.800

Boyutlar: –

 

 

II. Dünya Savaşı’nın ardından psikolojik, maddi ve manevi açıdan yıpranan ülkeler yaralarını sarmaya çalışırken, Avrupa’nın şirin ama altyapı bakımından gelişmişliğini büyük oranda tamamlayan İsviçre, 1954 Dünya Kupası finallerine ev sahibi ülke olacağını öğrenir öğrenmez önemli atılımlara girişmiştir. Bunun en belirgin örneği Basel kentinde 1953 yılında temeli atılan St. Jakob Stadı’dır.

24 Nisan 1954 yılında açılışını yapan stat, tarihi boyunca birbirinden önemli müsabakalara ev sahipliği yapmıştır. Stadyum, 1954 Dünya Kupası finallerinde dört kez grup maçlarına, bir kez çeyrek ve bir kez de yarı final maçına ev sahipliği yapmıştır. Grup 2’de oynanan en önemli mücadele de; bundan sonra finalde karşılaşan iki takım Macaristan ile Batı Almanya karşılaşır. Efsanevi yıldızlar Kocsis ve Puskas’ın yıldızlaştığı maçta Macarlar güçlü rakibine tarihi bir fark atarak turnuvanın gündemine oturuyordu: 8 – 3… Grup 3’te oynanan diğer bir mücadele de ise dönemin güçlü ve ekol ekiplerinden Uruguay İskoçya’yı 7 – 0’lık skorla hezimete uğratır. Gollü maçların bir sonra ki durağı Grup 4’te İngiltere ile Belçika arasındaydı. Son dakikaya 3 – 3’lük berabere giren iki ekipten İngiltere dakikalar 91’i gösterirken bir Bolton Wanderers efsanesi olan Nat Lofthouse ile öne geçse de; maç tam bitti bitiyor derken Dickinson’ın kendi kalesine atmış olduğu gol skoru belirliyordu: 4 – 4… Bu grupta oynanılan son maç ise bir üst tura yükselecek takımı belirleyen İsviçre – İtalya maçı olmuştur. Seyirci desteğini arkasına alan İsviçre Gök-Mavilileri sahadan silerek çeyrek finale yükselmeyi başarır: 4 – 1…

Çeyrek finalde tek maçın oynandığı stadyum da; Uruguay ile İngiltere karşı karşıya gelir. Baştan sona üstün oynayan Uruguay 4 – 2 galip gelerek yarı finale yükselmeyi başarır. Yarı final maçında ise; iki dost ülkeden Almanya Avusturya’yı 6 – 1 gibi farklı bir skorla devirerek finalde Macaristan’ın rakibi olur.

Dünya Kupası’nı başarıyla atlatan ve birçok önemli anıyı hafızalara kazıyan St. Jakob Stadyumu uluslar arası organizasyonlarına Kupa Galipleri Kupası finalleriyle devam etmiştir. 1969 yılında ev sahipliği yaptığı ilk finalde Slovan Bratislava ile Barcelona kozlarını paylaşır. Finale kadar gelmesi mucize olan dönemin Çekoslovakya temsilcisi dünyaca ünlü Barcelona’yı 3 – 2 yenerek tarihinde ilk defa kupaya uzanmayı başarır. Bu finalden 6 yıl sonra ikinci kez bu kupanın finaline ev sahipliği yapar St Jakob Stadyumu. 70’li yılların ekol takımı Dinamo Kiev SSCB dağılmadan önce Viktor Kolotov ve Oleg Blokhin gibi isimlerle vitrine çıkmayı başarmıştır. 1975 yılında Dinamo Kiev Macar ekolü Ferencvaros’u 3 – 0 yenerek kupayı müzesine götürmüştür. 1979 yılında bir kez daha Kupa Galipleri Kupası finaline ev sahipliği yapan stat, ikinci kez FC Barcelona’yı ağırlamaktan gurur duyuyordu. 10 sene önce bu stat da kupayı kaybeden Katalanlar aynı kaderi yaşamak istemiyorlardı. Karşısında bu kez Alman Fortuna Düsseldorf vardı. Normal süresi 2 – 2 biten mücadele de İspanyol ekip acaba yine mi kupa elden gidiyor derken uzatmalarda göstermiş oldukları reaksiyonla rakibini saf dışı bırakarak ve maçı da 4 – 3 kazanarak kupaya uzanıveriyordu. 1984 yılında bu kupa finaline 4’üncü ve son kez ev sahipliği yapan stadyum, Juventus – Porto mücadelesine sahne oluyordu. İtalyanlar Vignola ve Boniek’in golleriyle kupaya uzanırken, Porto ise Antonio Sousa’nın karşılık vermiş olduğu gol teselliden başka bir anlama gelmiyordu: 2 – 1…

