La Licorne

Kullanan Takım: Amiens SC

Yapım Yılı: 24 Temmuz 1999

Kapasite: 12.097

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Fransa’nın 1998 yılında kendi evinde kazandığı Dünya Şampiyonluğu’nun ardından orta çaplı ve ikinci lig düzeyinde bulunan takımlar ülkesinin kazanmış olduğu şöhretten istifade ederek stadyum konusunda birçok atılımda bulunmuşlardır. Amiens SC kulübü de bu takımların başında gelmektedir. Yıllardır Ligue 2’de asansör takım hüviyetinde olan kulüp 2014 – 15 sezonu itibariyle Fransa 3’üncü liginde mücadele etmektedir. 1999 yılında kulüp yönetimi almış olduğu karar neticesinde kulübün imajını ve çehresini tamamen değiştirecek bir projeye imza atarak yepyeni bir stat projesi geliştirmişlerdir. Aynı yıl yapılan çalışmalar neticesinde kulüp yeni stadına kavuşmuş olur. O stada verilen isim ise; Stade de la Licorne idi…

15 milyon Euro’ya mal olan stadyumun açılış mücadelesi 24 Temmuz 1999 yılında gerçekleşmiştir. Açılış maçı beklenenin aksine Amiens SC kulübü tarafından yapılmamış, Fransa Süper Kupası dolayısıyla gerçekleşmiştir. O yıl 11.858 biletli seyircinin takip ettiği mücadele de lig şampiyonu Nantes Bordeaux’u 1 – 0 geçerek kupaya uzanmıştır.

Stade de la Licorne diğer statların aksine eşi benzeri olmayan bir tasarıma sahiptir. Stadyumun çatısı üstten çevrili olmamakla beraber koltukların üstünü kapatacak şekilde tasarlanmıştır ve dört tribünün çatısı birbirinden bağımsız bir biçimde inşa edilmiştir. Bu çatılar camdan yapılmış olup, kavisli saydam bir görüntü izlenimi vermektedir. Dışarıdan bakıldığı zaman stadyumun içi rahatlıkla görülebilmektedir. Bu durum görenleri mest etmektedir. 12.097 kişi kapasitesine sahip stat, şayet Amiens kulübü Ligue 1’e yükselirse kapasitesini 20.000’e çıkartabilecek duruma sahiptir. Bunun içinde stadyumun batı tarafında bulunan tribünde tüm planlamalar yapılmıştır. Ayrıca tribünler tipik İngiliz stadyumları gibi saha zeminine yakın inşa edilerek futbol kalitesi üst seviyeye çıkartılmıştır.

Harika bir ambiyansa sahip olan Stade de la Licorne’nin en büyük şansızlığı Amiens SC kulübünün sportif başarısızlığıdır. Çok mütevazı bir bütçeye sahip olan asırlık kulüp beklenen sıçramayı yapamayınca stadyum da hem kendi toprakları içerisinde hem de Avrupa’da yeterince ün yapamamıştır.

Stade de la Licorne 4 Stade de la Licorne 8 Stade de la Licorne 9 Stade de la Licorne 11Stade de la Licorne 3

La Beaujoire

Kullanan Takım: FC Nantes

Yapım Yılı: 8 Mayıs 1984

Kapasite: 37.473

Boyutlar: 105 x 68

 

Fransız futboluna spesifik özellikleriyle damga vuran Stade de la Beaujoire Fransa’nın batısından tüm ambiyansıyla futbolseverlere ışıldamaktadır. Stadyum Fransa’da önemli bir itibara malik olan ve geçmişte kazanmış olduğu şampiyonluklarla adından sıkça bahsettiren FC Nantes kulübüne ev sahipliği yapmaktadır.

Kulüp daha önce maçlarını şehir merkezinde inşa edilmiş Stade Marcel-Saupin’de oynamış, burasının başta konfor olmak üzere birçok ihtiyacı karşılayamaması üzerine yeni bir stadyuma ihtiyaç duymuştur. Bu fikrin öncülüğünü dönemin kulüp başkanı Louis Fonteneau üstlenmiştir. Başkanın yapmış olduğu girişimler Fransa Futbol Federasyonu’na da cazip gelmiştir. 21 Haziran 1982 yılında kulüp delegelerinin onaylamasıyla yeni stadyumun şehrin kuzeydoğusunda eski işçi sınıfının oluşturduğu “Churn” denilen mahallede inşa edilmesine karar verilmiştir. Stadyumun inşası en çok Fransa Futbol Federasyonu’nu sevindirmiştir. Çünkü Fransa EURO 84 finallerine ev sahipliği yapacağından oynanacak maçlar için yeni ve modern statlara ihtiyaç duymuştur. Stadyumun tasarımı Berdje Agopyan tarafından yapılmış, 100 milyon franka mal olmuştur.

Beklenen açılış 8 Mayıs 1984 yılında gerçekleşmiştir. Açılış maçında Nantes (3 – 1) Toulon karşılaşmış, 52.923 kişi kapasiteli stadyum estetik görünümü ve modern yapısıyla otoriterlerden tam not almıştır. Stade de la Beaujoire EURO 84 finallerinde sadece iki kez grup maçına sahne olmuştur. İlk maç Fransızlar için çok önemliydi. Ev sahibi Belçika’yı 51.359 kişi önünde kendi sahasında ağırlamış, Michel Platini (3), Giresse ve Luis Fernandez’in attığı gollerle Stade de la Beaujoire tribünlerine güzel bir hediye vermiştir:   5 – 0… Diğer grupta oynanan mücadele de ise; Portekiz Romanya’yı Tamagnini Nene’nin atmış olduğu golle devirerek yarı finale adını yazdırmıştır.

1973 – 83 yılları arasında altın yıllarını yaşayan kulüp yeni stadın inşaatından sonra en önemli başarılarından birini 1995 – 96 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde gerçekleştirmiştir. Yarı finale kadar yükselmeyi başaran Kanaryalar İtalyan devi Juventus’la eşleşmişlerdir. İlk maçı deplasmanda kaybeden Nantes, rövanş maçında mabedi Stade de la Beaujoire’da ağırladığı rakibini 3 – 2 yenmiştir. Kulüp turu geçememesine rağmen stadın muazzam atmosferi Avrupa basınını uzun bir süre meşgul etmiştir.

