Nazionale del PNF

Kullanan Takımlar: SS Lazio & AS Roma

Yapım Yılı: 1911

Yıkım Yılı: 1957

Kapasite: 47.300

Boyutlar: 105 x 68

1911’de inşa edilen ve Ulusal Faşist Partisi Stadyumu olarak da bilinen Stadio Nazionale del PNF, Roma ve Lazio kulüplerine ev sahipliği yapmıştır. 1957’de yıkılmasının ardından Stadio Flaminio yerine inşa edilmiştir.

Beden eğitimi dersleri için yapılmasına karar verilmesinin ardından çalışmalara başlandı. 1911’de bitirildiğinde Helen mimarisi baz alınarak U biçiminde bir stadyum inşa edilmişti. Bu haliyle Atina Olimpiyat Stadyumu’nu anımsatmaktaydı. Dış cephesini süsleyen plakalar, sloganlar ve motiflerle, gücü ve medeniyeti temsil eden heykellerle stadyum adeta Eski Roma’yı yeniden canlandırıyordu. Dört adet sütun bronzdan yapılmış çelenleri taşıyordu. 32.000 metrekare alan üzerine inşa edilen stadyum 220 metre uzunluğunda, 120 metre genişliğindeydi. Bir tarafı açık olan stadyumun bu kısmından sporcular stadyuma giriş yapar, tribünler de onları selamlarlardı. Konuk ekip üzerinde negatif bir etki yaratmaktaydı. Dönemine göre oldukça modern olan stadyumda havuz, kantin, okuma odaları, ofisler, bisiklet parkurları, atletizm oyunları gibi çok çeşitli aktiviteler gerçekleştirilebilmekteydi. Aslen atletizm için düşünülen stadyum I. Dünya Savaşı sırasında terk edilmek zorunda kalınmıştır. İlk yıllarında futbol maçları hiç oynanmıştır. Savaş sırasında da çeşitli zararlar görmüştür. 1927 yılında onarılarak adı Faşist Parti Stadyumu olarak değiştirildi. Tadilattan sonra merkez tribünü 7.500 koltuklu ve üstü kapalı oldu. Ayrıca açık olan tarafa da yapılan tribünle etrafı kapatılmış oldu. 1931 yılında ahşap bir bisiklet parkuru da eklenmiştir.

Futbol için açılışı 25 Mart 1928 günü yapıldı. İtalya ile Macaristan’ın karşılaştığı maç 4-3 İtalyanların galibiyetiyle sona erdi. 3 yıl sonra yapılan Roma-Lazio derbisinde maç 2-2 bitti ancak maçtan çok oyun dışı kalan oyuncuların hatırlandığı bir mücadele oldu. Bir yıl sonra İtalya’nın düzenlediği Dünya Kupası’nda yarı final ve finalinde aralarında bulunduğu 3 maça sahne oldu. İlk maç İtalya’nın A.B.D.’yi gole boğduğu birinci tur karşılaşması oldu. Maç 7-1’lik İtalyan galibiyetiyle sona erdi, maçı 25.000 kişi takip etti. İkinci mücadele ise Çekoslovakya ile Hitler’in Almanya’sı arasında oldu. Finale çıkacak takımı belirleyen bu maçı Çekoslovaklar 3-1 kazandı. Finalde ise ev sahibi İtalya ile karşılaşan Çekoslovaklar uzatmalarda boyun eğerek kupayı Azurilere kaptırdılar.

II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle dünya üzerinde olduğu gibi İtalya’da da spor mücadeleleri aksadı. Stadyum yine de oynanan maçlara sahne olmaya devam etti. 1953 yılında kapanmasının ardından, 1957’de yıkıldı ve yerine Stadio Flaminio yapıldı.

Stadio Nazionale del PNF 2 Stadio Nazionale del PNF 6 Stadio Nazionale del PNF 5 Stadio Nazionale del PNF 1 Stadio Nazionale del PNF 7

Alfredo Jaconi

Kullanan Takım: Juventude

Yapım Yılı: 23 Mart 1975

Kapasite: 23.726

Boyutlar: 110 x 70

 

 

Brezilya’da dört ayrı basamaktan oluşan lig sistemine mensup takımlar için futbol coşkusu aralarında ki kalite farkını önemsiz bir hale getirmiştir. Öyle ki; 2013 – 14 sezonunda Serie D’ye düşen, bir zamanların birinci lig gediklisi Juventude takımı yaşanan büyük başarısızlıklara rağmen camia olarak futboldan kopmamışlardır.

Kulüp kendine ait bir stadyumun temellerini 1972 yılında atmıştır. Dönemin başkanı Willy Sanvitto tarafından desteklenen stadyum projesi, yaklaşık 3 sene sonra Brezilya’nın İtalya kolonisinden kurtulmasının 100’üncü yıl kutlamaları nedeniyle taraftarlarının huzuruna sunulmuştur. 1930 ve 40’lı yıllarda yöneticilik yapmış ve kulüp için her şeyini ortaya koymuş olan Alfredo Jaconi’nin ismi stadyuma uygun görülmüştür.