FC Basel ve FC Concordia Basel takımlarının maçlarına ev sahipliği yapan stadyum, Basel taraftarları tarafından “Joggeli” lakabına layık görülmüştür. 31 Ağustos 1987 tarihinde St. Jakob Stadyumu’nda gerçekleştirilmesi planlanan dünyaca ünlü pop yıldızı Madonna’nın konseri için afişler basılmış, ancak İsviçre konser organizatörü ile Madonna arasında maddi açıdan müzakerelerin başarısız sonuçlanmasıyla konser iptal edilmiştir. Güzel yıldız aynı tarihte düzenleyeceği konseri İsviçre yerine Fransa’da gerçekleştirmiştir.

1954 Dünya Kupası’nın efsanevi statları arasında yer alan St. Jakob Stadyumu, FC Basel kulüp yöneticilerinin almış olduğu kararla 13 Aralık 1998 tarihinde yıkılmış yerine dört dörtlük bir şaheser niteliğinde olan St. Jakob Park yapılmıştır.

St. Jakob Stadyumu 1 St. Jakob Stadyumu 2 St. Jakob Stadyumu 3 St. Jakob Stadyumu 4 Soccer - World Cup Switzerland 1954 - Pool Four - Belgium v England

Wankdorfstadion

Kullanan Takım: BSC Young Boys

Yapım Yılı: 18 Ekim 1925

Kapanış Yılı: 7 Temmuz 2001

Yıkım Yılı: 3 Ağustos 2001

Kapasite: 64.000

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Futbol güzeldir… Bu güzel oyunu popüleştiren ise futbolun mabedi olan stadyumlardır. Bir de üstüne tarihin tozlu sayfalarına iz bırakacak kadar önemli turnuvaların finallerine imza atmışlardır. Ama günümüzde kulüpler modern statlara rağbet edince bu mabetler de tarihe karışmıştır. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri İsviçre’nin başkenti Bern’de inşa edilmiş Wankdorfstadion’dur.

Dönemin ekonomisi açısından toparlanmış Avrupa’nın en güzide ülkelerinden İsviçre’de yedi aylık inşaat döneminin ardından 1925 yılında açılışını yapmıştır. Bu sahada oynanılan ilk maç 8 Kasım 1925 tarihinde gerçekleşmiştir. 18.000 seyircinin izlediği maçta İsviçre (2 – 0) Avusturya karşı karşıya gelmiştir. Başlangıçta 22.000 kişilik kapasiteli olan stadyum 1.200 koltuklu olarak tasarlanmıştır.   1933 – 1939 yılları arasında stadyumun kapasitesi yavaş yavaş arttırılmaya başlanmıştır. Çalışmalar sonucunda mevcut kapasite 42.000 kişiye yükseltilmiş, stadın yanına ek antrenman sahası yapılmış ve tribünler de baştan aşağı yenilenmiştir. II. Dünya Savaşı’nın ardından büyük zarar gören stadyum yer yer yıkılsa da 1954 Dünya Kupası finalleri için yeniden yapılmıştır. Turnuva ile özdeşleşen stadyum finallere bomba gibi girmeye hazırlanıyordu. Dünya’yı bu stada hayran bırakmak isteyen yetkililer işi sıkı tutup, stadyumun kapasitesini 64.000 kişilik olarak belirlemişlerdir. (8.000 koltuklu, 56.000 ayakta)