Stade de la Beaujoire en hareketli zamanlarını 1998 yılında yaşamıştır. Fransa’nın 1998 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olması ülke insanını heyecanlandırmış, Nantes kentinin mabedi de bu büyük organizasyona ev sahipliği yapacak statlar arasında kendisini görmekten gurur duymuştur. Bu gaye ile yenileme çalışmalarının etkisinde kalan stadyum, 42.840.000 frank bedelle yenilenmiştir. En büyük değişimi kapasite de yaşayan stat, tümü koltuklu olacak şekilde 38.285 kişi kapasiteye düşürülmüştür. Ayrıca zemin iyileştirme çalışmaları, aydınlatma ve ses sisteminin geliştirilmesi, video gözetim sisteminin uygulanması ve güvenlik birimlerinin arttırılması gibi takviyeler yapılarak daha modern bir yapı haline bürünmüştür. En önemli değişiklik ise, tribünleri sahadan ayıran çitler kaldırılmıştır. Böylece taraftarların görüş konforu yükselmiş, tribünlerin sahaya olan yakınlığı artmıştır.

Stadyum 1998 Dünya Kupası finalleri boyunca beş kez grup maçlarına, bir kez de çeyrek final müsabakasına ev sahipliği yapmıştır. Grup maçlarında alınan sonuçlar şöyledir:

(A Grubu: Brezilya 3 – 0 Fas)                                  (B Grubu: Şili 1 – 1 Kamerun)

(D Grubu: İspanya 2 – 3 Nijerya)                          (F Grubu: A.B.D. 0 – 1 Yugoslavya)

(H Grubu: Japonya 0 – 1 Hırvatistan)

Çeyrek final mücadelesinde ise, dünya futboluna damga vurmuş Brezilya ile Laudrup kardeşlerin taşıdığı Danimarka karşı karşıya gelir. Efsanevi yıldız Romario’yu turnuvaya getirmeyen Sambacılar maça kötü başlarlar. Martin Jorgensen’in henüz 2’nci dakikada attığı golle yenik duruma düşen Brezilya’nın toparlanması uzun sürmemiş Bebeto ve Rivaldo’nun attığı gollerle devreyi 2 – 1’lik üstünlükle kapatmıştır. İkinci yarıya bir diğer efsane Roberto Carlos’un kendi ceza sahasında röveşata deneyerek topu uzaklaştırmak istemesi pahalıya mal olmuş ve Brian Laudrup Taffarel’i avlayarak skora denge getirmiştir. Ancak günün başarılı ismi Rivaldo bir gol daha kaydederek takımını yarı finale taşımıştır: 3 – 2…

Stade de la Beaujoire tribünleriyle ve ateşli taraftarlarıyla da adından sıkça söz etmektedir. FC Nantes kulübünün tarihe geçen başarıları ilerleyen yıllarda yerini başarısızlıklara bırakmıştır. 1995 ve 2001 yıllarında gelen şampiyonluk taraftarları sürekli beklenti içerisine sokmuştur. Birbirini takip eden yıllarda beklenen başarılar gelmeyince taraftarlar maç esnasında sahaya girip istenmeyen olaylara vesile olmuşlardır.

2012 yılı itibariyle stadyumun kapasitesi 37.473 kişiye düşürülmüştür. Fransa’da tribün kültürünün öncülerinden olan Nantes kulübü stadyumun dört tribününü de adlandırmıştır. Loire tribünü, ateşli Nantes destekçilerinin oluşturduğu tribündür. Stat açıldığından itibaren çeşitli isimlerle boy gösteren bu gruplar 1999 yılının Ocak ayında Ultra Nantes adı altında birleşmişlerdir. Günümüzde aktifliklerini hala sürdürmektedirler. 2005 yılında ise, faydalı rekabet sağlamak maksadıyla Loire tribününe karşı kurulan Erdre tribününü oluşturan Magic Canaris grubu stadyuma güzel bir hava katmaktadır. 2013 – 14 sezonuna kadar bu isimle anılan grup adını mensubu olduğu tribünle özdeşleştirerek “Kop Erdre” olarak değiştirmiştir. Jules Verne tribünü ile Oceane tribünü ise daha çok mütevazı görünümleriyle ön plana çıkmaktadırlar. Bu tribünler diğerlerine göre daha düşük dolulukta olup VIP ve aile bölümlerine sahiptir.

Stadyum 2007 yılında Rugby Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapan stadyumlar arasında olup, Genesis, Pink Floyd ve U2 gibi dünyaca ünlü müzisyenlere ev sahipliği yapmıştır.

Nantes kulübü 2013 yılı içerisinde yeni bir stadyum yapmak veya mevcut stadyumu genişletmek için ortaya bir takım fikirler atsa da; Stade de la Beaujoire’un Euro 2016 finallerinde ev sahipliği yapacak statlar arasında olmayışı bu fikriyatın rafa kalkmasına neden olmuştur. Bunun nedeni ise, UEFA’nın organizasyon ve stadyumu genişletmek için kentten fahiş masraflar istemesidir.

Stade de la Beaujoire 5 Stade de la Beaujoire 6 Stade de la Beaujoire 9 Stade de la Beaujoire 13 Stade de la Beaujoire 1

La Mosson

Kullanan Takım: Montpellier HSC

Yapım Yılı: 13 Ocak 1972

Kapasite: 32.231

Boyutlar: 105 x 68

Fransa Ligue 1 ekiplerinden, köklü bir geçmişe sahip Montpellier HSC’nin rakiplerini ağırladığı Stade de la Mosson 1972’den beri kulübe ve Fransa futboluna hizmet vermektedir.

Önceleri amatör lig maçlarının oynandığı arazi 1964 yılında hizmete girmiş ve AS Paillade takımına hizmet vermeye başlamıştı. Seyirciler, parmaklıklarla çevrili sahanın etrafında bulunan tepelerde oturarak maçları takip ediyordu. 300 kişilik kapasitesi bulunuyordu. 1974’te AS Paillade ve Montpellier Paillade Sport Club’ın birleşmesiyle oluşan Montpellier HSC ortaya çıkmış ve Stade de la Mosson’da maçlarını oynamaya başlamışlardır. O zamanlar stadyumun durumu çok kötüdür. Tribünler yetersizdir ve sahanın zemini her yağmurda bataklığa dönmektedir. Ancak kulüp başkanı gelen onlarca talebe karşın bununla ilgili bir çalışma yapmamaktadır.