Estadio Alfredo Jaconi’nin açılış maçı 23 Mart 1975 tarihinde Juventude (0 – 0) Flamengo arasında oynanan mücadeleyle açılmıştır. Stadyum 1999 yılına kadar herhangi bir yenileme çalışması görmezken, bu seneden itibaren soyunma odaları ve tribünlerde çeşitli yenilikler yaşamıştır. Ayrıca 2005 senesinde bu yenilikler devam etmiş ve stadyumun kapasitesi 30.519 kişiye yükseltilmiştir.

Stadyum inşa edildiğinden itibaren çok az önemli müsabakaya ev sahipliği yapmıştır. Mülkiyeti Juventude kulübüne ait olan mekân, kulübün tarihindeki en önemli başarısı olan Brezilya Kupası (Copa do Brasil) final maçının ilk ayağına sahne olmuştur. Ayrıca stadyum, 2000 yılında ilk kez Copa Libertodores’te Juventude takımının iç saha maçlarına ev sahipliği yapmıştır.

Stadyum da elde edilen en yüksek katılımlı maç 27 Kasım 2002 tarihinde gerçekleşmiştir. Juventude (0 – 1) Gremio arasında oynanan mücadeleyi 27.740 kişi tribünden takip ederek kulüp tarihine geçmişlerdir.

Günümüzde ise, kulüp yönetimi stadın güvenliğini ve taraftarların daha rahat maç izlemelerini sağlamak maksadıyla kapasiteyi 30.519’tan 23.726 kişiye düşürmüştür.

Estádio Alfredo Jaconi 2 Estádio Alfredo Jaconi 5 Estádio Alfredo Jaconi 7 ???????????????????????????????? Estádio Alfredo Jaconi 1

Stadion am Bruchweg

Kullanan Takım: FSV Mainz 05

Yapım Yılı: 1929

Kapasite: 18.000

Boyutlar: –

Almanya’nın eski stadyumlarından olan Stadion am Bruchweg 1. FSV Mainz 05 takımı tarafından yıllarca kullanılmıştır.

1929 yılında yapılan stadyumda futbol maçlarının yanında atletizm karşılaşmaları da yapılıyordu. II. Dünya Savaşı sırasında aldığı büyük hasar sonucunda 1951’de yenileme çalışmaları yapıldı. 1995 yılına kadar projektörsüz, yalnızca gündüz maçlarına sahne olan stadyum bu tarihten itibaren gece maçlarına da sahne olmuştur. 1965’te batı, 1981’de doğu tribünleri inşa edilmiş ve stadyum genişletilmiştir.

1990’lara gelindiğinde Bundesliga’ya hızla ilerleyen Mainz kulübü yalnız kendi için şehir içinde önemli gelişmeler yaşıyordu. Bu tarihlerde stadyumun kapasitesi arttırıldı ve daha modern bir hale getirildi. 2004’te doğu köşesine 1600 kişilik portatif tribün inşa edildi. 2000’lerden itibaren stadyum artık kulübe yetmemeye başladı. Ticari açıdan sıkıntılı olan Mainz kulübü daha büyük bir stadyuma taşınmak istedi. 2011’de yapılan Coface Arena derdine çare oldu. Ancak burası da yıkılmadı. Kulübün malı olan stadyum yine Mainz 05’in alt takımlarının maçlarını oynadığı stadyum oldu. Bu arada tüm tribünler koltuklandırıldı. Ayrıca portatif tribünler yıkıldı.

2004 yılında ki U – 21 Avrupa Şampiyonası maçlarına sahne olan stadyum, aynı zamanda Gürcistan’ın 2010 Dünya Kupası elemelerinde İrlanda ile oynadığı maça ev sahipliği yaptı.

2 Şubat 1965’te 1. FC Nürnberg ile oynanan maçta stadyuma gelen 24.000 kişi stadyumun en kalabalık gününü yaşattı.

Stadion am Bruchweg 3 Stadion am Bruchweg 4 IF Stadion am Bruchweg 1 Stadion am Bruchweg 8

La Rosaleda

Kullanan Takım: Malaga CF

Yapım Tarihi: 15 Eylül 1941

Kapasite:  30.044

Boyutlar: 105 x 68

 

 

O güzel Akdeniz ülkesinin beşinci büyük şehridir Malaga… Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan, İspanya’nın ikinci büyük liman kentini her yıl yaklaşık 6,5 milyon turistin ziyaret ettiği; ünlü ressam Pablo Picasso’nun doğup büyüdüğü, güneşin kıyısına (Costa Del Sol) kurulmuş bir tatil beldesidir. Bunlara paralel Malaga, şehri kadar güzel bir futbol hikâyesiyle ön plana çıkmaktadır.