Wankdorfstadion Dünya Kupası finallerinde üç kez grup maçlarına, bir kez çeyrek final ve unutulmaz final maçına ev sahipliği yapmıştır. Grup maçlarının ilkinde, Dünya Kupası’na ilk kez katılan Türk Milli Takımımız kupanın favorisi Batı Almanya ile karşılaşır. Maçın başında Galatasaray’ın önemli golcülerinden Suat Mamat Türkiye’yi öne geçirse de, Schäfer, Klodt, Ottmar Walter ve Alman efsanelerinden Max Morlock’un golleriyle Batı Almanya sahadan 4 – 1 galip ayrılmıştır. Grup 3’te oynanan maçta ise, Uruguay (2 – 0) Çekoslavakya’yı mağlup etmiştir. Grup 4’te bu sahada oynanılan son grup maçında İngiltere ile ev sahibi İsviçre karşılaşmıştır. İngilizler mücadeleyi 2 – 0 kazanarak rakibinin play-off oynamasına ve kendisinin de lider olarak çeyrek finale çıkmasına neden olmuştur.

Wankdorf Stadı’nda bir kez çeyrek final mücadelesi yaşanmıştır. Dünya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi takımı olan Brezilya dönemin en popüler en acımasız takımlarından biri olan Macaristan ile karşılaşır. Sonucu merakla beklenen maçta Macarlar rahat bir futbol ve bulmuş oldukları erken gollerle Sambacıları evine beklenmedik bir şekilde göndermeyi başarmıştır: 2 – 4…

Final ise tarihin unutulmaz sayfalarında kendine yer bulmuştur. Tarihe Bern Mucizesi olarak geçen finalde favori Batı Almanya ile finale kadar önüne geleni dağıtan ve tarihinin en önemli oyuncularına sahip Macaristan karşı karşıya gelmiştir. Grup maçında da karşı karşıya gelen iki takımın mücadelesinde Macarlar rakibini 8 – 3 geçerek tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmıştır. Maç öncesi bunun güveniyle çıkan Macarlar hem bu maçın skoruna hem de Puskas, Czibor ve Kocsis’in varlığına güveniyorlardı. 64.000 kişinin izlediği maça fırtına gibi başlayan Macaristan, sakat sakat oynayan kaptan Puskas ve Czibor’un atmış olduğu gollerle henüz 8’inci dakika da 2 – 0 öne geçiyordu. Herkes Almanların yine hezimete uğrayacağını düşünürken 10’uncu dakika da Morlock farkı bire indirmiş, Helmut Rahn ise durumu 2 – 2’ye getirerek ilk yarının skorunu tayin etmiştir. İkinci yarıya da hırs ve azimle başlayan Macarlar Almanların kalesini abluka altına almış ama tabelayı değiştirecek skoru bulamamıştır. Maçın bitimine 6 dakika kala Rahn bir kez daha sahneye çıkarak favori oldukları turnuva da beklenmedik (!) bir zafer yaşayarak kupaya uzanmışlardır: 2 – 3Bu kupa II. Dünya Savaşı’ndan büyük zararla çıkmış ve 1950 FIFA Dünya Kupası finallerine katılamayıp yaralarını henüz saramamış Batı Almanya için büyük bir moral kaynağı olmuştur. Günümüzde bu unutulmaz maçın saatli skor tabelası orijinal haliyle Bern meydanında sergilenmektedir.

Wankdorfstadion 1961 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası finaline ev sahipliği yapmıştır. Finalde Benfica ile Barcelona karşılaşmış, Portekiz ekibi rakibini 3 – 2 yenerek kupaya uzanmasını bilmiştir. Bu maçı ilginç kılan unsur ise, 7 yıl önce Macaristan formasıyla kupayı kaybeden Czibor ve Kocsis’in bu kez de Barcelona formasıyla bir büyük kupayı daha kazanamamış olmalarıdır. Hatta iki isim İspanyol devinin attığı iki golün altına imzalarını atmış olsalar bile. Stadyum, 1988 – 89 sezonunda bu kez Kupa Galipleri Kupası finalinde boy gösterir. Kaderin cilvesi midir bilinmez ama Katalanlar bir kez daha finalde hüzün yaşadıkları yerdeydiler. Bu sefer rakip İtalyan Sampdoria idi. Rakibini baştan sona sürklase etmeyi başaran Johan Cruyff önderliğinde Barcelona, Salinas ve Lopez Rekarte’nin golleriyle Avrupa’nın en büyük 2’nci kupasını müzesine götürmeyi başarmıştır.