1977 yılına gelindiğinde Coupe de France’da Montpellier HSC ile Olympique Marsilya karşılaşmış ve mücadeleyi ev sahibi ekip kazanmıştır. Son 16’ya kalan takım 12 Mart 1977’te büyük komşusu Nimes Olympique ile karşılaşmıştı. Bu yüzden belediye başkanı stadyumun yenilenmesi için destek sağlamıştır. Soyunma odaları ve tribünler yenilenmiş ve stat maça hazır hale gelmiştir.

1980’de ikinci lige yükselen Montpellier HSC, Michel Platini’li Saint-Étienne’ni Coupe de France çeyrek finalinde saf dışı eder ve üç yıl sonra dikkatleri çekmeyi tekrar başarır. 16.190 kişinin takip ettiği maçta “Şeytan Potası” denilen yerde taraftarlar ağların üzerine çıkarak maçı takip etmişlerdir. Kulüp yarı finalde ise AS Monaco’ya elenerek kupaya veda eder. Yeni seçilen belediye başkanı ise kulübe 30.000 kişilik stadyum sözü verir.

1981’de başlanan çalışmalarla beton tribünler inşa edilmeye başlanır. Mosson ve Heidelberg tribünleri de daha sonraki yıllarda inşa edilir. Stadyumun yeni haliyle açılışı 19 Mart 1991’de Avrupa Kupa Galipleri Kupası maçına çıkan Montpellier’in Manchester United’la karşılaştığı maç olmuştur. Maçı 22.453 kişi tribünden izlemiştir.

Stade de la Mosson 1998’de Dünya Kupası için seçilen stadyumlardan biri olmuştur. Bu yüzden başlanan çalışmalar neticesinde üç tribün tekrardan yapıldı. Kapasitesi 35.000 kişiye yükseltildi. Skorboard, medya odası, aydınlatma, ses sistemleri, drenaj, çimlendirme gibi yenilemelerle stadyum modern bir hal aldı. 130 milyon franka mal olan stadyum 4 Haziran 1997’de teslim edilmiştir.

1998 Dünya Kupası boyunca beş tane grup bir tane de son 16 maçı olmak üzere toplam altı maça sahne oldu. Fas’ın Norveç’le 2-2 berabere kaldığı maçla kupaya merhaba diyen stat Paraguay-Bulgaristan (0-0), İtalya-Kamerun (3-0), Kolombiya-Tunus (1-0), Almanya-İran (2-0) ve son olarak son 16’da Almanya-Meksika (2-1) maçlarına ev sahipliği yapmıştır.

Stadyum 50 milyon Euro’luk yenileme çalışmalarına karşın 2016’da Fransa’nın düzenleyeceği Avrupa Şampiyonası’nda yer almayacaktır.

Stadyum büyüklük bakımından Fransa’nın 10’uncu büyük stadyumudur. Koltukları kulübün rengi olan mavi-turuncu ile boyalıdır. Üç tribünün üstü kapalıdır. Kapalı tribünler iki katlı, açık olan ve maraton diye tabir edilen tribün ise üç katlıdır. Açık olan bu tribün diğerlerine nazaran daha diktir. 1997’de hizmete açılmıştır. “Tribune D’honneur” (Onur Tribünü) ismiyle çağırılmaktadır. Kale arkası tribünleri de “Ultras” grubu ile gençlerden oluşan taraftar grubunu barındırmaktadır.

1994’te düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda da boy gösteren stadyum o zamanın genç yetenekleri Zidane, Vieri, Figo, Inzaghi gibi futbolculara da ev sahipliği yapar, futbol dünyasında sahne almalarında rol oynar.

Stadyum zaman zaman Fransa Milli Takımı’na da ev sahipliği yapmıştır.

En önemli günlerini 2011-2012’de yaşamış, kazanılan Ligue 1 (Fransa Ligi) şampiyonluğu kulübün tarihinde bir ilk olmuştur.

Ayrıca, futbolun yanı sıra rugby maçları ve konserler de burada düzenlenmektedir.

Stade de la Mosson 2 Stade de la Mosson 4 Stade de la Mosson 3 Stade de la Mosson 6 Stade de la Mosson 5

Geoffroy-Guichard

Kullanan Takım: AS Saint-Étienne

Yapım Yılı: 13 Eylül 1931

Kapasite: 35.616

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Avrupa’nın aktör ülkelerinden biri olan Fransa futbol bazında İngiltere, İspanya ve Almanya gibi ülkelerin gölgesinde kalmış olsa da, 70’li yılların başından itibaren futbol dünyasına sunmuş olduğu yıldızlar ve bünyesinde bulundurduğu birkaç popüler takımla dünya futbolunda parmakla gösterilecek mühim işlere imza atmıştır.

1967 – 76 yılları arasında adından sıkça bahsettirmiş kulüp olan AS Saint-Étienne kulübü prestij bakımından Fransa futbolunda önemli bir yere sahiptir. Öyle ki kulüp 1967 – 70 ile 1974 – 76 yılları arasında kazanmış olduğu şampiyonlukların tümünü “The Cauldron” (Türkçe anlamı kazan) lakaplı Stade Geoffroy-Guichard stadında kazanmıştır.

Fransa’nın kuzeyi Carnot Le Marais bölgesinde bulunan stadyum, başlangıçta kulübün bir stadyuma ihtiyacı olduğunu öğrenen Fransa perakende kralı Casino’nun kurucusu Geoffroy Guichard tarafından 40.000 m²’lik geniş bir alan satın alınır. Daha önce çöplerin toplanma alanı olarak kullanılan mekân Geoffroy Guichard’ın çabaları sonucunda önemli başarıların kazanılacağı bir alana dönmüştür. Stadyumun inşası Geoffroy’un oğlu Pierre Guichard tarafından başlatılmış ve Saint-Etienne kulübü ile çalışmalar ortaklaşa gerçekleştirilmiştir. Bu orijinal stadyumun planları dönemin mimarları Thierry Meyer ve Michael Saidoun tarafından yapılmıştır. 1930 yılında inşaat çalışmaları başlayan mekân başlangıçta 400 metrelik bir koşu pisti ve 1.000 koltuklu tribünden oluşmuştur. Ayrıca, tribünün altında soyunma odaları, duş odası ve ofisler bulunmaktaydı. Böylece stadyum 1.800 kişilik kapasitesiyle Fransız halkının hizmetine sunulmuştur.