Malaga şehrine özgü bir stat için kolları sıvayan kulüp yönetimi 21 Haziran 1936 tarihinde ilk çalışma için startı vermiştir. Yalnız İspanya İç Savaşı patlak verince stadyumun inşaatı uzun bir süre aksamıştır. Seneler 1941’i gösterdiğinde stadyum hazır bir hale gelmiştir. 650.000 pesetaya mal olan 16.000 kişi kapasiteli stadyumun tasarımı mimarlar Fernando Guerrero Strachan ve Enrique Molina tarafından yapılmıştır. Stadyum da prova amaçlı ilk futbol müsabakası 13 Nisan 1941 tarihinde eski adıyla CD Malacitano ile AD Ferroviaria de Madrid karşılaşmış, kötü hava muhalefetinden dolayı uzun süre oynanamayan mücadeleyi ev sahibi ekip 6 – 0 kazanmıştır. Stadın resmi açılışı ise; 15 Eylül 1941 yılında ismi Malaga olarak değişen mavi beyazlı ekiple Sevilla karşı karşıya gelmiştir. Dört tarafı açık olan stat da ki mücadeleyi 8.000 kişi tribünden izleyerek Malaga’nın 3 – 2’lik galibiyetine tanık olmuşlardır.

Stadyuma “Gül Bahçesi” anlamına gelen La Rosaleda gibi zarif bir isim verilmiştir. Stadın inşasından bir sene sonra bir alt lige düşen Malaga kulübü kendi çöplüğüne tekrar dönmek için tam 3 yıl beklemiştir. 1947 yılının Ağustos ayında stadın batı tarafına 4.000 kişilik genişletme yapılmıştır. İlerleyen yıllarda stadyumun yenileme çalışmaları devam etmiş ve yeni çift-katmanlı doğu tribünün inşaatı tamamlanarak toplam kapasite 22.000 kişiye ulaşmıştır.

La Rosaleda en kapsamlı yenileme çalışmalarını 1982 yılında yaşamıştır. İspanya’nın düzenlemiş olduğu 1982 Dünya Kupası için ev sahibi statlar arasında yer alan stat, daha fazla genişletilerek 37.000 kişilik bir stadyum haline gelmiştir. La Rosaleda ilk turda Grup 6’da üç maça ev sahipliği yapmıştır. İlk mücadele de Kenny Dalglish’li İskoçya zayıf rakibi Yeni Zelanda’yı dağıtarak sahadan   5 – 2 galip ayrılmıştır. İkinci mücadele de ise, Sovyet Rusya Yeni Zelanda’yı Gavrilov, Blokhin ve Baltacha’nın golleriyle 3 – 0 yenerek rakibini kupanın dışına itmiştir. Bu stadyum da oynanan son maçta Sovyet Rusya ile İskoçya karşılaşmış, mücadeleden galip ayrılacak takım bir üst tura adını yazdıracaktı. 2 – 2 sona eren maçtan sonra tur biletini Sovyet Rusya averajla elde etmiştir. 2000 yılında yeniden yapılanma programına giren stadyum, altı yıllık süre zarfında mimar José Segui’nin emekleriyle daha modern bir hale gelmiştir. Yenilenmiş görünümü ve konforlu dizaynının yanı sıra stadyumun kapasitesi de 30.044 kişiye düşürülmüştür.

Malaga kulübünün son yıllarda başarılı çıkışı ve Katarlı şeyh Abdullah El-Tani tarafından satın alınması La Rosaleda’nın da daha modern bir görünüme kavuşmasına neden olmuştur. 2010 yılının Temmuz ayında bir dizi yenileme çalışmalarından bazıları; ses siteminin değişmesi, saha kenarlarında bulunan reklam panolarının değiştirilmesidir.

Arap sermayesinin bir parçası olarak 2012 – 13 sezonunda tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Malaga La Rosaleda’da oynadığı ilk maçında Panathinaikos’u 2 – 0 yenerek iyi bir başlangıç yapmıştır. La Rosaleda Avrupa arenasına ilk kez 1976 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası ön eleme maçında Real Madrid ile Club Brugge arasında oynanan mücadele ile merhaba demiş, UEFA Real Madrid’e vermiş olduğu cezadan dolayı maçın burada oynanmasına karar vermiştir.