2001 yılında BSC Young Boys kulübü Wankdorfstadion’un yıkılmasına ve yerine modern ve yeni stat Stade de Suisse’in yapılmasına karar verir. Önemli ve unutulmaz maçların önemli adresi olan Wankdorfstadion son maçına 7 Temmuz 2001 yılında şahit olmuştur. İsviçre Süper Ligi’nde Young Boys (1 – 1)  Lugano arasında oynanılan maç seyircilere hüzünlü dakikalar yaşatmıştır. 3 Ağustos 2001 tarihinde ise yeni stadın hemen yapılması için dünyada nadir görülen bir sistemle patlatılarak birçok anının tarih olmasına neden olunmuştur. Stattan arta kalan tek unsur Stade de Suisse’de yapılan “Wankdorf Jam” müzesinin isminde yer almasıdır.

Wankdorfstadion 8 Wankdorfstadion 10 Wankdorfstadion 11 RFA-HONGRIE (3-2) Wankdorfstadion 3

St. Jakob Park

Kullanan Takım: FC Basel

Yapım Yılı: 15 Mart 2001

Kapasite: 38.512

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Son dönemde Avrupa futbolunda büyük bir çıkış yakalayan 119 yıllık FC Basel kulübünün mabedi de ülke futbolu için güzel bir imaj tuttururken yakın zamanda inşa edilmesine rağmen birkaç önemli organizasyona ev sahipliği yapmıştır.

“Joggeli” lakaplı eski mekânları St. Jakob Stadyumu’nun yıkılmasından sonra 13 Aralık 1998 tarihinde yeni stadyumun inşaat çalışmaları başlamıştır. Yaklaşık 3 senelik bir çalışmanın ardından stadyumun maliyeti 220 milyon İsviçre Frank’ına mal olmuştur. Bu maliyeti karşılayan şirket ise stadyumun asıl sahibi olan İsviçreli Genossenschaft S.J.P grubudur.

St. Jakob Park, 15 Mart 2001 yılında FC Basel-FC Zürih arasında oynanılan maçla resmi olarak açılışını yapmıştır. Stadyum A, B, C ve D olarak dört bloğa ayrılır ve her bir blok, tamamen stadyum tarafındadır. Stadyumun üç farklı katında 32 tane mağaza vardır. Ayrıca Restaurant UNO ve Hattrick Sports Bar adında iki tane de bar-restoranı bulunmaktadır. Ayrıca, stadyum iki farklı katta toplamda 680 araçlık bir otoparka sahiptir.

2005-06 sezonunda ezeli rakipler Basel-Zürih arasında oynanılan maçta istenmeyen olaylar yaşanmış ve yaşanılan olaylar tarihe adını kara bir şekilde yazdırmıştır. Sezonun son maçı St. Jakob Park’taydı. İki takım şampiyonluk yolunda kıyasıya mücadele etmişler ve düğümü son maça bırakmışlardı. FC Basel takımına şampiyon olabilmesi için 1 puan yeterken rakip takım Zürih’in ise kazanması gerekiyordu. Maç 90 dakika boyunca 1-1 devam etmiş ve Basel taraftarları şampiyonluğu kendi içlerinde kutlamaya başlamışlardı bile. Ancak 90+3’te yakından tanıdığımız Zürih’li Iulian Filipescu takımına kazandırdığı golle şampiyonluğu FC Zürih takımına armağan ediyordu. İşte bütün kıvılcım bu golden sonra oluşmaya başladı. Maçın bitiminden kısa bir süre sonra deliye dönen Basel takımının taraftarları sahaya inerek Zürih’li futbolculara saldırmaya başlamışlardır. Golü atan Filipescu da bundan nasibini almış defalarca saldırıya uğramıştır. Olaylar maç bitiminden gece yarılarına kadar sürmüş, taraftarlar ile polis arasında çatışmalar yaşanmıştır. Bu olaylar kayıtlara 2006 Basel Holigan Olayları olarak geçmiştir.