13 Eylül 1931 yılında ise beklenen gün geldi ve çattı. Büyük emekler harcanan stadın inşa çalışmaları bitmiş ve Fransa Kupası yarı final maçında Saint-Etienne ile Nice kulüpleri açılış maçında karşı karşıya gelmişlerdir. Maça gelen taraftarlar takımlarından final vizesi beklerken rakibe karşı alınan 1 – 9’lik mağlubiyet stadyumun açılışını ağır bir yas havasına dönüştürmüştür. 1936 yılında stadyum ikinci tribününe kavuşmuştur. Yapılan çalışmaların ardından kapasite 15.000’e yükseltilmiştir. Dikdörtgen şeklinde tasarlanan stadyum 1956 senesinde atletizm pistinin çıkarılmasıyla İngiliz stadyumları gibi kare şeklini almıştır. Bir sene sonra ise, mücadeleyi ayakta izleyen taraftarları düşünen yetkililer stadın kapasitesini 30.000 kişiye çıkartmıştır. Yapılan bu değişiklik kulübe uğurlu gelmiş ve Saint-Etienne Fransa Ligi’nde ilk şampiyonluğunu kazanmıştır. 1965 yılında ise, 60 metre uzunluğunda dört adet aydınlatma direği stadyuma dikilmiş ve gece maçları bu tarihten itibaren oynanmaya başlanmıştır.

1968 yılında stadyumun hisselerini Guichard ailesinden satın alan kulüp yönetimi diğer tribünleri de inşa ederek önemli bir yatırım yapmıştır. Ana tribünü de yenilenen stadyum 39.570 kişilik kapasiteye erişmiştir. Yeni görünümüyle stadyum 17 Eylül 1968 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası maçında Saint-Etienne (0 – 2) Celtic mücadelesiyle görücüye çıkmıştır. 1972 yılında Fransa Devlet Başkanı Roger Rocher’in talimatıyla gelişmişlik bazında, Avrupa’nın önde gelen takımlarını yakalamak maksadıyla Geoffroy-Guichard Stadı’na da yeni ofis binaları ve çevresine döneme uygun modern tesisler eklenmiştir. Hatta kale arkasında ki tribünlerin betonarmeleri yeniden düzenlenmiştir.

Fransa’nın düzenlediği EURO 1984 finallerine ev sahipliği yapan statlardan biri olan Stade Geoffroy-Guichard bir kez daha önemli bir değişikliğe uğramış, kapasitesini 13.000 daha yükseltip 53.000 kişiye çıkartarak finallere hazır hale gelmiştir. Turnuva boyunca sadece 2 maça ev sahipliği yapmıştır. A Grubu’nda ev sahibi Fransa’nın sahne aldığı maçta rakip Yugoslavya’dır. Fransa tarihinin gelmiş geçmiş en önemli yeteneklerinden biri olan Michel Platini bu maçta attığı 3 golle ülkesine önemli bir zafer yaşatmıştır: 3 – 2… Bu stadyumda oynanan diğer bir mücadele B Grubu’nda gerçekleşmiştir. Romanya (1 – 1) İspanya birbirlerine üstünlük sağlayamamışlardır.

11 Mayıs 1985 tarihinde Fransa Kupası çeyrek final mücadelesinde Saint-Etienne ile Lille takımlarını karşı karşıya getiren maçta rekor katılım gerçekleşmiştir. 47.717 kişinin tribünden takip ettiği mücadele rekor katılım bakımından günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.

Stadyum en önemli yeniliğini 1994 – 96 yılları arasında yaşamıştır. Fransa’nın 1998 Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapacak olması kulübü de harekete geçirmiştir. Kulüp yönetimi önüne sunulan üç farklı proje arasında Dominique Berger ve André Jallon’un teklifini kabul etmiştir. Başlangıçta tüm dünya gibi Geoffroy-Guichard Stadı da kapasite küçültmeye maruz kalmış, toplam kapasite 35.616 kişiye düşürülmüştür. Finaller için soyunma odaları bir kez daha yenilenen stadyumun eski aydınlatma direkleri tasfiye edilmiş yerlerine ise; daha güçlü aydınlatma sistemine sahip projektörler takılmıştır. Ayrıca, kale arkası ağları ve güvenlik çitleri değiştirilmiştir. Güvenlik kameraları da stadyuma monte edilerek tam güvenlik sağlanmıştır. Stadyum 1998 Dünya Kupası finalleri boyunca beş kez grup maçlarına, bir kez de ikinci tur müsabakasına ev sahipliği yapmıştır. Grup maçlarında alınan sonuçlar şöyledir:

(A Grubu: İskoçya 0 – 3 Fas)                                                              (B Grubu: Şili 1 – 1 Avusturya)

(D Grubu: İspanya 0 – 0 Paraguay)                                                 (E Grubu: Hollanda 2 – 2 Meksika)

(F Grubu: Yugoslavya 1 – 0 İran)

İkinci tur maçında ise; Dünya Kupası tarihinin unutulmaz maçlarından biri bu stadyumda oynanmıştır. Dünya Şampiyonluğu yaşamış iki ülke Arjantin ile İngiltere karşılaşmıştır. Maçın başında karşılıklı penaltı golleri ön plana çıkmış; “Batigol” lakaplı Gabriel Batistuta Arjantin’i öne geçirmiş, birkaç dakika sonra İngiltere Alan Shearer ile yanıt vermiştir. Michael Owen ile bir kez daha öne geçen İngilizler oyunun hâkimiyetini tam ele geçirecekken David Beckham’ın kariyerimin en hazin anı dediği olayda kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmıştır. Javier Zanetti’nin attığı gol maçı önce uzatmalara sonra penaltılara götürmüş, İngilizler penaltı atışları sonucunda kupaya havlu atmıştır: 2 – 2 (Pen.4-3) Maç sonunda kariyerinin zirvesinde olan David Beckham ülkesinde vatan haini ilan edilircesine yoğun bir eleştiriye maruz kalmıştır.