Stadyumun tüm hakları Malaga İl Hükümeti’ne aittir. 1992 yılına kadar stadyumun % 33’lük hissesine sahip olan kulüp, yaşadığı mali sorunlar yüzünden bu hakkı kaybetmiştir ve 1994 yılında kulüp el değiştirerek tertemiz bir sayfaya merhaba demiştir. La Rosaleda tarihi ve turistik bir kent olduğundan dolayı efsane oyuncuların bir araya geldiği yardım maçlarına sahne olmuştur. 2007 yılında yoksulluğa karşı düzenlenen kampanya da Zinedine Zidane’ın takımı ile ünlü golcü Ronaldo’nun takımı karşı karşıya gelmiştir. 2009 yılının Mart ayında ise,  Malaga’nın efsane oyuncuları aynı şehirde yaşayan ve kasırga mağduru olan insanlara yönelik yardım maçı düzenlemişler ve maçtan elde edilen 24.000 Euro’luk gelir mağdur insanlara aktarılmıştır. Ayrıca, 2003 yılında “Sunmoon Peace Football Foundation” tarafından kurulmuş ve her iki yılda bir organize edilen Barış Kupası, 2009 yılında Endülüs Özerk Bölgesi’ne bağlı Malaga şehrinde düzenlenmiştir. Kupayı İngiliz kulübü Aston Villa müzesine götürmüştür.

La Rosaleda birçok önemli ismin konserine de ev sahipliği yapmıştır. Alejandro Sanz ve Shakira gibi isimler sevenleriyle bu mekânda buluşmuşlardır. Ayrıca, stadyumun içerisinde kulübe ait bir müze ve tıp merkezi de mevcuttur.

2010 yılında kulübü satın alan Abdullah El-Tani astronomik rakamlarla müthiş bir kadro kurarak ve takımın başına Real Madrid’i de çalıştırmış Şilili antrenör Manuel Pellegrini’yi getirerek Malaga’ya rüya bir sezon yaşatmıştır. La Liga’yı 2011 – 12 sezonunda 4’üncü sırada tamamlayarak tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye hak kazanan kulüp ertesi sezon çeyrek finalde hakem hatalarıyla Borussia Dortmund’a son dakika da yediği golle yarı finalin kapısından dönmüş ve çok önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugünlerde ise, kulüp ligde zor günler geçirmektedir. Başta teknik direktör Pellegrini olmak üzere birçok önemli oyuncusunu mali sorunlar yüzünden elden çıkaran kulüp en önemli darbeyi ise mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle 1 sene boyunca Avrupa Kupaları’ndan ihraç edilmesiyle yaşamıştır. Böylece başkan Abdullah El-Tani’nin yaşattığı rüya kâbusa dönüşmüştür.

Estadio de fútbol La Rosaleda La Rosaleda 9 La Rosaleda 8 BORI5027la rosaleda.jpg La Rosaleda 1

Bank Street

Kullanan Takım: Manchester United

Yapım Yılı: 1893

Yıkım Yılı: 1910

Kapasite: 50.000

Boyutlar: –

 

 

Futbolun doğduğu topraklar olan İngiltere’nin ünlü kulübü Manchester United’ın “Düşler Tiyatrosu” lakaplı Old Trafford’tan önce kullandığı ve 50.000 kişilik kapasiteye sahip olan Bank Street birçok futbol sever tarafından pek bilinmemektedir. Çok amaçlı bir spor merkezi olan Bank Street bu özelliğiyle sadece futbola değil diğer spor dallarına da ev sahipliği yapmıştır. Bank Lane olarak da bilinmektedir.

1893’e kadar çeşitli takımların maçlarına sahne olan saha bu tarihten sonra Manchester United’ın kullanmasıyla yeni bir çehre kazanmaya başladı. Tribünsüz bir şekilde kullanılan sahaya ilk önce iki tribün inşa edildi ve seyircilerin rahat etmesi sağlandı. Karşılıklı inşa edilen bu tribünlere “Bradford End” ve “Clayton End” isimleri verildi. Ayrıca aynı yıl Newton Heath takımı da burayı kullanmaya başladı. 1 Eylül 1893 günü oynanan ilk maçı 10.000 kişi takip etti. Newton Heath’ın 3-2 kazandığı maçta Alf Farman hat-trick yaptı.

1895 yılında Rugby ligi takımlarından Broughton Rangers’ın Manchester şehrine gerçekleştireceği gezi öncesi ek bir tribün daha yapıldı. Taraftarlar arasında buraya “Popülerlerin Yeri” denmeye başlandı. Kapasitesi 10.000’den 12.000 kişiye yükseltildi.

1898 yılında yapılan zemin iyileştirme çalışmalarında tribünler 6 metre kadar geri çekildi. Ayrıca soyunma odaları, hakem odaları içinde çeşitli iyileştirmeler yapıldı. Ancak yapılan bu iyileştirmeler büyük masrafları da beraberinde getirdi. Oyuncuların artan maliyetlerinin de kulübe ek yük getirmesiyle mali açıdan çalkantılar başladı. Yerel bir bira üreticisi olan John Henry Davies ve arkadaşlarının yardımıyla kulüp bu sıkıntıdan kurtuldu ve yeni tribünler inşa edilerek daha fazla seyircinin gelmesini sağladılar. Kapasite 50.000’i buluyordu. 1902 sezonunun açılış maçında 25.000 kişi kazanılan 2-1’lik galibiyeti stadyumdan izleme şansına sahip olmuştu.