St. Jakob Park uluslar arası arenada en önemli sınavını EURO 2008 finalleri için vermiştir. Avusturya-İsviçre’nin ortaklaşa düzenlediği Avrupa Şampiyonası için bir takım yenileme çalışmaları yapılmıştır. Potansiyel olarak 60 bine kadar kapasitesi bulunan stadyumun finaller için kapasitesi 42.500’e çıkartılmıştır. Stadyum, turnuva boyunca üç kez grup maçlarına, iki kez çeyrek final ve bir kez de yarı final müsabakalarına ev sahipliği yapmıştır.

St.Jakob Park, Milli Takımımızın da yer aldığı grubun açılış maçında ev sahibi İsviçre tahmin edildiği gibi güçlü rakibi Çek Cumhuriyeti’ne boyun eğiyordu: 0 – 1… İkinci maçta ise, Türkiye için ya tamam ya devam niteliğindeki mücadele de İsviçre ve Türkiye karşı karşıya gelmişlerdir. Yoğun yağış altında oynanan ve sahanın birçok yerinde su birikintisi oluşan maçta; güzel bir geri dönüş yapan Milli Takım uzatma dakikalarında Arda Turan’ın atmış olduğu golle mucizenin başlangıcını yapmış ve mücadeleyi 1 – 2 kazanmayı başarmıştır. Grup maçlarında son mücadele ise, ülke halkına galibiyetle veda etmek isteyen İsviçre, gruptan çıkmayı garantileyen güçlü rakibi Portekiz’i 2 – 0 devirmeyi başarıyordu.

Çeyrek final mücadelelerinde ise müthiş maçlar futbolseverlerin beğenisine sunulmuştur. İlk mücadele de Portekiz (2 – 3) Almanya karşılaşmıştır. Rakibini deviren Almanlar böylece 2000 Avrupa Şampiyonası’nda yenildiği rakibinden rövanşı almayı başarmıştır. İkinci çeyrek final maçında ise, gruplarda müthiş bir reaksiyon gösteren Hollanda ile Rusya karşılaşmıştır. Oynadığı futbolla kupanın favorisi olan Portakallara bir sürpriz vardı. Uzatma dakikalarında rakibini sürklase eden Ruslar Hollandalı teknik adam Guus Hiddink önderliğinde adını yarı finale yazdırıyorlardı: 1 – 3… Yarı finalde ise mucize galibiyetlere imza atan Türk Milli Takımı Almanya ile karşılaşıyordu. Sakatlıklardan dolayı birçok as oyuncusundan mahrum kalan Türkiye İmparator Fatih Terim komutasında finale kalmak istiyorlardı. Yaklaşık 40 bin seyircinin takip ettiği mücadele de aslanlar gibi oynayan Türkiye 90’ıncı dakikada Phillip Lahm’ın attığı golle finalin eşiğinden dönüyordu: 3 – 2…

Stadyumun en önemli özelliklerinden biri de Herzog & de Meuron (Allianz Arena’nın tasarımcısı olan) tarafından yapılan tasarımdır. Özellikle geceleyin stadyumun dış cephesinin renklendirilmiş olması tasarımın en önemli esprisidir.

İsviçre’nin en büyük stadyumu olan St. Jakob Park, UEFA tarafından 4 yıldızlı stat kategorisinde gösterilmiştir.

St. Jakob Park 1 St. Jakob Park 6 St. Jakob Park 9 FUSSBALL, UEFA EURO 2008, EM 08, EM08, EUROPAMEISTERSCHAFT, EURO08, STADION BASEL, EM, St. Jakob Park 11

Stade de Suisse

Kullanan Takım: BSC Young Boys

Yapım Yılı: 30 Temmuz 2005

Kapasite: 32.000

Boyutlar: 105 x 68

 

Stade de Suisse, İsviçre’nin başkenti Bern’de bulunan, tarihi Wankdorfstadion’un yıkılıp yerine yapılan, UEFA’nın elit kategoriye almış olduğu futbol stadyumudur.