Günümüzde Fransa’nın en büyük 7’nci stadı konumunda olan Stade Geoffroy-Guichard bir başka önemli organizasyon olan 2003 FIFA Konfederasyon Kupası maçlarına da sahne olmuştur. Türk Milli Takımı’nın da ilk kez katıldığı turnuvadan geriye acı ve tatlı birçok anı kalmıştır. Kamerunlu ünlü orta saha oyuncusu Marc-Vivien Foe’nin saha içerisinde ani ölümü turnuvaya damgasını vururken, milli takımın 1998 Dünya Kupası’ndan sonra burada da kazanmış olduğu 3.’lük tarihe geçmiştir. Stadyum turnuva boyunca 4 grup maçı ile 3’üncülük mücadelesine sahne olmuştur. A Grubu’nda ev sahibi Fransa ile Japonya karşılaşır. Pires’in penaltı golüyle öne geçen Horozlar, Nakamura’nın attığı golle sendeleseler de Govou Fransızlara galibiyeti getirmiştir: 2 – 1… Grubun diğer maçında Japonya ile Kolombiya kozlarını paylaşırken,  10 numara Giovanni Hernandez Kolombiya’ya galibiyeti getiren tek gole imzasını atmıştır: 0 – 1… B Grubu’nda ise milli takımımız sahne almıştır bu stadyumda. İlk maçında A.B.D. ile karşılaşan milliler DeMarcus Beasley’in ayağından yediği golle yenik duruma düşse de, Türkiye Ligi gol krallarından Okan Yılmaz penaltıdan durumu eşitlemiştir. Dönemin gözdelerinden Tuncay Şanlı ise skoru tayin eden gole imza atmıştır: 2 – 1… Stade Geoffroy-Guichard çok şanslı olmalı ki; son Dünya Kupası’nın iki yarı finalistini ağırlıyordu. Milli Takım yarı finalde kaybettiği Brezilya’dan bu sefer rövanşı almak için sahaya çıkıyordu. Yıldızlar topluluğu Brezilya haşarı çocuk Adriano ile öne geçerek devreyi 1 – 0 önde kapatıyordu. İkinci yarı çok farklı bir milli takım sahada vardı. Önce Gökdeniz Karadeniz ile skoru eşitleyen milliler, sonrasında Okan Yılmaz ile öne geçmiştir. Maç tam bu skorla bitecek derken Türk futbolunun ve Fenerbahçe’nin efsane futbolcusu Alex de Souza maçın skorunu tayin eden golü filelere göndermiştir: 2 – 2… Bu skorla Türkiye yarı finale yükselirken, Brezilya ise şaşırtarak gruptan çıkamamıştır. Üçüncülük mücadelesinde ise; milli takım Kolombiya ile karşılaşır. Turnuvaya damgasını vuran Tuncay Şanlı ve Okan Yılmaz bir kez daha milli takımın skor yükünü çekerken, Hernandez’in tek golü Kolombiya’ya yetmemiştir. 2002 Dünya Kupası’nda 3.’lük apoletini takan Türk Milli Takımı Konfederasyon Kupası’nda göstermiş olduğu başarıyla aynı kaderi yaşamıştır.

Stade Geoffroy-Guichard futbol dışında 2007 Rugby Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapan statlardan biri olmuştur. Turnuva öncesinde stadyumun açık olan her iki köşesine dev ekranlar yerleştirilmiştir. Aynı yıl stadyumun çatılarına güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren paneller takılmıştır.

Saint-Etienne kulübünün taraftarları Fransa’nın en tutkulu taraftarları arasında gösterilmektedir. Öyle ki, kulüp günümüzde eski başarılarını mumla arasa da genel toplamda kazanılan 10 lig şampiyonluğu ile 6 Fransa Kupası şampiyonluğunun yanı sıra 1976 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası finali onları en iyiler arasına yazdırmıştır. Bu taraftarlar Fransız efsanelerinden Michel Platini, Jacques Santini ve Laurent Blanc gibi yıldızları Stade Geoffroy-Guichard çimlerinde canlı izleyerek büyük başarılara tanıklık etmişlerdir. Ayrıca, 1968 – 69 sezonunda stadyuma gelen taraftar ortalaması 12.455 iken, yıllar geçtikçe bu oran büyük bir ivme kazanarak günümüzde 29.774 kişilik ortalamaya dönüşmüştür. Sonuç olarak taraftarlar kulüplerine olan bağlılığını her daim göstermişlerdir.

Stadyumda yapılan değişikliklerden sonra İngiliz tarzı stadyumlar gibi olan Stade Geoffroy-Guichard, dört tribünden oluşmaktadır. Kuzey tribününe Charles Paret, güney tribününe Jean Snella, batı tribününe Pierre Faurand ve tarihi doğu tribün olan Henri Point isimleri verilmiştir. Stadyumun çevresinde otopark sıkıntısı olmadığı gibi, çevre düzenlemesi de büyük bir titizlikle yapılmıştır.

Fransa’nın EURO 2016 gibi bir büyük turnuvaya daha ev sahipliği yapacağından kulüp şimdiden yenileme çalışmalarına başlamıştır. Turnuvada boy gösterecek stadyumlardan biri olan Stade Geoffroy-Guichard FIFA ve UEFA standartlarına gelecek şekilde kapasitesini 41.965 kişiye çıkartacaktır. Yenileme çalışmalarının 2014 yılının Haziran ayında bitirilmesi planlanmaktadır.

Stade Geoffroy-Guichard 6 Stade Geoffroy-Guichard 10 Stade Geoffroy-Guichard 12 Stade Geoffroy-Guichard 15 Stade Geoffroy-Guichard 3

Felix-Bollaert

Kullanan Takım: RC Lens

Yapım Yılı: 18 Haziran 1933

Kapasite: 41.229

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Fransa’nın Lens (Pas-de-Calais) bölgesinde yer alan Stade Felix-Bollaert kurulduğu tarihten bu yana inişli çıkışlı performansıyla ülkede adından söz ettirmiş RC Lens kulübüne ev sahipliği yapmıştır. Kapasitesi şehir nüfusundan fazla olmasıyla dikkat çekmektedir. Stadyumun kapasitesi 36.728 nüfuslu kentin sayısından yaklaşık 5 bin daha fazla insan almaktadır.

Stadyum adını Racing Club de Lens takımının tarihinin iki önemli isminden almıştır: Felix ve Bollaert. 1931 yılında ülkede spor kulüplerinin gelişmesine teşviken Compagnie des Mines de Lens Ticari Direktörü stadyumu inşa etmeye karar verir.  Lens şehrinin Belediye Başkanı Andrew Delelis ve objektif görüşlü Devlet Bakanı Pierre Mauroy madencilikte ün salmış Lens kentinde bu stadyumun inşa edilmesinde önemli rol oynamışlardır. 1906 yılında kurulan kulüp resmi maçlarını 1933 yılına kadar kendilerine ait bir stat da oynamamıştır. Planlar yürürlüğe girdikten sonra 1932 yılında stadyumun inşaatına başlandı. Bu plan başmühendis Augustus Hanicotte dehasına göre çizilmiştir. 80 bin metrekarelik bir alana kurulan stadyumun mimariliğini ise Gustave Spriet üstlenmiştir. Stadyumun kazısı sırasında işçiler kayalıklar arasında önceki savaşlardan kalma el bombaları keşfederler. Çalışmalar tamamlandıktan sonra 18 Haziran 1933 tarihinde stadyum,  atletizm gösterileri ve Fransız Milli Marşları eşliğinde açılışını yaptı.