Yılar geçtikçe Manchester United daha da güçleniyor stadyum ona yetmemeye başlıyordu. 1908 yılında kazanılan lig ve FA Cup şampiyonlukları artık Bank Street’in onlara yetmediğini açıkça gösteriyordu. 5 kilometre uzağa yeni bir stadyum inşa etme çalışmaları başlamıştı. Aynı yıl Bank Street Manchester Corporation’a satıldı. Ancak yeni stadyum yapılıncaya kadar aylık bazda kirasını ödeyerek maçlarını burada oynamaya devam etti.

Kırmızı Şeytanlar son maçını 22 Ocak 1910 günü Tottenham ile yaptı. Aslında bu maç Old Trafford’da oynanacaktı ancak inşaatın tam olarak bitmemesi nedeniyle burada oynandı. Maçı 5-0 kazanan Manchester United, stadyuma güzel bir elveda hediyesi bıraktı. Ancak maçtan sonra tribünler fırtınaya dayanamadı ve paramparça oldu.

1912 yılına kadar stadyum yıkılmış da olsa kulübün rezerv takımı tarafından kullanıldı. Bu tarihten sonra ise tribünler sökülerek keresteciye satıldı ve yıllar içerisinde çok farklı sanayi kuruluşları tarafından kullanıldı. 1990’lardan itibaren arsaya velodrom (bisiklet stadyumu) inşa edildi.

Bank Street 1 Bank Street 2 Bank Street 3 Bank Street 4 Bank Street 5

Polish Army

Kullanan Takım: Legia Varşova

Yapım Tarihi: 9 Ağustos 1930

Kapasite:  31.103

Boyutlar: 105 x 68

 

 

Başkent Varşova’nın soğuk günlerini coşkulu taraftar kitlesiyle ısıtan Polish Army Stadyumu’nun mazisi önemli başarılara dayanmaktadır. İnşa edildiği zaman kullandığı isim Stadion Wojska Polskiego olan stat; 9 Ağustos 1930 tarihinde yapılmıştır. Stadyum II. Dünya Savaşı ortasında kalmış olmasına rağmen 2010 yılına kadar önemli bir değişiklik yaşamamıştır. Legia Varşova’nın 90’lı yıllarda fırtına gibi esmesi kulübü günümüzde yeni bir stat yapma planları içerisine sokmuştur. 1997 yılına kadar stadın mülkiyeti Polonya Ordusu’na aitti. Kulüp yönetimi o yıl yaptığı girişimlerle stadın hisselerini kendi üzerine almayı başarmıştır. 2004 yılının Ekim ayında çizilen plan doğrultusunda Stadion Wojska Polskiego tamamen yıkılıp yerine modern ve yeni bir stat yapılması kararlaştırılmıştır. 2006 yılında Varşova Şehir Konseyi kulübün teklifini reddetti. Teklifte yer alan proje de; otopark ile beraber 30.500-35.000 kişi kapasiteli ve tamamen açılıp kapanabilen çatılı bir stat yapma fikriyatı yer alıyordu. Ancak Şehir Konseyi planlanan projenin güvenli olması için gerekli kaynağın yaratılmamasından dolayı projeyi kabul etmemiştir. İlerleyen yıllarda Varşova kulübünün yeni sahipleri yeterli fon sağlayarak konseyinde isteklerini yerine getirmiş, 460 milyon karşılığında stadyumu baştan aşağı inşa etmek için anlaşmaya varmışlardır. 17 Kasım 2008 tarihinde yeni stadyum inşaatının ilk aşaması başlamıştır. Güney, doğu ve kuzey tribünleri tamamen yıkılmış, daha sonra ünlü eski yeri doğu tarafında bulunan “Żyleta” tribünü 2010 yılının Mart ayında bitirilmiştir. Günümüzde modern statlar adı altında önemli unsurlara sahip olan stadyuma Polish Army ismi uygun görülmüştür.