Yapımına 2003 yılında başlanan stadyumun inşaatı yaklaşık iki yıl sürdükten sonra; 30 Temmuz 2005 günü stadın ev sahibi ekibi Young Boys ile Olimpik Marsilya takımları arasında oynanılan maç ile açıldı. Maçı 2 – 3 kazanan Fransız ekibi olurken, karşılaşmayı 14.000 biletli seyirci tribünden takip etmiştir. Normalde kapasitesi 32.000 olan stadyumun bu maçta kulüp yönetiminin aldığı “altyapı testi” uygulamasıyla açılış maçı şölen yerine sessiz sedasız bir havayla gerçekleşmiştir. Şehir merkezine iki kilometre uzaklıkta olan stadyum, İsviçre de St.Jakob Park’tan sonra en büyük ikinci stat konumundadır. Stadyumun tasarımı mimar Marazzi Generalunternehmung tarafından yapılmıştır. Stadın yapımında 100.000 metreküpten fazla beton kullanılmıştır. Stat bu özelliği ile ünlü Eyfel Kulesi ağırlığında olduğu söylenmektedir.

Stadın ismi Stade de Suisse olsa da şehir halkı arasında Wankdorf olarak çağrıştırılır. Çünkü ülkede bu ismin kullanılması stadyuma ulusal bir kimlik kazandırdığı düşünülmektedir. Hatta Young Boys takımının fanatik taraftarları günümüzde “Wankdorf” kelimesini sürekli telaffuz ederler. Stade de Suisse kuruluşunun ilk yıllarında uluslar arası arenada hiçbir karşılaşmaya ev sahipliği yapmadığından dolayı sahanın zeminini suni çim olarak kullanmıştır. Yalnız EURO 2008 finallerinin İsviçre ayağında finallere ev sahipliği yapacak statlardan biri olduğu açıklanınca federasyon suni çimi sadece şampiyona için doğal çime değiştirme kararını almıştır.

Stadyum EURO 2008 finallerinde üç kez grup maçlarına ev sahipliği yapmıştır. C Grubu’nda bir diğer adı ölüm grubunda turnuvanın en iyi maçları bu stadyum da oynanmıştır. Başkent Bern ömrü boyunca böyle bir futbol ziyafeti yaşamamıştı. Portakalların müthiş gösterisine tanık olan taraftarlar Hollanda’nın üst düzey performansıyla adeta mest oluyorlardı. Önce Hollanda (3 – 0) İtalya maçı ile açılışını yapan stadyum Van Nistelrooy ve Wesley Sneijder’in muhteşem oyunu ve golleriyle İtalyanları sahadan silmeyi başarıyorlardı. Hollanda ikinci maçında kupanın favorilerinden Fransa’yı ezip geçiyordu. 30.777 biletli taraftar Portakalların galibiyetiyle zafer sarhoşu oluyordu: 4 – 1…
Her kupaya damgasını vuran ve dünya futboluna sunmuş olduğu yıldızlarıyla bilinen Hollanda son maçında formalite açısından sahadaydı. Van der Sarr, Van Bronckhorst, Van Der Vaart, Sneijder, Van Nistelrooy, Robben, Van Persie, Kuyt ve Klass-Jun Huntelaar gibi isimleriyle şimdiden kupanın favorisi olan Hollanda Romanya’yı 2 – 0 mağlup ederek 9 puanla gruptan birinci olarak çıkmayı başarıyordu.