Başlangıçta oval şeklinde olan stadyum bir büyük tribün ve küçük teraslardan oluşan mekânlardan ibaretti. Bununla birlikte stadyumun kapasitesi ilk açıldığında 12.000 kişiden oluşuyordu. Stadyum 60’lı yıllarda küçük olmasına rağmen görünümüyle Fransa’da ilgi topluyordu. 1954 yılında ilk defa stadyuma aydınlatma sistemi kurularak gece maçları da oynanmaya başlanmıştır.

1970 yılında kulüp ekonomik kriz kurbanı olduğundan stadyumun yenileme çalışmaları için Lens Belediyesi ile kulüp arasında 1 Nisan 1974 yılında masraflarının tümü belediye tarafından karşılanmak kaydıyla bir antlaşma yapılmıştır. Böylece stadyumun tribünlerini baştan aşağı yenileyen Lens yönetimi yapılan çalışmalarla beraber oval şeklindeki stadyumun görüntüsünü de dikdörtgen biçimine dönüştürmüştür. Ayrıca yönetim İngiliz tribünlerinden esinlenerek tribünlerin her birine kulüp tarihine geçen kişilerin isimlerini vermiştir. Stadyumun batı tarafına Henri Trannin adı verilmiştir.  Trannin 18 yıl boyunca kulübe hizmet etmiş bir kalecidir. 1974 yılının Temmuz ayında vefat ettikten sonra onun ismi yıllarca batı tribününe verilerek yaşatılmaya devam edilmiştir. Kuzey tribününe ise; kulübün eski oyuncusu ve antrenörü  olan Tony Marek’in ismi verilmiştir. Doğu tribününe kulüp başkanlığı yapmış Elie Delacourt’un ismi ile güney tribününe de eski ilçe başkanı Max Lepagnot’un ismi verilmiştir.

Fransa’da uluslar arası organizasyon denince Stade Felix-Bollaert’in ismi her daim ön plana çıkmıştır. Stadyum EURO 1984 finallerine ev sahipliği yapan stadyumlardan biri olmuştur. Federasyonun istemiyle şampiyona için bir takım hazırlıklar yapılmıştır. Özellikle Lepagnot ve Delacourt tribünlerinde ek koltuklar yapılarak kapasite yükseltilmiştir. Bilhassa doğu tribünde yapılan çalışmalar sonunda tribünün son hali kare görünümünde olmuştur. Şampiyonaya çok iyi hazırlık yapan Lens kulübü stadın kapasitesini de 51.000 kişiye yükseltmiştir. Stadyum şampiyona boyunca iki grup maçına ev sahipliği yapmıştır. A Grubu’nda oynanan maçta Belçika, grupta tek galibiyetini aldığı mücadele olan Yugoslavya takımını 2 – 0 mağlup etmiştir. B Grubu’nda oynanan diğer mücadele de ise; Batı Almanya unutulmaz golcüsü Rudi Völler’in attığı iki golle Romanya’yı 2 – 1 mağlup etmeyi başarmıştır.

15 Şubat 1992 tarihinde Ligue 1’de RC Lens (2 – 1) Olimpik Marsilya takımları arasında oynanılan maçı 48.912 biletli seyirci izlemiş ve günümüze kadar bu hâsılat rekoru kırılamamıştır.

1998 yılında Fransa Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapma hakkını kazanır. Fransa Federasyonu’nun gözdelerinden olan Stade Felix-Bollaert bu organizasyonda bir kez daha yer alma şerefine nail olur. Finaller için stadyum bir kez daha elden geçirilir. Eskiyen Trannin tribünü tamamen yıkılıp yeniden inşa edildikten bir sene sonra da Lepagnot tribününün yenileme çalışmaları tamamlanır. Stadyumun tesisleri şampiyona için modernleştirilir. Hatta Tony Marek tribünlerinin kapasitesi düşürülür. Böylece yenileme çalışmalarının ardından koltuk sayısı 41.649 kişiye düşürülmüştür. Stade Felix-Bollaert turnuva da; beş kez grup maçlarına bir kez de 2.Tur müsabakasına ev sahipliği yapmıştır. Grup maçlarında alınan sonuçlar şöyledir:

(C Grubu: Suudi Arabistan 0 – 1 Danimarka)     (D Grubu: İspanya 6 – 1 Bulgaristan)

(F Grubu: Almanya 2 – 2 Yugoslavya)                  (G Grubu: Kolombiya 0 – 2 İngiltere)

(H Grubu: Jamaika 1 – 3 Hırvatistan)

Stadyum ikinci tur maçında ise ev sahibi Fransa ve Paraguay arasında oynanılan maça tanık olmuştur. Kurtardıklarının yanı sıra attığı frikik golleriyle de üne kavuşan Chilavert, Fransa’nın üst düzey forvetlerine bu maçta geçit vermemiş ve uzatma dakikalarında Fransızların ünlü savunmacısı Laurent Blanc’ın 113’üncü dakikada atmış olduğu golle engel olamayarak takımının turnuvaya veda etmesine mani olamamıştır.

2000’li yıllarda stadyumun kapasitesi kısım kısım düşürülmeye devam edilmiştir. VIP koltuklarının eklenmesiyle daha modern bir görünüme kavuşan stadyumun kapasitesi günümüzdeki rakama 41.229 kişiye düşürülmüştür. Ayrıca Rugby şampiyonası için stadın kapılarının görünürlüğü yükseltilmiş ve stadyumun köşelerine iki adet dev ekran yerleştirilmiştir.

Stadyum inşa edildiği tarihten bu yana RC Lens kulübü dışında iki sezon boyunca Lille OSC takımının Avrupa Kupası maçlarına da ev sahipliği yapmıştır. Lens kulübünün başkanı Martel’in ikna olmasından sonra Lille kulübü 2001-02 ve 2006-07 sezonu Şampiyonlar Ligi maçlarını bu stat da yapmıştır. Başarılı maçlar çıkaran Lille çeyrek finalde Manchester United’a 0 – 1 yenilerek bu stat da ilk ve tek mağlubiyetini alarak kupaya veda etmiştir. 20 Şubat 2007 tarihinde oynanılan maçta polis ile İngiliz holiganlar arasında çıkan olaylar neticesinde bir taraftarın bacağının kırılması; Fransa polisinin stat güvenliğini yeteri kadar sağlayamadığı suçlamalarına neden olmuş ve bu olay uzun süre ülke gündemini meşgul etmiştir.