Legia Varşova kulübünün en fanatik hayranları tarafından oluşturulan ve kurulduğunda meşhur doğu tribünleri tek bir isimle anılıyordu. O isim: Żyleta idi… Bu isim 1970 yıllarının sonunda ön plana çıktıktan sonra kulübün en ateşli taraftarların bulunduğu ve en vukuatlı olayların yaşandığı bir yere dönüşmüştür. Yıllar boyunca Żyleta tribünleri takımlarına sadık kalmışlar, en kötü günlerde bile gönülden desteklemişlerdir. Bu gruba mensup taraftarlar hazırladıkları koreografilerle tartışmasız Polonya’da en iyi taraftar grubu olduklarını ispatlamışlardır. Bu yüzden Żyleta tribünleri stadyumun en itibarlı tribünleri olarak göze çarpmaktadır. Kulüp yöneticileri eski Żyleta tribünleri adına özel bir müze yapmıştır. Şu anda Żyleta grubu stadyumun yeniden inşa edilmesinden sonra kuzey tribününde varlıklarını devam ettirmektedirler. Stadyumun günümüzdeki kapasitesi 31.103 olup, 2.137 tanesi VIP koltukludur. Stadyum koltuklarının yapısında polipropilen kullanılmıştır. Bunlar, hava koşullarına,  mekanik hasarlara ve kimyasal solventlere karşı dirençlidir. Bu özellik Allianz Arena’dan esinlenerek yapılmıştır. Koltukların rengi kulübün renkleri ile ilişkilidir. Yeşil, beyaz ve kırmızı… Stadyumun korkulukları seyircilerin rahatça maçı izleyebilmeleri için 130 cm yüksekliğinde ve 2 cm kalınlığında yapılmıştır. Stadyum da iki dev ekran bulunmaktadır. Bu ekranlar stadyumun kuzey-batı ve güney-doğu köşelerinde çatının çelik nesnelerine bağlıdır. Ekranlar 5,4 m genişliğinde ve 9,4 m yüksekliğindedir ve her biri 7 ton ağırlığındadır. Giriş kapıları SKIDATA Vario Gate okuyucu ile donatılmıştır. Stadyum bu tip okuyucu sistemini kullanan birkaç futbol stadyumundan biridir. Stadyumun aydınlatma sistemi 2000 lux (516 kw) gücündedir. Kulübe ait müze ise, kuzey tribününde yer almaktadır. Müzenin kurulmasında Legia taraftarlarının payı büyüktür. Müze kulübün tarihindeki önemli olayları anmak maksadıyla efsanevi oyuncu Kazimierz Deyna’nın ölüm yıldönümü olan 23 Ekim 2010 tarihinde açılmıştır. Stadyum da bulunan bar ve restoranlar, TV stüdyoları ve iki katlı otopark taraftarlar arasında yoğun ilgi gören yerler olarak göze çarpmaktadır.

19 Temmuz 2011 tarihinde kulüp PepsiCo şirketiyle yapmış olduğu antlaşmayla stadın ismini 3 yıllığına Pepsi Arena olarak değiştirse de; Polish Army daha çok tercih edilen isim olarak ön plana çıkmaktadır.

Stadyumun kuzeydoğu girişinde Legia Varşova kulübünün efsane oyuncularından biri olan Kazimierz Deyna’nın heykeli bulunmaktadır. Heykelin tasarımı için taraftarlar arasında başlatılan rekabeti kazanan futbolsever Tomasz Radziewicz’in projesi olmuştur. Bu proje internette sunulan anket yoluyla seçilmiş ve heykelin maliyeti tamamen taraftarlar tarafından karşılanmıştır. 3,2 m boyunda göz kamaştıran heykele ruhunu veren Kazimierz Deyna Polonya’nın en spesifik futbolcularından biri olmuştur. Legia Varşova ve Polonya Milli Takımı formaları altında sayısız gole imza atan “10 numara” 1972 Münih Olimpiyatları’nda dokuz golle en skorer oyuncu olurken altın madalyayı da boynuna geçirmeyi başarmıştır. 1974 Dünya Kupası’nda dünya üçüncülüğünü elde eden Polonya Milli Takımı’nın bir parçası olan Deyna aynı yıl Johann Cruyff ve Franz Beckenbauer’in arkasından Avrupa’nın en iyi üçüncü futbolcusu olmuştur. Deyna’nın ölümü ise, çok trajik olmuş, 1989 yılının Eylül ayında Kaliforniya’nın San Diego eyaletinde trafik kazası geçirerek 41 yaşında yaşama gözlerini yummuştur.

Özellikle 30’lu ve 90’lı yıllar arasında birçok milli maça ev sahipliği yapan Polish Army; 2011 yılından itibaren Polonya Milli Takımı’nın 4 önemli maçına ev sahipliği yapma şerefine nail olmuştur.