Spor müsabakaları için yapılan statları binlerce kişi doldurmaktadır. Bu büyüklükteki yapıların enerji tüketimleri çok fazladır. Günümüzde bu doğrultuda kendi enerjisini kendisi üreten stadyumlar yapılmaktadır. Bunlardan biri de Stade de Suisse stadyumudur. Stadyumun üstüne 2005 yılında 7000 kWh değerinde güneş paneli yerleştirilmiştir. 1.3 megawattlık entegre paneller, bu stadı dünyanın en etkileyici statlardan biri yapmaktadır. Bu güneş panelleri dizisi yılda 1.200.000 kWh elektrik üretmektedir ki buda 400 evin elektrik ihtiyacı demektir. Stade de Suisse’nin kendine özgü özelliği kırmızı koltuklardır (Ülke bayrağının renklerini temsil eder). Diğer koltuklar ise BSC Youg Boys’un renklerini simgeleyen siyah ve sarı renklerden oluşmaktadır. Koltuklar ilk olarak 20 Ocak 2005 yılında stadyuma yerleştirildi ve basına tanıtma onuru Young Boys kulübünün eski futbolcularından ve menajer Walter Eich’e verildi. Bu koltukları ilginç kılan ise; kulübün rengini oluşturan koltukların bileti satılmadığı gibi kulübün tarihine adını altın harfler ile yazdırmış isimlere tahsis edilmesidir.

Stadyum da futbol ve arada sırada oynanan buz hokeyi maçlarının yanı sıra dünya çapında birçok konser de düzenlenmiştir. Konser zamanlarında kapasitesi 45.000 olan stadyum da; Robbie Williams, Bon Jovi, Bruce Springsteen, Pink ve Red Hot Chili Peppers gibi starlar konser vermiştir.

Stade de Suisse 2005-06 sezonunda FC Tuhn takımının Şampiyonlar Ligi maçlarına ev sahipliği yapmıştır. Ev sahibi olduğu BSC Young Boys ekibi henüz bu önemli organizasyon da kendisine yer bulamamıştır. Ayrıca yapılışından bu yana zemini suni çim olan stadyum (EURO 2008 finalleri hariç), kulübe yapılan baskılardan dolayı 2011 yılının Aralık ayında zemini doğal çim olarak yenilenmiştir.

Stade de Suisse 1 purple sky Stade de Suisse 3 Stade de Suisse 4 Stade de Suisse 5

Stade de Geneve

Kullanan Takım: Servette FC

Yapım Yılı: 30 Nisan 2003

Kapasite: 30.084

Boyutlar: 105 x 68

 

Stade de Geneve,  Avrupa’nın güzide ülkelerinden biri olan İsviçre’nin Lancy bölgesinde bulunan stadyumdur. Stadyumun inşası Zschokke İnşaat tarafından 2001 yılında başlamış ve yaklaşık üç yıl içinde tamamlanmıştır. Stadyumun açılış maçı 30 Nisan 2003 tarihinde ev sahibi Servette ile Young Boys arasında oynanan maç ile yapılmıştır.

Cenevre şehrinin takımı olan Servette maçlarını bu stat da oynamaktadır. Stadın maliyeti 240 milyon avro civarındadır. 12 Kasım 2005’te İngiltere’nin 3-2 kazandığı; İngiltere-Arjantin dostluk maçı ile 4 Haziran 2006’da Brezilya’nın 4-0 kazandığı, Brezilya-Yeni Zelanda maçının oynandığı stadyumdur.

Stade de Geneve EURO 2008 finallerinde üç maça ev sahipliği yapmıştır. A Grubu’nda (milli takımımızın yer aldığı grup) birbirinden zorlu maçlar oynanmıştır. Türkiye ilk maçında bu stadyumda Portekiz’e (0 – 2) yenilmiştir. Diğer maçta Çek Cum.-Portekiz mücadelesinde (1 – 3) galip ayrılan ekip yine Portekiz oldu. Bu stat da şampiyonanın en heyecan verici maçlarından biri oynandı. Milli Takımı’mızın ‘0-2’ geriden geldiği maçta Nihat Kahveci’nin son dakikalarda topu doksana gönderip dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak kabul edilen Peter Cech’i avlaması bir yandan mucizeyi gerçekleştirirken diğer yandan ise Türkiye’ye çeyrek final vizesini getiriyordu: (3 – 2)…

Ayrıca, stadyum rugby maçlarında da kullanılmakta olup, 2006-07 Heineken Kupası’nda CS Bourgoin-Jallieu ile Munster Rugby maçının oynandığı yer olmuştur.

Stade de Geneve 1 Stitched Panorama Stade de Geneve 3 FC Servette supporters invade pitch to celebrate their team's victory after their Swiss Super League soccer match against FC Basel in Geneva Stade de Geneve 6