Birçok konsere ve 1999 ve 2007 yıllarında Rugby Dünya Şampiyonası maçlarına ev sahipliği yapan Stade Felix-Bollaert; EURO 2016 finallerine ev sahipliği yapacak stadyumlardan biri olarak seçilmiştir. Başlangıçta yenileme çalışmalarına 111 milyon avro ayrılmış hatta Tony Marek tribününe ek koltuklar yapılması bile gündeme gelmiştir. Haliyle stadyumun kapasitesi de yükseltilecektir. Ancak günümüzdeki haberler iç açıcı olmadığından RC Lens kulübünün 2’nci ligde oynaması ve kulübün madden eskisi gibi güçlü olmayışı stadın ev sahibi konumda oluşunu tehlikeye atmaktadır. Şayet yeterli miktarda kaynak bulunmazsa stadyum ev sahibi statlar arasından çekilebilir. 2012 yılında stadyumun inşasında önemli bir rol üstlenen Andrew Delelis’in ölümünden dolayı; şahsın ismini yaşatmak için stadyumun bugünlerde ismi Stade Bollaert-Delelis olarak da anılmaktadır.

Stade Felix-Bollaert’in güzide atmosferi kulübün tarihinde bir kez Ligue 1 şampiyonluğu kazanmasına ve 2000 senesinde GALATASARAY’ın kazanmış olduğu UEFA Kupası’nda Pascal Nouma önderliğinde yarı finale yükselmesinde büyük rol oynamıştır. Stadyumda dikkat çeken en önemli faktör ise; tribünlerin kuzey bölgesinde bulunan Tony Marek tribünlerini oluşturan taraftarların maç boyunca ayakta takımlarını desteklemeleridir. Taraftarlarca “KOP” adını verdikleri ateşli taraftar grubunun bulunduğu bu tribünde koltuk yer almamaktadır. Böylece bu taraftarlar takımlarını maç boyunca hiç susmadan yürekten desteklemektedirler.

Stade Felix-Bollaert 4 Stade Felix-Bollaert 5 Stade Felix-Bollaert 6 Stade Felix-Bollaert 9 Stade Felix-Bollaert 1

Stade du Hainaut

Kullanan Takım: Valenciennes FC

Yapım Yılı: 26 Temmuz 2011

Kapasite: 25.172

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Stade du Hainaut Fransa’nın Valenciennes kentinde yapılmış çok amaçlı bir futbol stadyumu olarak göze çarpmaktadır. Şehrin kulübü Valenciennes FC kulübünün maçlarına ev sahipliği yapan bu modern stat, kulübün 80 yılı aşkın süredir kullanmış olduğu Stade Nungesser’in yerine kullanılmaya başlanmıştır.

Yapımına 6 Mayıs 2008 yılında başlanan ve inşasını mimarlar Michel Marcary & Aymeric Zublena SCAU’nun üstlendiği stadyum kapılarını üç senelik bir çalışmadan sonra 26 Temmuz 2011 tarihinde Valenciennes (0 – 1) Borussia Dortmund arasında oynanan 22.778 kişinin izlediği dostluk maçı ile açmıştır. 25.172 kişi kapasiteli stadyumun 2.600’lük kısmı VIP olarak ayrılmıştır. Aynı zamanda stadın karşılıklı olarak Kuzey ve Güney tarafında 48 m² genişliğinde iki tane dev ekran bulunmaktadır. Stadyum için ön cephesini aydınlatan ışıklandırmalar için 1800 ton çelik kullanılmış ve beyaz renkli bir aydınlatma düzenine sahiptir. Kulüp yetkilileri takımlarının 2006 yılında Ligue 1’e yükselmesinden sonra eski stadyumun kapasitesi az olduğundan ve yapı itibariyle eskidiğinden Stade du Hainaut’u inşa etmeye karar verdiklerinde burayı sadece futbol amaçlı kullanmak istememişlerdir. Bu yeni stadyum konserlerde kapasitesini 35.000 kişiye kadar yükseltmesi çok amaçlı bir stat olduğunun da bir göstergesidir.

Stadyumun toplam maliyeti 75.900.000 avro olup, birçok taşeron firmanın yardımıyla titiz bir çalışma neticesinde Fransız halkının beğenisine sunulmuştur. Ayrıca ilerleyen zamanlarda stadyumun Fransa Rugby Milli Takımı’nın maçlarına da ev sahipliği yapması planlanmaktadır.

Son olarak; Fransa Milli Takımı Stade du Hainaut da EURO 2012 öncesi hazırlık maçında karşılaştığı İzlanda’yı 0 – 2 geriye düşmesine rağmen; sırasıyla Debuchy, Ribery ve Adil Rami’nin attığı gollerle müthiş bir geri dönüşle burada oynadığı ilk maçı 3 – 2 kazanmayı başarmıştır.

Stade du Hainaut 3 Stade du Hainaut 4 Stade du Hainaut 5 Stade du Hainaut 1 Stade du Hainaut 8

Jacques Chaban-Delmas

Kullanan Takım: FC Girondins de Bordeaux

Yapım Yılı: 12 Haziran 1938

Kapasite: 41.229

Boyutlar: 105 x 68

 

Fransa’nın güneyinde yer alan şaraplarıyla ve tarihi limanıyla ün salan Bordeaux şehrinde, kentin mimarisini simgeleyen Stade Jacques Chaban-Delmas stadyumu şehir merkezinde ünlü Pellegrin Hastanesi’nin yanında yer almaktadır.