Polish Army 5 Polish Army 9 Polish Army 10 Polish Army 13 Polish Army 1

Antas

Kullanan Takım: FC Porto

Yapım Tarihi: 28 Mayıs 1952

Yıkım Tarihi: 2004

Kapasite:  50.000

Boyutlar: 105 x 68

Portekiz’in önde gelen, efsane ve köklü kulüplerinden biri olan Porto’ya 52 yıl boyunca ev sahipliği yapan, birçok başarıya vakıf olmuş bir stattır Estadio das Antas…

Yıllar 1933’ü gösterirken FC Porto kulübü yeni bir stadyum inşa etmek için dönemin hükümetine teklifini sunar. Teklifi değerlendiren genel kurul temsilcileri kulüpten yapılacak stadyuma dair daha fazla bilgi ve fon aktarımında bulunmalarını istemiştir. Dönemin şartları kulübü zora sokunca bu tekliften yaklaşık 10 yıl sonra kulüp yetkilileri Porto şehrinin doğu kesiminde, Antas denilen 48.000 metrekarelik bir alanda projelerini hayata geçirecek hamlede bulunmuşlardır​​. Şartların olgunlaşmasıyla 1949 yılının Aralık ayında ilk çalışma başlanmıştır. Kulüp başkanı José Bacelar tüm işçilerin maaşını öderken, Porto eyaletinin halkı da zaman zaman inşaat çalışmalarına yardım etmişlerdir. Başlangıçta 48 bin m²’lik bir alanda inşa edilen stadyum planlanan seyirci kapasitesini karşılayamayacağından bu alan 63.220 m²’ye çıkartılmıştır. Böylelikle stadyumun olası kapasitesi de 44.000 olarak planlanmıştır.

Estadio das Antas’ın açılışı unutulmazlar arasındaki yerini almıştı bile… 28 Mayıs 1952 tarihinde Portekiz eski cumhurbaşkanı Craveiro Lopes’in katılımıyla görkemli bir törenle açılır. Açılış maçında FC Porto ezeli rakibi SL Benfica ile karşı karşıya gelmiştir. Maçın sonucu çok ilginçtir. Rakibini kendi sahasında sürklase eden Benfica sahadan 2 – 8 gibi çok farklı bir galibiyetle ayrılmış, ezeli rakibini tabir-i caizse yerin dibine sokmuştur.

Başlangıçta doğu tribünü açık olarak inşa edilen stadyumun bu kısmı kapatılıp ismine Maratona adı verilmiştir. Aynı zamanda iki katmana yükseltilen stadyum toplamda 65.000’lik kapasiteye ulaşmıştır. 1962 yılında aydınlatma sistemine kavuşan stadyum, 1986 yılında kapasitesini 95.000 kişiye yükselterek önemli statlar arasına ismini yazdırmayı başarmıştır. İlerleyen yıllarda bisiklet parkuru ve atletizm pistinin tamamen kaldırılmasıyla beraber stadyumun tamamen koltuklandırılması sonucu kapasite iyice düşmüştür. 1997 yılında stadyumun kapasitesi 55.000 kişi olarak açıklanmıştır.

Estadio das Antas sadece bir stadyum olarak değil çok çeşitli bir spor kompleksi olarak da hizmet vermiştir. Çevresinde basketbol, hentbol sahalarının yanı sıra kapalı yüzme havuzuyla da birçok kişiye hizmet vermiştir. Stadyum tarihi boyunca Porto kulübünün birçok unutulmaz maçına sahne olmuştur. 11 Haziran 1978 yılında Porto ile Braga arasında oynanan mücadele unutulmazlar arasındadır. Maçı 4 – 0 kazanan Porto 19 yıl sonra mutlu sona ulaşmıştır. 13 Ocak 1988 senesinde ise, UEFA Süper Kupa mücadelesinin ikinci ayağında Porto – Ajax karşı karşıya gelirler. İlk maçı (1 – 0) kazanan Porto kendi sahasında Antonio Sousa’nın attığı golle rakibini 1 – 0 yenerek tarihinde ilk kez bu kupayı müzesine götürmeyi başarmıştır. Stadyum, Portekiz Milli Takımı’nın da birçok maçına ev sahipliği yapmıştır. Toplam 31 maçta 16 galibiyet, 11 beraberlik ve 4 mağlubiyet alan Portekiz; 29 Mart 2003 yılında Brezilya ile oynadığı hazırlık maçını 2 – 1 kazanarak burada güzel bir sona imza atmıştır.