Stadyum 30’lu yılların sonunda futbolla bütünleşse de; geçmişi 1912 yılına dayanmaktadır. O dönemlerde kentin belediye başkanı, Fernand Philippart’ın ricasıyla şehrin ünlü ailesi olan Lescure ailesinin şefi Lescure Johnston’ın finansmanlığıyla bu tarihi kente önemli bir spor merkezi inşa etmeye karar verilir. Stadyum açıldığında kullandığı isim Stade du Parc Lescure idi. 1930 yılında tamamlanan stadyum o zamanlar ülkede bisiklet yarışları çok moda olduğundan inşaatının tamamlanmasının üzerinden 5 yıl boyunca bu önemli yarışlara ev sahipliği yapan mekânlardan biri olmuştur. 1935 yılında yaklaşan 1938 Dünya Kupası finalleri için stadyumun futbol mabedine dönüştürülmesi maksadıyla çalışmalara başlanır. Tribünlerin görüş açısını net yakalamaları açısından oyun alanı görünürlüğünü engelleyen faktörlerin olmaması nedeniyle tüm tribünler kapalı biçimde tasarlanmıştır. Stadyum bu özelliğe sahip dünyada ilk stadyum vasfına sahiptir. Çatısı döngüsel şekillerden meydana gelerek tasarlanan stadyum başlangıçta 25.000 kişi kapasitesindeydi. Stadyum otoriterler tarafından “Konsey Stadyumu” olarak anılıyordu. 1938 Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapan statlardan biri olan ve bu yüzden yeniden tasarlanan stadyum, bir kez çeyrek final bir kez de üçüncülük maçına ev sahipliği yapmıştır. Parc Lescure kapılarını 12 Haziran 1938 yılında önemli bir organizasyonun çeyrek final müsabakasıyla açmıştır. Breziya ve Çekoslavakya milli takımlarını karşı karşıya getiren mücadele 22.021 kişinin önünde yenişememişler (1 – 1); o dönem de yenişemeyen takımların bir kez daha karşı karşıya gelmesini sağlayan kural nedeniyle iki takım aynı stadyum da iki gün sonra tekrar karşı karşıya gelmişler ve maçın sonunda 2 – 1’lik skorla yarı finale yükselen ekip Brezilya olmuştur. Yarı finalde İtalya’ya boyun eğen Sambacılar üçüncülük maçında Stade du Parc Lescure’da İsveç’i (2 – 4) yenerek turnuvada 3’üncü olarak bir nevi teselli bulmuşlardır.

1950 yılında Tour de France etaplarının yanı sıra hokey oyunları ve boks etkinliklerine de ev sahipliği yapan mekân kent halkına sosyal etkinlikler çerçevesinde birçok organizasyona öncülük etmiştir.

Yirminci yüzyılın mirasları kapsamında yer alan stadyum 1984 yılında bisiklet parkurunun çıkarılması için çalışmalar başlatılsa da, stadyumun çatısı döngüsel kıvrımlardan meydana geldiğinden kapasitenin arttırılması güçleşmiştir. Zor geçen yenileme çalışmaları iki yıl içerisinde tamamlanmıştır. Mimar Guy Dupuis’in tasarımıyla bisiklet parkuru çıkartılmış ve stadyumun kapasitesi 41.229 kişiye yükseltilmiştir. Yeni görünümlü stadyum ilk sınavını 8 Şubat 1987 tarihinde Marsilya-Everton takımları arasında oynanan dostluk maçı ile vermiştir. Stat, 1998 Dünya Kupası finalleri için bir kez daha yenileme çalışmaları adına mimar Michel Moga’nın ellerine emanet edilir. Moga’nın yaptığı en önemli iş ise, ön koltukların sahaya daha yakın olmasıyla oynanan oyunun tribünlerde ki atmosferi ateşlemek istemesiydi. Bu özelliği de kazanan stadyum, tarihinde ikinci kez Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapan ülkesinin önemli stadyumlarından biri olma apoletini yakasına takmıştır. Stadyum finallerde beş kez grup maçına bir kez de 2’nci tur müsabakasına ev sahipliği yapmıştır. Grup maçlarında alınan skorlar şöyledir:

(A Grubu: İskoçya 1 – 1 Norveç)                                              (B Grubu: İtalya 2 – 2 Şili)

(C Grubu: Suudi Arabistan 2 – 2 Güney Afrika)                 (E Grubu: Belçika 2 – 2 Meksika)

(H Grubu: Arjantin 1 – 0 Hırvatistan)

İkinci tur maçında ise; bağımsızlığını kazandığı, 90’lı yılların en iyi jenerasyonunu yakaladığı Suker, Boban, Asanovic, Prosinecki, Tudor, Stanic v.s. gibi yıldızlarıyla turnuvaya damgasını vuran Hırvatlar Gheorghe Hagi önderliğinde ki Romanya’yı (0 – 1) yenerek tarihlerinde ilk defa çeyrek finale yükselmeyi başardılar.

2001 yılına kadar stadyumun ismi Stade du Parc Lescure iken; 1947 – 1995 yılları arasında Bordeaux şehrine belediye başkanlığı yapmış politikacının ismi Jacques Chaban-Dalmas’ın adıyla değiştirilmiştir. Ayrıca stadyum 1999 ve 2007 yıllarında Rugby Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapmış stadyumlardan biri olmuştur. Hatta stada 2007 Rugby Şampiyonası için 37 m²’lik genişlikte iki dev ekran kurulmuştur.

Stade Jacques Chaban-Delmas 24 Nisan 1985 tarihinde oynanan Şampiyon Kulüpler Kupası yarı final rövanş maçında Bordeaux (2 – 0) Juventus çekişmesinde 40.211 kişiyi tribüne çekmeyi başarmıştır. Tarihi boyunca en yüksek gişe hâsılatını bu maçta yapan stadyum günümüzde hala bu rekorunu korumaktadır. Stadyum günümüzde emniyet açısından donanımlı olmasının yanında stadyuma ulaşım konusunda da taraftarlarına çeşitli seçenekler sunmaktadır. Ayrıca saha ile soyunma odalarını bağlayan tünel yaklaşık 120 metre uzunluğunda olup haliyle Avrupa’nın en uzun tüneline sahip stadyum olma özelliğine sahiptir.

Kulüp yönetimi EURO 2016 finalleri için kente yeni bir stadyumun yapılacağını açıkladıktan sonra Bordeaux-Lac bölgesinde kurulacak bu stadyum 43.500 kapasiteli olması planlanmaktadır. Yeni stat projesi 15 Mayıs 2012 tarihinde eski Fransa Başbakan’ı ve Galatasaray Üniversitesi yüksek destekleme komitesi başkanı olan Alain Juppe tarafından resmen açıklandı. Henüz belli olmasa da tarihi Stade Jacques Chaban Delmas stadının 2015 yılında yıkılması planlanmaktadır.

Stade Jacques Chaban-Delmas 4 Stade Jacques Chaban-Delmas 5 Stade Jacques Chaban-Delmas 6 Stade Jacques Chaban-Delmas 9 Stade Jacques Chaban-Delmas 2