Estadio das Antas tarihinin en karanlık gününü 16 Aralık 1973 yılında yaşamıştır. Porto tarihinde birçok önemli isim başrolde olsa bile kulüp mazisinde yeri asla dolmayacak bir isim vardır ki, Porto atkısı takan genci, yaşlısı bu ismi anarken büyük saygı göstermektedir. 1973 yılında bu dünyadan göç eden Fernando Pascoal das Neves’in gözleri dolduracak bir yaşam hikâyesi var. Nam-ı diğer Pavão… Oldukça soğuk bir Porto akşamında, ejderhaların ligin 13’üncü haftasında ki rakibi Vitoria Setubal idi. Estádio das Antas’ta yaklaşık 50 bin taraftar Porto’yu desteklemeye gelmişti. Porto kaptanı olarak sahaya çıkan Pavão için bu maç ayrı bir anlam taşıyordu. Porto forması ile kaptan olarak ilk kez 18 yaşında sahaya çıktığında, ona sürekli güvenen ve her zaman destekleyen hocası Jose Maria Pedroto Setubal’ın teknik direktörlüğünü üstlenmişti. Oldukça gürültülü başlayan ligin 13’üncü haftasındaki V.Setubal karşılaşmasında stadyumda her şey yolunda gidiyordu. Taa ki 13’üncü dakikaya kadar. Bu dakikada yaklaşık 50 bin dolaylarındaki Porto taraftarının üzerine aniden karabulutlar çöktü. 50 bin kişiden tek bir çıt sesi dahi çıkmıyordu. Korkulu ve telaşlı bakışlar yerde yatan mavi beyaz formalı bir ismin üzerindeydi. Orta sahada rakibine bir çalım atan Pavão, topla birlikte ilerlerken bu dakikada yere yığıldı. Yerden kalkamayan kaptanın başına meslektaşlarının toplanması 25-30 saniye kadar sürmüştü. Pavão’yu yerde gören kulüp doktoru Dr. Jose Santana, çimlerin üzerinde hareketsiz kalan oyuncuya ilk müdahaleleri saha içinde yaptı. Pavão, komaya girmiş, fakat diğer oyuncular ve taraftarlar bunun farkına bile varamamışlardı. Acilen sedye ile saha dışına alınan talihsiz oyuncunun durumunu Dr. Jose Santana’nın o andaki vahim bakışları anlatmaktadır. Pavão, 50 bin taraftarın sesini bastıran siren sesi eşliğinde ambulans ile St. John Hastenesi’nin acil servis bölümüne götürüldü. Estadio das Antas stadyumunu dolduran binlerce Porto taraftarının acı acı yankılanan siren sesinden bir şeylerin ters gittiğini anlamaları güç değildi. Bu dakikadan sonra karşılaşma kaldığı yerden devam etti. Devre arası olduğunda Pavão’nun kalbine yenik düşerek, hayata gözlerini yumduğu haberi Dr. Jose Santana tarafından teknik ekibe iletildi. Bu arada stadyumuda Pavão’nun sağlık durumundan haber bekleyen binlerce Porto taraftarına stat hopörlerinden oyuncunun durumunun iyi olduğu ve tedavi altına alındığı anonsu yapıldı. Kaptanlarını kaybettiklerini öğrenen Portolu futbolcular 2’nci devre taraftara bu hüznü hissettirmeden V.Setubal karşısında maçı 2-0 kazanırlar. Karşılaşmanın sonunda bir taraftarın radyodan aldığı haberi ağlamaklı bir sesle haykırması stadyumu hüzne boğmaya yetti. Taraftarın radyodan aldığı habere göre; Porto’nun en genç kaptanı olan Pavão hayata gözlerini yummuştur. 13.maç, 13.dakika ve 13 sayısının uğursuzluğuna inanan Antas tribünleri tarihi gecelerinden birini yaşamaktadır. Futbolcular, teknik ekip ve tüm taraftar gözyaşları içerisinde Pavão için ağladılar. Porto cephesi yutkunamayacakları kadar hüzünlü bir galibiyet gecesine şahit olmuştur. O gece, gözyaşları içinde teselli arayan yaklaşık 50 bin Porto taraftarı, ‘futbolun ölüm kalım meselesinden daha önemli olmadığına’  kalplerindeki büyük acı ile tanıklık etmişlerdir. Pavão, 8 yıllık Porto kariyerinde 179 kez mavi-beyazlılar için sahada yer alırken, 16 gol atma başarısı gösterdi. Porto efsanesi, 26 yaşında hayata ve futbola veda etmiş olmasaydı, Portekiz futbol tarihinde bir ilke daha imzasını atacaktı. Efsane kaptan, gelecek sezon Tommy Docherty’nin menajerliğini yaptığı Manchester United’a transfer olacaktı. Bu transfer gerçekleşmiş ve Pavão Ada’nın yolunu tutmuş olsaydı, Portekiz futbol tarihinde ülke sınırlarını aşmış ilk Portekizli futbolcu olacaktı.

20’nci yüzyılın sonlarında kulüp modern bir stadyuma ihtiyaç duymuş ve 2003 yılında Estadio do Dragao’ya taşınmasından sonra buraya veda etmiştir. Tarihe tanıklık eden ve adını altın harflerle yazdıran Estadio das Antas FC Porto kulübüne 24 Ocak 2004 tarihinde Estrela Amadora karşısında son kez ev sahipliği yapmıştır. Bu mücadeleden bir buçuk ay sonra stadyum tamamen yıkılmıştır.

Estadio das Antas 8 Estadio das Antas 9 Estadio das Antas 7 Estadio das Antas 4 Estadio das Antas 3